ABD Borsası Notları

Fed faiz kararı ne zaman? Beklentiler nasıl şekilleniyor?

Fed faiz kararı ne zaman? Beklentiler nasıl şekilleniyor?
Google News Icon Takip Et

Fed, yani ABD Merkez Bankası, dünyanın en etkili merkez bankalarından biri olarak küresel ekonomi ve finans dünyasının yönünü belirleyen kurumların başında geliyor. Para politikası kararları yalnızca ABD ekonomisini değil, dolar endeksinden altına, gelişmekte olan ülke piyasalarından tahvil getirilerine kadar geniş bir alanı etkiliyor. Bu nedenle yatırımcılar ve analistler Fed toplantılarını yakından izliyor.

Bu ayki toplantı, son yılların en kritik toplantılarından biri olarak öne çıkıyor. Hem yeni bir başkanın görev başındaki ilk toplantısı olması hem de jeopolitik tarafta son anda gelen bir gelişme tabloyu yeniden şekillendiriyor. Birlikte inceleyelim.

Fed faiz kararı ne zaman açıklanacak?

Fed, faiz kararlarını yılda sekiz kez gerçekleştirdiği FOMC (Federal Açık Piyasa Komitesi) toplantılarında açıklıyor. Haziran toplantısı 16-17 Haziran tarihlerinde iki gün sürecek ve faiz kararı 17 Haziran’da TSİ 21.00’de duyurulacak. Kararın hemen ardından TSİ 21.30’da yeni başkanın basın toplantısı gerçekleşecek.

Bu toplantının ayrı bir önemi var. Haziran, Fed’in güncellenmiş ekonomik projeksiyonlarını (SEP) ve üyelerin faiz beklentilerini gösteren “nokta grafiğini” (dot plot) yayımladığı dört toplantıdan biri. Yani piyasa yalnızca faiz kararını değil, yılın geri kalanına ve önümüzdeki yıllara dair Fed’in resmi yol haritasını da bu toplantıda görecek.

Yeni bir dönem: Warsh’ın ilk toplantısı

Bu toplantıyı tarihi kılan asıl unsur liderlik değişimi. Kevin Warsh, 22 Mayıs 2026’da Fed’in 17. başkanı olarak göreve başladı ve görevi Jerome Powell’dan devraldı. Senato onayı 54’e 45 ile modern dönemin en çekişmeli başkan oylaması olarak kayıtlara geçti. Geçişin sancısız olması için Powell’ın yönetim kurulunda kalmaya devam etmesi de tablonun dikkat çeken ayrıntılarından biri.

Warsh, geçmişte Fed’in iletişim biçimini sert şekilde eleştirmiş, bankanın piyasalara fazla müdahil hâle geldiğini ve ileriye dönük yönlendirmelerin politika hatalarına yol açtığını savunmuş bir isim. Daha sıkı para politikasına yatkın bir çizgisi olduğu yönünde genel bir algı bulunuyor. Dolayısıyla piyasaların bu toplantıda asıl merak ettiği şey faizin kendisi değil, yeni başkanın iletişim üslubu ve karar metnine yansıyan tonlama olacak.

Piyasa beklentisi ne yönde?

CME FedWatch ve tahmin piyasalarının verilerine göre 17 Haziran toplantısında faizin mevcut %3,50-%3,75 aralığında sabit tutulmasına neredeyse kesin gözüyle bakılıyor. Toplantı öncesi fiyatlamalar değişimsiz karar ihtimalini %89-%97 bandında gösteriyor. Fed bu aralığı son üç toplantıdır koruyor.

Yıl genelinde de beklentiler temkinli. Yatırımcıların büyük bölümü Fed’in 2026 boyunca beklemede kalacağını öngörüyor ve yılın kalan toplantılarında faiz indirimi bekleyenlerin oranı oldukça düşük. Bu nedenle toplantının asıl mesajı, faiz kararından çok karar metninin diline ve nokta grafiğine saklı olacak. Piyasanın özellikle takip edeceği soru şu: Fed, son toplantı metinlerinde tekrarladığı “gevşemeye yatkın” duruşunu nötr bir çizgiye çekecek mi?

Fed faiz kararı ne zaman? Beklentiler nasıl şekilleniyor?

Makro tablo Fed’i sıkıştırmaya devam ediyor

Fed’in elindeki en güncel veriler, kolay bir karar ortamı sunmuyor. ABD’de mayıs ayı manşet enflasyonu yıllık %4,2’ye yükselerek Nisan 2023’ten bu yana en yüksek seviyesine çıktı. Aylık artış %0,5 oldu. Çekirdek enflasyon ise yıllık %2,9 ile eylül 2025’ten bu yana en yüksek noktaya ulaştı, aylık bazda ise %0,2 ile beklentinin hafif altında kaldı.

Enflasyondaki yükselişin ana kaynağı enerji. BLS verilerine göre enerji fiyatları mayısta aylık %3,9 artarken, 12 aylık artış %23,5’e ulaştı. Konut (kira) tarafı yıllık %3,4, gıda ise %3,1 yükseldi. Buradaki kritik ayrıntı, enerji şokunun henüz hizmet enflasyonuna geniş çapta yayılmamış olması. Çekirdek mal fiyatlarındaki sınırlı hareket, baskının büyük ölçüde enerji kaynaklı olduğuna işaret ediyor.

