B
Baz Fiyat

Hisse senedi terimleri arasında yer alan baz fiyat tanım itibariyle de hisse senedine ilişkin işlemlerden hesaplanmaktadır. Baz fiyat, hisse senedinin bir diğer ifade ile payın ilgili seans içerisinde göreceği işlemlerdeki alt fiyatının ve üst fiyatının belirlenmesinde esas alınan fiyat olarak ifade edilmektedir. 

Baz fiyat ile; hisse senedinin gün boyunca göreceği işlemlerde belirlenecek alt fiyat ve üst fiyat limitlerinde esas alınan fiyat anlaşılmaktadır. Mevcut günden bir gün önceki işlem günündeki kapanış fiyatı esas alınarak baz fiyatı hesaplaması yapılmaktadır. Hesaplamada esas alınan fiyat ilgili günden bir önceki işlem günü kapanışıdır.

external link icon
thomas-kinto-JVtlG3dU1yY-unsplash

Bu Hisseler 2023’ü Parlak Geçirebilir!

Baz Fiyat Nasıl Hesaplanmaktadır?

Hisse senedinin ilgili günden bir önceki gününde gerçekleşmiş olan ve kayıt altına alınan ilgili işlemlerin ağırlıklı ortalama fiyatının en yakın olan fiyat adımına yuvarlanması sayesinde bulunmaktadır. Bu noktada öne çıkan bir başka önemli kavram ise, fiyat adımıdır. Her hisse senedinin fiyatı için bir seferde gerçekleşebilecek en küçük fiyat değişimine ise fiyat adımı denmektedir. Yukarıda belirtilen hesaplama tekniği bazı durumlarda ise yetkililerin görevlendirdiği müdürlüklerce gerçekleştirilmektedir. Bu duruma örnek vermek gerekirse, sermaye artırımı ve temettü söz konusu olduğunda ilgili baz fiyatının tespitinin yapılması için müdürlük görevlendirmesi yapılmaktadır. Görevlendirmeyi yapan kişi Borsa Başkanı olmakla beraber; görevlendirdiği müdürlüğün baz fiyatını belirleme yetkisi olmaktadır. 

Borsa Başkanı tarafından baz fiyatı üzerine verilen kararlara bakıldığında ise, baz fiyatının farklı şekilde tespitini yapabildiği gibi; ilgili fiyatın marjını bir süre için ve/veya belirli bir süreç için serbest bırakabilmesi de mümkündür. Baz fiyatı belirlemesi ve ilgili fiyatın serbest bırakılması kararında da Borsa Başkanı aktif rol almaktadır. Borsa Yönetim Kurulu, Pazar içerisindeki geçerli olan fiyatın marjını farklı oranlarda da belirleyebilmektedir. Ayrıca baz fiyat olarak, Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası bünyesinde açılış öncesinde belirlenmiş olan denge fiyatını alabilmektedir. 

Hisse senedinin gerek baz fiyatının belirlenmesinde gerek serbest bırakılmasında işlemler farklılaşmaktadır. Bir önceki işlem günündeki kapanış fiyatının baz fiyat olarak belirlendiği veya serbest bırakıldığı durumlarda kullanıcıların bilmesi gereken bazı hususlar vardır. İlgili hususların farklılaşmasının nedeni işlem türünün her bir baz fiyatı hesaplamasında farklı olmasından kaynaklanmaktadır. İşlem yöntemine göre baz fiyatının belirlenmesinde öne çıkan hususlar şöyledir:

Referans Fiyat Ne Anlama Gelmektedir?

Hisse senedi ile ilgili önemli kavramlardan bir diğeri olan referans fiyat ise, baz fiyatın oluşmasına kadar kullanılan fiyat olarak bilinmektedir. Referans fiyat tanım olarak, bir payın bir başka ifade ile hisse senedinin işlem yapılabileceği en üst limiti ve en alt limitlerinin belirlenmesi hususunda esas alınmayan fiyat olarak bilinmektedir. 

Ayrıca referans fiyat dendiğinde, sermaye artırımı süresince temettü ödemesi ile ilgili herhangi bir belirli durum olmadığında baz fiyat oluşana dek kullanılan fiyat ifade edilmektedir. Referans bir değer olarak öne çıkan referans fiyatının hesaplanmasında üyelerin payı büyüktür. Bir diğer ifade ile, ilgili durumda referans fiyatı üyeler belirlemektedir. 

Borsa Fiyatı

Menkul kıymetlerin piyasada işlem görmesi belli koşullara bağlıdır. Bu varlıkların borsadaki arz ve talep koşullarına göre oluşan bedeli “Borsa Fiyatı” olarak tanımlanır. Bu fiyat biriminin İngilizce karşılığı “stock exchange price” şeklindedir. 

Halka arz edilen firmalar borsa üzerinden işlem görmeye başlar. Söz konusu fiyat, arz işlemi sonrasında kamuya açılan hisseler için geçerlidir. Bu bedelin belirlenmesini sağlayan çeşitli unsurlar ve marj aralıkları mevcuttur. Her menkul kıymetin piyasada geçerli olan alt ve üst limitler mevcuttur. Fiyat aralığının bu limitler arasında olması gerekir.

Borsa Fiyatları Nasıl Belirlenir?

Menkul kıymetin piyasada ilk kez değerlenmesiyle baz fiyat adı verilen parametre oluşur. Bu fiyat, varlığın piyasaya giriş değerini belirler. Söz konusu rakam, menkul kıymetin işlem gördüğü süre boyunca değişiklik gösterir. Fiyat adımı ise her pay için bir defada gerçekleşen minimum değişimdir. Her adım, ürünün paylarının yani hisselerin alış-satışı için gereken bedelin farklılaşmasını sağlar. Bu süreç borsa fiyat endeksi için önemli bir veri teşkil eder.

Fiyatı belirleyen bir diğer unsur da marjlardır. Her borsa için belirli fiyat marjları mevcuttur. Bu kriterler borsa sistemi tarafından otomatik olarak hesaplanır. Herhangi bir hisse senedi için seans süresince verilebilecek minimum ve maksimum fiyatlar marjı oluşturur.

external link icon
liam-kevan-W-NZZIkuARI-unsplash

Büyük Gelir Artışı Beklenen Ucuz Hisseler

Yukarıdaki veriler göz önüne alındığında borsa fiyatı üzerinde belirleyici olan temel etkenler şu şekilde özetlenebilir: 

Limitler ve marjlar yıllara göre değişiklik gösterebilir. Firmaların birikimleri, borçları ve kârları da borsa fiyatını belirleyen unsurlar arasındadır. Örnek olarak, tüketici kitlesi tarafından rağbet gören bir şirketin hisse değerleri bu durumla orantılı olarak yükselebilir. Markanın bulunduğu konum, borsa fiyatını belirleyen tek unsur olmamakla birlikte güçlü bir etkendir. Hisse bedeli belirlenirken şirketin toplam varlıkları hesaba katılır. Bu konuyu detaylı açıklamak için hesaplama işleminden bahsetmek faydalı olur.

Borsa Fiyatı Nasıl Hesaplanır?

Şirketlerin hisse değerleri yıl boyunca değişiklik gösterir. Bu husus büyük ölçüde firmaların performansı ve kazancı ile alakalıdır. Halka arz edilen bir şirketin hisse bedeli belli ölçülere göre hesaplanır. Borsa fiyatı hesaplama yöntemleri de bu noktada devreye girer. 

Borsa fiyatı hesabı için öncelikle şirketin varlık değerini bulmak gerekir. Söz konusu değeri bulmak için aşağıdaki formül uygulanır.

 Şirketin Varlık Değeri = Toplam Kaynaklar – Kısa Vadeli Borçlar Toplamı – Uzun Vadeli Borçlar Toplamı

Bu sonuç kullanılarak borsa fiyatı bulunabilir. Fiyatın hesaplanması için ise aşağıdaki formül uygulanmalıdır.

Varlık Değeri – Ödenmiş Sermaye = Borsa Fiyatı

Piyasada işlem gören şirketlerin borsa fiyatları sistem tarafından yukarıdaki formül uygulanarak belirlenir. Elde edilen bu değer doğrultusunda yatırımlarınızı değerlendirmeniz mümkündür.

Bono

Bono, sıkça tercih edilen kıymetli bir evraktır. Kısaca ”emre yazılı olan ödeme taahhüdü” şeklinde de açıklanabilir. Daha açıklayıcı bir anlatım ile bono, bir kurum ya da şirketin yatırımcılardan aldığı borcu gösteren bir çeşit belgedir. Alınan borç paranın belirli bir süre geçtikten sonra geri ödeneceğini belirtir. 

Bu ticari belgenin bir diğer ismi de emre muharrer senet olarak bilinir. Yatırımcılar tarafından sıkça tercih edilen bu belge, portföylerin çeşitlenmesini sağlar. Aynı zamanda risksiz yatırım araçlarından biri olması sayesinde de son derece güvenilirdir. Bono nedir sorusunun cevabı genel hatlarıyla bu şekilde açıklanabilir.

Borç senetleri iki farklı şekilde tahsil edilebilir. İlk yöntem, ödeme günü geldiğinde alacaklının borçlu kişiye başvurması ile yapılabilir. Kişi, senedi vererek tahsilatı kolayca gerçekleştirebilir. İkinci yöntemde ise alacaklı, ödeme günü gelmeden bankaya gider ve senedi iskonto ettirdikten sonra tahsilatı tamamlayabilir. Söz konusu senet iskonto ettirildiğinde faiz gelirinde değişiklik olabileceğini unutmamak gerekir.

Bonoya sahip olan kişilerin firmadan ya da devletten belli bir miktar alacağı bulunur. Bu belge tipinde hisse senedinin aksine ortaklık hakkı mevcut değildir. Kredi aracı olarak da düşünülebilen menkul kıymet, bazı durumlarda senet ile karıştırılabilir. Bu iki kavramın benzer özellikler gösterse de birbirinden ayrıldığını unutmamak gerekir.

external link icon
thomas-kinto-JVtlG3dU1yY-unsplash

Bu Hisseler 2023’ü Parlak Geçirebilir!

Bono Özellikleri Nelerdir?

Bononun vadeye sahip olması, belgenin sık bilinen özelliklerindendir. Bu vade; iki aydan az, 12 aydan fazla olmayacak şekilde belirlenir. Sözleşmede belirtilen vadenin sonunda ise bono faiz oranı hesaplanarak söz konusu miktar yatırımcıya geri ödenir. 

Bono unsurları arasında lehtar ve muhatap adı verilen iki taraf yer alır. Lehtar alacaklı olan kişi, muhatap ise borçlu olan taraf anlamına gelir. Taraflar, bono düzenleme işlemini yaparken belgenin yasal ve geçerli olabilmesi için çeşitli unsurlara dikkat etmelidir. Bu unsurlar şu şekildedir:

Bono Türleri Nelerdir?