İşgücü piyasası ise karışık sinyaller veriyor. ABD ekonomisi mayısta beklentileri aşarak 172 bin istihdam ekledi ve işsizlik oranı son aylarda belirgin biçimde değişmedi. Ancak işe alımların yavaşladığı, buna karşın işten çıkarmaların da düşük kaldığı “az işe alım, az işten çıkarma” görünümü dikkat çekiyor. Yapay zekâ kaynaklı işten çıkarmaların artması da tablodaki yeni unsurlardan biri.

Bu kombinasyon Fed’in ikili mandasını zorluyor. Normal koşullarda merkez bankası enflasyon ılımlıyken ve işgücü piyasası zayıflarken faiz indirir. Şu an ise tam tersi bir denklem söz konusu: enflasyon yüksek, istihdam ise nispeten dirençli. Bu da Fed’in “bekle-gör” modunda kalmasını rasyonel kılan ana sebep.

Tabloyu değiştiren gelişme: ABD-İran anlaşması

Toplantı öncesindeki en kritik gelişme jeopolitik tarafta yaşandı. 15 Haziran’da ABD ve İran, şubat sonunda başlayan ve yaklaşık üç aydır süren çatışmayı sonlandıran bir anlaşmaya vardı. Anlaşma, küresel ham petrol arzının yaklaşık %20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını öngörüyor. Tarafların resmi imza töreninin 19 Haziran’da İsviçre’de yapılması planlanıyor.

Piyasaların tepkisi sert oldu. ABD ham petrolü (WTI) yaklaşık %5 düşüşle 80,75 dolar, Brent ise yaklaşık %4 gerileyerek 83,68 dolar seviyesine indi ve fiyatlar mart ayından bu yana en düşük noktaya geriledi. Dolar endeksi (DXY) %0,32 değer kaybıyla 99,48’e gevşedi, ABD 10 yıllık tahvil getirisi 5 baz puan düşüşle %4,42’ye indi. Asya borsaları güne güçlü alıcılı başladı, Japonya’da Nikkei 225 endeksi %5,5 civarında yükseldi.

Buradaki ekonomik mantık önemli. Aylardır enflasyon baskısının ana kaynağı enerji fiyatlarıydı. Enerjideki kalıcı bir gevşeme, Fed üzerindeki yukarı yönlü fiyat baskısını hafifletebilir ve yılın ikinci yarısında faiz indirimi kapısını yeniden aralayabilir. Tahvil getirilerinin hisselerle birlikte gerilemesi, piyasanın enerji şokunu kalıcı değil geçici bir risk olarak fiyatladığını gösteriyor. Genel kabule göre petroldeki kalıcı %10’luk bir düşüş, manşet enflasyonu yaklaşık 0,4 puan aşağı çekiyor.

Ancak burada zamanlama kritik. Fed’in 17 Haziran’da elinde olan veri seti hâlâ enerjinin yüksek olduğu mayıs dönemini yansıtıyor. Yani anlaşmanın enflasyona olumlu etkisi henüz resmi verilere girmiş değil. Bu yüzden Fed’in bu toplantıda aceleci davranmaktan çok, gelişmenin kalıcılığını teyit etmeyi bekleyeceği düşünülüyor.

Toplantıdan ne beklemeli?

Bu çerçevede en olası senaryo, faizin sabit tutulması ve Fed’in sabırlı duruşunu koruması. Asıl belirleyici olacak başlıklar ise şunlar olacak:

  • Karar metninin tonu. Fed’in son toplantılardaki “gevşemeye yatkın” ifadesini nötr bir çizgiye çekip çekmeyeceği, yılın geri kalanına dair en güçlü sinyali verecek.
  • Nokta grafiği ve projeksiyonlar. Üyelerin faiz, enflasyon, büyüme ve istihdam beklentilerindeki güncellemeler, piyasanın yıl sonu fiyatlamasını yeniden şekillendirebilir. Nisan toplantısındaki dört üyelik muhalefet, 1992’den bu yana en bölünmüş komite tablosuydu ve bu ayrışmanın grafiğe nasıl yansıyacağı merak konusu.
  • Warsh’ın iletişim üslubu. Yeni başkanın basın toplantısındaki tonu, soruları yanıtlama biçimi ve ileriye dönük yönlendirmeye yaklaşımı, Fed’in önümüzdeki dönemdeki karakterine dair ilk somut ipuçlarını verecek. Warsh’ın iletişimi azaltma eğilimi, piyasaların alışık olduğu rehberliğin daralabileceği anlamına geliyor ki bu da kısa vadede oynaklık üretebilir.

Sonuç

Özetle Fed, elindeki en güçlü politika aracını şu an için aksiyon almak değil, sabırlı kalmak olarak kullanıyor gibi görünüyor. Yüksek enflasyon ve dirençli istihdam, indirim için gerekli zemini henüz oluşturmuyor. Buna karşın ABD-İran anlaşmasıyla enerji fiyatlarındaki normalleşme, denklemi yılın ikinci yarısında değiştirebilecek en önemli değişken.

İki ana hikâye önümüzdeki dönemin gündemini belirleyecek. Birincisi, enerji fiyatlarındaki gevşemenin kalıcı olup olmayacağı ve enflasyona ne ölçüde yansıyacağı. İkincisi, Warsh dönemiyle birlikte Fed’in iletişim ve karar dengesinin nasıl yeniden tanımlanacağı. Bu iki başlığın seyri, yılın geri kalanında küresel piyasaların ana çerçevesini çizecek.

Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için: Midas Sorumluluk Beyanı