Bono türleri, basıldıkları yere ve kullanım amaçlarına bağlı olarak çeşitlilik gösterir. Bu türlere aşağıdaki başlıklar üzerinden ulaşabilirsiniz.

Hazine Bonosu

Hazine bonosu, birikimlerini garanti altına almak isteyen kişilerin tercih ettiği devlet güvencesi altındaki borçlanma senedidir. Bu belgelerin vade süreleri iki aydan fazla, on iki aydan az olur. Bu süre zarfında belgeler portföyde tutulursa anapara ile birlikte faiz de geri alınır. Bu özelliği sayesinde risk ögesi barındırmayan borçlanma senedi olarak bilinir. Bu belge türü, ülkelerin Hazine Müsteşarlığı tarafından çıkarılır. Kişiler, banka ya da aracı kurum sayesinde belgelere yatırım yapabilir. 

Altın, Gümüş ve Platin Bonoları

Bu belge türü, Kıymetli Madenler ve Kıymetli Taşlar Piyasası (eski ismi ile İstanbul Altın Borsası) üyesi bankalar tarafından çıkarılan bir senettir. Bu senetler iskontolu ya da iskontosuz bir şekilde satışa sunulabilir.

Banka Bonoları

Halka arz edilerek satışa çıkarılan banka bonoları, yıllık bazda hesaplanır. Hesaplama işleminde ise vade sayısına ve iskonto oranına bakılır. Bu belge türünde bankalar menkul kıymetleri borçlu şekilde ihraç edip iskontolu olarak satışa sunar. İhraç etme sebebi ise sermaye piyasalarından kaynak sağlamaktır. Söz konusu durum, yatırımcılara farklı bir getiri kaynağı da yaratır. Bu belge türü, devlet tahviline göre daha fazla getiriye sahiptir. Getiri miktarı, vade sonunda yapılan hesaplama ile belirlenir. Banka bonolarının sunduğu avantajlar aşağıdaki gibi listelenir:

Finansman Bonosu

Bu belge türü genel olarak işletmelerin kısa vadeli fon ihtiyaçlarını karşılamaya yöneliktir. Anonim ortaklık statüsündeki bankalar ya da finans kuruluşlarının ihraç ettiği senetlerdir. Bu belgelerin geri ödeme süreleri ise en fazla dokuz aydır.

Bono Nasıl Hesaplanır?

Bono, basit faiz kullanılarak hesaplanır. Bileşik faiz oranı kullanılarak bir hesaplama yapmak gerekirse ilk olarak basit faize dönüşüm yapılması gerekir. Ardından anaparanın söz konusu süre içerisinde elde edeceği getiri miktarı, aşağıda yer alan formül ile hesaplanabilir: 

(Anapara / 100) x (Basit faiz / 365) x Gün sayısı

Bono hesaplama işlemi, tercih edeceğiniz belge türüne göre değişiklik gösterebilir. Bono örneği olarak hazine tarafından çıkarılan borçlanma senetleri söz konusuysa kişiler, tercih ettikleri bankanın web sitesine göz atabilir. Açılan sayfaya işlem tipi (alış – satış) ve tutar bilgilerini girerek hesaplama işlemini kolayca yapabilir.

Birincil Piyasalar

Birincil piyasalar, şirketlerin öz sermaye ve menkul kıymetlerini halka ilk arz ettikleri markete verilen isimdir. Kamu kurum ve kuruluşları ile şirketler halka açılmaya karar verdiğinde ilk arzı birincil piyasalarda yapar.

Birincil Piyasaların Özellikleri Neler?

Şirketler paylarını veya tahvil, varant, kira senedi gibi tüm sermaye piyasası araçlarını halka arz edebilir. Halka arzlarda belirli koşulların gerçekleştirilmesi gerekir. Bu koşulları Türkiye’de Sermaye Piyasası Kurulu düzenler. Şirket, halka arza karar verdikten sonra bu arz türünün nasıl olacağı yönetim kurulu kararıyla belirlenir. Halka arz etme kararı, koşullara bağlı olarak verilir. 

Bir şirket, güncel sermayesini temsil eden payların bir kısmını ortaklık satışı şeklinde halka arz edebilir. Bunun yanı sıra anapara artırımı yoluna giderek var olan paydaşların öncelik haklarını kısıtlar. Yönetim kurulları bu yöntemlerden birisini veya her ikisini de uygulamaya karar verebilir. Her iki durum da şirkete yeni ortaklar gelmesi anlamını taşır. Daha önceden piyasaya herhangi bir arz sürmemiş olan bir anonim ortaklık bu işlemi ilk kez uyguladığında buna “Halka Açılma” denir. Önceden paylarını halka arz etmiş ortaklıklar, paylarını tekrar halka arz edebilir. Buna da “İkincil Halka Arz” denilir.

external link icon
thomas-kinto-JVtlG3dU1yY-unsplash

Bu Hisseler 2023’ü Parlak Geçirebilir!

Anonim ortaklık piyasaya ilk kez neyi arz ederse etsin bu hisselerin tamamı birincil piyasada işlem görür. Bunun en önemli nedeni piyasaya ilk kez giren hisselerle uzun süredir iniş çıkışta olan diğer payların farklı dinamiklerle değerlenmesidir. Birincil piyasada payların değerinin borsadaki dinamikler nedeniyle iniş çıkışa uğraması gibi hareketlilik söz konusu değildir. Birincil arz katmanına “Yeni İhraç Piyasası” da denir. Şirketler ve kurumlar bu arz yoluyla yeni hisseler satarak sadece yatırım sermayesini artırır. İlk arzda piyasaya çıkmış hisselerin satışı yoluyla sermaye artırılma sürecinin tamamına “yüklenim” denir. Hisseler birincil katmanda satıldıktan sonra ikincil piyasaya geçer. Birincil piyasada tükenen hisseler ikincil piyasaya geçer. Böylelikle bu hisseler tüccarlar tarafından alınıp satılmaya başlar.

Birincil Piyasa İşlemleri Nelerdir?

Birincil piyasa nedir sorusunun yanıtı yapılan işlemlerle de verilebilir. Birincil piyasaların ana işlemi bir menkul kıymetin ilk kez arz edilmesidir. Bu arzda şirketin bizzat bulunmasına gerek olmaz. Satışın bir banka veya aracı kurum ile yapılması birincil piyasalardaki işlem için yeterlidir. Hisse senedi gibi bir yatırım aracının ilk defa piyasaya sürülüp satılması da birincil piyasa işlemidir. Birincil piyasa işlemleri arasına kurum arzları da girer. Devlet iç borçlanma senetlerinin Hazine Müsteşarlığı tarafından ihale ile satışı bu arzlar arasında yer alır.

Birincil Piyasa Örnekleri Nelerdir?

Birincil piyasa örnekleri arasında şirketlerin ilk arzları bulunur. Kendi sektörünün lider konumundaki birçok şirket gibi Facebook da sermaye artırımında bulunmak için birincil piyasada halka arza gitmiştir. Teknoloji sektörünün önemli şirketlerinden birisi olan Facebook, 2012 yılında halka arz başlatmış ve bu yolla 16 milyar ABD doları toplamayı başarmıştır. 

Birincil piyasalarda devlet tarafından ihraç edilen senetler de bulunur. Bu senetlere DİBS kısaltmasıyla “Devlet İçi Borçlanma Senedi” adı verilir. Bu senetlerde genellikle Türk lirası cinsinden ihracat olur. Bir yıldan kısa vadeli olan DİBS’lere “Hazine Bonosu” ismi verilir. Vadesi bir yıldan uzun olan senetler “Devlet Tahvili” olarak adlandırılır. Bu senetler T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı güvencesindedir. Birincil piyasalarda arza sunulan bu senetler yüksek likidite değerine sahip olduğu için dönemsel nakit akışını sağlar. Vade sonunu beklemeden geçerli piyasa koşullarına göre vergi avantajlı olarak nakde çevrilebilir.

Bağlı Ortaklık

Bir tarafın; hisselerin %50’sinden fazlasına, oy çokluğunu sağlama hakkına ve yönetim kurulunu belirleyebilme yetkisine sahip olması bağlı ortaklık kavramı ile ifade edilir. Bu ortaklık hem dolaylı hem de direkt olarak gerçekleştirilebilir. Bahsi geçen terim, işletmelerin; gelirlerini, giderlerini, yatırımlarını, sermayelerini ve karar alma süreçlerini doğrudan etkiler. Bu nedenle iş dünyasında genellikle önemli bir kavram olarak ele alınır. Söz konusu terim, Sermaye Piyasası Kurulu mevzuatında ve Banka Kanunu’nda gayet açık bir şekilde yer almaktadır. Bu ortaklık, genellikle tek bir finansal grup olarak değerlendirilir. 

Bir ortaklığın çoğunluğunu elinde bulunduran şirket belirlenirken, ilgili tarafın yönetim kurulu üyelerini seçme yetkisine sahip olması durumu dikkate alınır. Bağlı ortaklığı elinde bulunduran ana şirketin, ilgili diğer kuruluşlardan daha büyük olması gerekmez. Bahsi geçen bu ortaklık türü, şirketlerin daha kapsamlı bir etki alanına sahip olmasına imkân tanır. Bunun sonucunda ise ilgili kuruluşların daha fazla kâr elde edebilmesi mümkün hâle gelir. Söz konusu ortaklık çeşidi, şirketlerin kendi ürünlerini ve hizmetlerini geliştirebilmek adına farklı alanlara yatırım yapmasına imkân tanır. Bağlı ortaklık nedir sorusunun cevabını öğrenen bireyler, bu kavramın özelliklerini merak edebilir.

external link icon
liam-kevan-W-NZZIkuARI-unsplash

Büyük Gelir Artışı Beklenen Ucuz Hisseler

Bağlı Ortaklık Özellikleri Nelerdir? 

Bağlı ortaklık özellikleri ile avantaj sağlayan bir sistemdir. Bu noktada öne çıkan ilk unsur, ilgili şirketin oy çoğunluğuna sahip olmasıdır. Öte yandan bu söz hakkı, sözleşme ya da tüzük gibi yasal yükümlülük doğuran dökümanlarda açıkça belirtilmelidir. Ortaklığın sahibi olan şirket, finansal açıdan bir karar verici konumundadır. Bu sistem incelenirken %50’den fazla sermayeye sahip olma ya da oy çoğunluğunu sağlayabilme gibi özellikler, kıstas niteliği taşır. 

Tüm bunlara ek olarak, ana şirkete bağlı olan bir kuruluşun hukuki bağımsızlığını yitirmediğini unutmamak gerekir. Bahsi geçen bu kuruluşlar, ülke ekonomisi için oldukça faydalıdır. Bunlar, ilgili sektörün yeni istihdam alanlarına sahip olmasına imkân tanımanın yanı sıra gelişmesini ve ilerlemesini de sağlar. Bu ortaklık sistemi, genellikle anonim şirket olarak adlandırılan kuruluşlarda mevcuttur. Bağlı ortaklık şartlarının işletme hukukuna uygun olması gerekir. Bahsi geçen kurallar bütünü, ilgili şirketlerin ekonomik menfaatlerini korur. 

Buna ek olarak, sistem dâhilinde meydana gelebilecek olan olumsuzlukların da giderilmesini sağlar. Muhasebe esnasında bu iştirak türü için ayrı bir hesap oluşturulur. Bu, 245 bağlı ortaklıklar hesabı olarak adlandırılır. Ortaklık için sermaye taahhüdünde bulunulduğunda ya da hisse senedi satın alındığında ilgili hesaba borç tanımlanır. Aynı işlem, ortaklık paylarının elden çıkarılmasının sonucunda da gerçekleştirilir. Bu kavram, pek çok farklı alanın konusu olarak da karşımıza çıkar. Bunlardan bazıları; muhasebe, hukuk, ticaret ve ekonomi olarak sıralanabilir.  

Basit Faiz

Faiz, finansal piyasalarda işlemde bulunan kişilerin sıklıkla karşılaştıkları terimler arasında yer alır. Finansal yatırım yapmak ve bu yolla kazanç elde etmek isteyen kişilerin bileşik ve basit faiz gibi terimleri bilmeleri oldukça önemlidir. Bu sayede çok daha sağlıklı ve doğru işlemler yapmaları mümkün olur. Faiz, ana paranın yüzdesi üzerinden hesaplanan bir meblağdır. Basit faiz ise yalnızca ana para üzerinden belli bir vadede hesaplanan tutardır.

Basit faizde belirlenen zaman aralığı; gün, ay ya da yıl şeklinde olabilir. Faiz miktarı, vade sonunda söz konusu anaparaya yansıtılır. Bu konu ile ilgili bilinmesi gereken en önemli noktalardan biri, ana paranın belirtilen vade içerisinde yalnızca bir kez faize tabi tutulacağıdır. Vade sonunda yatırımcı, anapara ve faiz getirisinin toplamını alır. Bu sistemde amaçlanan, belirli bir süre içerisinde paranın aktarılmasıdır. Bu yöntem genellikle bankalar tarafından tercih edilir. Yatırımcılar bu metot ile kazanç elde etmek için diledikleri banka ve vadede hesap açabilir.

Basit Faiz Nasıl Hesaplanır?

Basit faiz hesaplama işlemi son derece kolaydır. Bunun için uygulanabilecek son derece kolay bir işlem bulunur. Basit faiz formülü; anapara x faiz oranı x vade şeklinde hesaplanır. Bu formül sayesinde farklı vade ve faiz oranları ile anaparadaki değişimi hesaplamak mümkündür. 

external link icon
fahim-reza-1K4h3ZOsPSA-unsplash

2023’te 10 Kat Yükselebilecek 2 Ucuz Hisse!

Hesaplamayı basit faiz örnekleri ile açıklamak konuyu çok daha anlaşılır kılacaktır. Örneğin; 5000 TL tutarında bir para, %12 faiz oranı ile 1 yıl vadede herhangi bir bankaya yatırılmış olsun. Bu işlem için hesaplama, 5000 (anapara) x %12 (faiz oranı) x 1 (vade) şeklinde yapılır. Burada bankanın yatırımcıya ödediği faiz tutarı 600 TL’dir. Dikkat edilmesi gereken nokta ise faizin 1 yıllık vadede yalnızca bir kez anaparaya yansıtılmış olmasıdır. 1 senenin sonunda faiz ile beraber ödenecek olan miktar ise 5600 TL’dir.

Basit Faiz Kullanım Alanları Nerelerdir?

Basit faiz hesabı, genellikle bankalar tarafından kullanılan bir sistemdir. Bu sistem ile vadeli hesaplarda gelir elde etmek mümkündür. Ayrıca kredilerin faiz oranı da bu hesaplama ile yansıtılır. Söz konusu yöntem, borç verirken ve alacak hesaplanırken de kullanılabilir. Basit faizin kullanım alanı ve bankaların politikalarına göre oranlarda değişiklik görülebilir. Bu sebeple faiz yolu ile gelir elde etmek isteyen kişilerin öncesinde kapsamlı bir araştırma yapmaları tavsiye edilir. Bu noktada vade ve faiz oranlarının en iyi şekilde değerlendirilmesi önemlidir.

Bedelli Sermaye Arttırımı

Büyük küçük birçok şirket, zaman zaman sermaye artırımı için hisse senedi yöntemine başvurur. Şirketlerin maddi gereksinimlerini çözmek için başvurduğu bölünme yöntemlerinin başında ise bedelli sermaye artırımı gelir. Bedelli artırım, şirket hisselerinin dışarıdan yatırımcılar veya ortaklar tarafından satın alınması yoluyla gerçekleşir. Bedelli artırım sonucunda şirket kasasına para girerken hisseler de piyasada oldukça değer kazanır. Şirket değer kazanırken ortakların hisse oranları değişebilir. Mevcut ortaklar, rüçhan hakkını kullanarak yeni hisseler satın alabilir. Rüçhan hakkı, ortaklara bedelli sermaye artırımı sırasında payına düşen hisseleri satın alma imkânı verir.  

Hisse senedi, borsayla bir şekilde ilgisi olan herkesin sıkça duyduğu kavramlar arasında yer alır. Değerli menkul kıymetler olarak da bilinen bu yatırım aracı, temel olarak bedelli ve bedelsiz olmak üzere ikiye ayrılır. Şirketler, daha fazla değer ve sermaye kazanmak için dönem dönem bölünmeye gider. Tam da bu noktada “Şirketin kasasına ek gelir sağlayan bedelli sermaye artırımı nedir?” sorusu sıkça araştırılır. Bu kavram, bir çeşit hisse senedi bölünmesi olarak açıklanabilir. Ancak bu durumu bedelsiz artırımdan ayıran, şirket kasasına dışarıdan para girişi gerçekleşmesidir. 

Bedelli Sermaye Artırımının Özellikleri Nelerdir?

Bedelli artırım, şirketin ana sermayesine denk düşen hisse senetlerinin karşılıklarının ödenmesinin ardından gerçekleşebilir. Kurul kararıyla gerçekleştirilen bedelli sermaye artırımı, çeşitli özelliklere sahiptir. Bunlar:

Bedelli sermaye artırımı süreci SPK tarafından incelenir. Artırıma gitmek isteyen şirketler, Sermaye Piyasası Kurulu’na başvuru yapmak zorundadır. 1-4 ay arasında gerçekleşen SPK incelemeleri sonucunda bedelli artırım kabul veya ret alır.

external link icon
are-electric-vehicle-batteries-ready-key-image-800x420

Elektrikli Araçlar için Batarya Üreticisi Şirketler!

Bedelli Sermaye Artırımı Neden Yapılır?

Bedelli sermaye artırımı, şirketlerin isteğe bağlı ya da zorunlu olarak gerçekleştirdiği bölünme yöntemlerinden biridir. Bu bölünme yöntemi, adından da anlaşılacağı üzere şirketlerin maddi ihtiyaçlarını gidermek için gerçekleştirilir. Borçlarını ödemek veya yeni üretim yapmak isteyen şirketler, kendilerine tanınan hisse haklarını bedelli olarak satışa çıkarabilir. Bu bölünme yönteminin ilk amacı, şirket sermayesini artırmaktır. Ancak hiç borcu olmayan bir şirket de isteğe bağlı olarak bedelli sermaye artırımına gidebilir. Buradaki amaç ise şirket hacmini genişletmek ve yeni varlıklar edinmek olabilir. Bedelli sermaye artırımına giden kurumların hisse senetlerini satışa çıkarırken nedenlerini açıkça dile getirmesi gerekir. 

Ayrıca “Sermaye Artırımı Nedir” içeriğimize de göz atabilirsiniz.

Bedelli Sermaye Artırımının Etkileri Nelerdir?

Bedelli sermaye artırımı, hisse senetleri ve şirketin uzun vadede değer kazanmasıyla sonuçlanır. Ancak bedelli artırımın ilk etabında hesaba daha fazla hisse aktarılırken fiyatlar da belli bir oranda düşebilir. Büyük küçük birçok yatırımcı düşüş sırasında paniğe kapılıp hisselerini satma yoluna başvurur. Ancak bu düşüş kısa süreli olarak gerçekleşir. Bu süreçte ek gelir kazanan şirket, mal varlıklarını artırma ve yeni üretim yapma yoluyla piyasadaki değerini artırır. Yatırımcıların güvenini kazanan şirketlerin hisse değeri de kısa sürenin ardından hızla artmaya başlar. Bedelli sermaye artırımı hesaplaması ise eski fiyat ve bölünme oranı rakamları üzerinden yapılır. Bölünme öncesi fiyat, artırım oranının bir fazlasına bölünür. İşlem sonucunda ise bedelli artırıma katılmak için ödenmesi gereken yeni fiyat bulunur. Örneğin, artırım yüzde 30 oranında gerçekleşirse elinizde olan 1000 hisseye 300 hisse daha eklenir. Bu 300 hissenin karşılığı da düşük fiyatlarla sizden beklenir. 

Son olarak ise “Hisse senedi Bölünmesi Nedir” içeriğimize göz atabilirsiniz!

Broker Nedir

Broker tanım olarak, ilgili işlemlerin tarafları arasında aracı niteliği taşıyan, başta emlak anlaşmaları olmak üzere birçok ticari işlemi de kolaylaştıran kişilerdir. İşlemlerdeki taraflardan birisi olan müşterilerin istediklerine yönelik satın alım işlemi gerçekleştirir. Broker, bireyler için satın alma işlemi gerçekleştirebildiği gibi; büyük şirketlerle de çalışabilir. Müşteri isteklerine göre hareket eden aracı diğer bir ifade ile Broker; danışmanlık firmaları, bankalar ve yatırım firmaları tarafından sıklıkla istihdam edilmektedir. 

Genel itibariyle görev aldıkları sektörler bankacılık ve finans sektörleridir. Uzmanlaşma alanları itibariyle farklı görev ve sorumlulukları bulunan Brokerlar; yatırım, hisse senedi, sigorta ve emtia alanlarında gelişim gösterirler.

external link icon
thomas-kinto-JVtlG3dU1yY-unsplash

Bu Hisseler 2023’ü Parlak Geçirebilir!

Broker Hangi Görev ve Sorumlulukları Üstlenmektedir?

Brokerlar, farklı mesleki sorumluluklara ve görevlere sahiptir. Brokerların genel olarak üstlendikleri görevler ise şu şekildedir: 

Genel görev tanımlarını sıraladığımız Brokerlar birçok kurum ve firma tarafından istihdam edilir. Hem istihdamının fazlalığı hem de önemli mesleki sorumluluklarının varlığı nedeniyle birçok kişi Broker olmak istemektedir. 

Broker Olmak İsteyen Kişiler Nasıl Bir Yol İzlemelidir?

Meslek olarak Brokerı tercih edecek kişiler lisans mezunu olmalıdır. Broker olmak isteyen bireylerin üniversite seçiminde lisans tercih etmeleri ve ekonomi tabanlı bölümleri seçmeleri gerekir, üniversitelerde ekonomi tabanlı lisans bölümlerinden birisini bitiren bireyler daha sonra BİST diğer bir ifade ile Borsa İstanbul bünyesinde verilen eğitimlere katılabilirler. 

Borsa İstanbul bünyesinde gerçekleştirilen Üye temsilcisi eğitiminin başarı ile tamamlanmasının ardından bireyler sertifika kazanmakta ve Broker olarak görev almaya başlamaktadır. İlgili sertifikayı edinen Brokerlar; emlak ve gayrimenkul sektörü, borsa, sigorta, forex, teknoloji ve ticaret gibi sektörlerde mesleki hayatlarını sürdürür. Sermaye Piyasası Faaliyetleri Düzey 3 Lisansına sahip olan Brokerlar, ilgili piyasalarda iş yapabilmektedir. Düzey 3 Lisansına sahip olmak için sınava girecek kişilerin çalışması gereken bazı konular bulunmaktadır. Bunlar şu şekildedir: 

Türev araçlar ile ilgili de işlem yapmak isteyenler Türev Araçları Lisansını da edinmelidir. İlgili lisansların edinilmesinin ardından birçok sektörde aktif rol alan Brokerlar için deneyim ve bilgi oldukça önemlidir. Broker mesleğini tercih etmek isteyenlerin fazlalığı ile doğru orantılı olarak rekabette artmaktadır. Peki Brokerda bulunması gereken özellikler nelerdir? 

Brokerlar Hangi Özellikleri Taşımaktadır? 

Bireylerin meslek seçiminde sıklıkla tercih ettiği bir meslek olan Brokerlar, tercih edilme sıklığı nedeniyle rekabetin yüksekliği ile de bilinmektedir. Brokerların genel anlamda sahip olması gereken özellikleri merak edenler için de aşağıda sıraladık: 

Midas'ın Kulakları Baner

Bu içerik, içeriğin yayınlandığı günkü veriler baz alınarak hazırlanmıştır. İçerikte geçen hedef fiyat tahminleri, uzman ve analist yorumları bu içeriğin yayınlandığı tarihte geçerlidir. Bu tahmin ve yorumlar zaman içinde değişkenlik gösterebilmektedir. Bu sayfada yer alan haberler ve haberlerin içerdiği şirketler hakkındaki bilgiler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Kullanılan hisse işlem görselleri; hisse adı, fiyatı ve grafikleri de dahil temsilidir, yatırım tavsiyesi değildir.
Detaylı bilgi için: Midas Sorumluluk Beyanı

Borsa Üyeleri

5 Nisan 2013 tarihine kadar Menkul Kıymetler Borsası ismiyle anılan Borsa İstanbul, kısaca BİST olarak da ifade edilmektedir. 1985 yılından itibaren sermaye piyasası bünyesinde faaliyette bulunan yabancı ve Türk bankaları başta olmak üzere; aracı kurumlara takas hizmeti ile birlikte saklama hizmeti de verir. Borsa İstanbul’da işlem gören menkul kıymetlerin bulunduğu piyasalar şu şekildedir: 

Borçlanma araçları piyasası, borçlanma araçlarının alınıp satıldığı piyasa olarak tanımlanır. Sabit getirili menkul kıymetler olarak da adlandırılan borçlanma araçlarına örnek vermek gerekirse; devlet iç borçlanma senetleri, banka ve finansman bonoları, özel sektör tahvilleri ve gelir ortaklığı senetleri bunlardan bazıları içerisinde bulunur. Borsa İstanbul bünyesinde yer alan piyasalardan bir diğeri de Kıymetli Madenler ve Kıymetli Taşlar Piyasası’dır. 

İlgili piyasa, adından da anlaşılacağı üzere kıymetli madenlere ve kıymetli taşlara yönelik işlemler yürütülür, Borsa İstanbul’da faaliyet gösteren bir başka piyasa da pay piyasası olarak öne çıkar. Pay piyasası bünyesinde; paylar, borsa yatırım fonları, kira sertifikaları, gayrimenkullerin sertifikaları, varantlar, gayrimenkul yatırım fonları ve girişim sermayesi yatırım fonlarına ilişkin katılım payları işlem görmektedir. Sermaye piyasası araçlarına ilişkin düzenlenen vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri ve diğer türev araçların işlem gördüğü piyasa ise vadeli işlemler ve opsiyon piyasası olarak adlandırılmakta. 

Yapı itibariyle vadeli işlemler ve opsiyon piyasası kaldıraçlıdır. Vadeli işlem sözleşmesinde yer alan taraflara standart miktarda malı veya finansal nitelik taşıyan göstergeyi, belirlenmiş olan ileri tarih için bugün üzerinde anlaşılan fiyat üzerinden alıp satma sorumluluğu verilir. Borsa İstanbul’da bulunan son piyasa ise gelişen işletmeler piyasası adıyla anılmaktadır, pay piyasasının ayrı bir alt pazarı olarak öne çıkan Gelişen İşletmeler Piyasası, gelişme göstermeyi vadeden şirketlerin sermaye piyasaları bünyesinden fon sağlayabilmeleri için ihraç edecekleri ilgili payların alınıp satıldığı piyasalardır. 

Gelişen İşletmeler Piyasası’nın amacı; gelişme ve büyüme potansiyeli bulunan şirketlerin fon sağlamalarına yönelik pay ihraç etmeleri için hem düzenli hem de şeffaf bir ortam sağlamaktır. Gelişen İşletmeler Piyasasının kafanızda daha da netleşmesi adına yukarıda bahsedilen payların işlem görebilmesi için gereken kriterler bulunur.  Borsa İstanbul’a borsa üyesi sıfatıyla katılabilen dört farklı tip üye bulunmaktadır. Borsa İstanbul’a üye olabilecek dört farklı borsa üyesi tipi de şöyle sıralanır: 

Borsa Üyeleri Hangi Kategorilerde İncelenir? 

Borsaya üye olabilen 4 üye tipi kendi içerisinde farklı kategorilerde incelenmektedir. Peki borsa üyeliği oluşturabilecek 4 farklı tip üye nasıl kategorilendirilir?: 

Birikmiş Faiz

Literatürde “Accrued Interest” olarak geçen birikmiş faiz, yatırım ile ilişkilidir. Yatırımcı tarafından sağlanan kaynağın, yatırım dönemi başlangıcından ödemenin yapılacağı tarihe kadar olan süredeki faiz miktarını temsil eder. Yabancı dilden tahakkuk eden faiz olarak da çevrilen birikmiş faize muhasebe açısından bakıldığında tahakkuk esasına göre hesaplanarak kaydı yapılmaktadır. Düzeltme yevmiye kayıtlarında belli bir dönem içerisinde hesaplanarak kaydedilen birikmiş faiz, genel itibariyle tahakkuk esaslı muhasebede kullanılır.  Borçlu tarafa göre ilgili faiz, tahakkuk eden faiz gideri anlamına gelmektedir. Muhasebeleştirilmesi kısmında ise, tahakkuk muhasebesi öne çıkmakta.

external link icon
liam-kevan-W-NZZIkuARI-unsplash

Büyük Gelir Artışı Beklenen Ucuz Hisseler

Birikmiş Faizi Anlamaya Yönelik Çıkarımlar 

Yatırım üzerine birikmiş ve henüz ödemesi yapılmamış olan birikmiş faiz, önemli bir terim olmasına ek olarak kafa karıştırıcıdır. Okuyucularımızın kafa karışıklığını gidermek üzere birikmiş faize ilişkin çıkarımlarımız şöyledir:

Birikmiş faizin daha iyi anlaşılabilmesi için bir örnek verilebilir. Faizin ödenme zamanı her ay için 20. gün, ayrıca hesap döneminin de takvimdeki her ayın son günü olduğu düşünülürse, verilen bu bilgiler ışığında bakıldığında, Mayıs ayının 21. gününden 30. gününe kadar 10 günlük faiz birikecektir. Mayıs ayının sonu geldiğinde düzeltme yevmiye kaydı yapılmaktadır. 

Birikmiş faiz, hangi taraf olduğuna da bağlı olarak gelir veya gider olarak gelir tablosu içerisinde raporlanmaktadır. Birikmiş faiz diğer bir ifade ile tahakkuk faizin raporlanmasında yalnızca gelir tablosu değil bilanço da yer alır. Bilanço raporlanması hususu ise; taraflara göre gelir veya gider olarak isimlendirilen faizin, henüz ödemesi yapılmamış olan kısmı varlık veya yükümlülük olarak raporlanır. İlgili faizin bir yıl içerisinde ödenmesi veya borçludan alınması beklendiği için iki farklı sınıflandırılma ihtimali vardır. Genel itibariyle faiz dönen varlık olabildiği gibi kısa vadeli borç da olabilmektedir, buradaki öne çıkan husus faizin ödenmesi veya faizin alınması işleminin 1 yıl içerisinde gerçekleşeceği beklentisidir.

Tahakkuk Muhasebesi İle Birikmiş Faiz Arasındaki İlişki 

Tahakkuk muhasebesi dendiğinde ilk olarak ilgili işlemlerden dolayı ödemelerin alınmış olması veya ödenmesine bakılmadan kayıt yapıldığı akla gelmektedir, burada tahakkuk eden faiz ve tahakkuk muhasebesinin arasında belirgin bir ilişki bulunur. Tahakkuk muhasebesinin bir sonucu olarak tahakkuk faizi öne çıkmaktadır. Önemli olan hususun tahakkuk faizinin doğru dönem içerisinde ve doğru bir şekilde kaydedilmesi olduğunun da altını çizelim. 

X işletmesinin şirket içerisine gerekli olan bir ekipman almak istediği bu yüzden de kredi aldığı varsayılırsa işletme aldığı kredinin faizini ilgili ayın ilk günü ödemektedir, fakat şirketin ilgili faizi ödeyebilmesi için gereken ürünleri aldığı ekipmanla üretip satması zaman alabilir. X işletmesi sonraki ayın ilk gününde ödemeyi planladığı faizi cari dönemde aylık olarak kaydeder. Ödemenin yapıldığı banka ise, x işletmesinden alacağı ödemeyi henüz almamasına rağmen cari döneme gelir olarak kaydetmektedir. 

Tahakkuk Eden Faiz Nasıl Hesaplanır?

İlgili faizin hesaplanmasında kullanılan formül şu şekildedir: 

Yukarıda belirtilen formülde faiz oranı yüzde olarak ifade edilmektedir. Taraflar açısından bakıldığında alınacak ödeme veya ödenecek borcun faizi bulunmaz, kredi değeri ile de faiz tutarı aynı anlama gelir. İlgili formül takvimi ay veya yıl ile ilişkili hesap dönemlerinden oluşmaktadır.