Bridgewater Associates’ın kurucusu ve milyarder yatırımcı Ray Dalio, ABD’nin kötüleşen mali durumu nedeniyle yatırımcılara tahvil pozisyonlarını azaltıp altın ve Bitcoin’e (BTC) ağırlık vermeleri çağrısında bulundu.
Dalio, 21 Ağustos’ta X platformunda yaptığı paylaşımda, küresel borç piyasalarında son dönemde yaşanan gelişmelerin, kendi tanımıyla “Büyük Borç Döngüsü”nün son aşamalarına işaret ettiğini belirtti.
Bu dönemin, Dalio’ya göre, aşırı devlet borçlanması, artan borç servis maliyetleri ve devlet tahvillerine olan talebin zayıflamasıyla karakterize ediliyor.
Dalio, Japonya’nın ABD Hazine tahvili satışları, uzun vadeli Hazine tahvili getirilerindeki artış ve doların zayıflaması ile son dönemde açıklanan Hazine tahvili geri alım programlarının, borç baskısının giderek arttığını gösterdiğini vurguladı.
Artan borç yüküyle karşı karşıya kalan hükümetlerin genellikle faiz oranlarını yükseltmek veya merkez bankası para arzına başvurmak arasında zor seçimlerle karşılaştığını belirten Dalio, her iki seçeneğin de tahvil yatırımcılarının getirilerini aşındırabileceği uyarısında bulundu.
Dalio, ABD hükümetinin yıllık yaklaşık 5,5 trilyon dolar gelir elde ederken, harcamalarının 7,5 trilyon dolara ulaştığını ve bunun yaklaşık 2 trilyon dolarlık bütçe açığına yol açtığını ifade etti.
Federal borcun yaklaşık 32 trilyon dolar seviyesinde olduğunu belirten Dalio, yıllık borç servis yükümlülüklerinin (faiz ve ana para ödemeleri dahil) yaklaşık 11 trilyon dolara ulaştığını tahmin ediyor.
Bu tablo karşısında Dalio, yatırımcıların portföylerini çeşitlendirmeleri ve devlet borçlanma araçlarında düşük ağırlıkta kalmaları gerektiğini savundu.
Dalio, genel bir tavsiye olarak, güçlü gelir tablosu ve bilançosuna sahip, iç siyasi ve dış jeopolitik çatışmaları olmayan ülke ve varlık sınıflarında iyi bir çeşitlendirme yapılmasını, tahvil gibi borç varlıklarında düşük, altın ve bir miktar Bitcoin’de ise yüksek ağırlık önerdiğini belirtti.
Özellikle altına ağırlık verilmesini ve Bitcoin’e daha küçük bir pay ayrılmasını tavsiye eden Dalio, her iki varlığın da büyük ekonomilerde para birimi değer kaybı ve borçların para basılarak ödenmesi dönemlerinde avantaj sağlayabileceğini ifade etti.
Dalio, portföyün yaklaşık %10 ila %15’inin altına ayrılmasının, genel riskin azaltılmasına ve uzun vadeli getirilerin artırılmasına katkı sağlayabileceğini öngörüyor.
Bitcoin’in de altın gibi hükümetler tarafından ihraç edilmemesi ve para politikasıyla arzının artırılamaması nedeniyle tamamlayıcı bir koruma aracı olabileceğini yineledi.
Dalio’nun endişeleri ABD ile sınırlı kalmıyor. Japonya, Çin, Birleşik Krallık ve Avrupa Birliği gibi büyük ekonomilerin de benzer borç ve bütçe açığı sorunlarıyla karşı karşıya olduğunu vurguladı.
Bu nedenle, geleneksel devlet destekli para sisteminin dışında kalan varlıkların, mali dengesizliklerin derinleşmesi halinde görece daha iyi performans gösterebileceğini düşünüyor.
Artan borç yüküne çözüm olarak Dalio, ABD bütçe açığının GSYH’nin %3’üne indirilmesini hedefleyen “%3’lük 3’lü çözüm” yaklaşımını savunuyor. Bu yaklaşım, harcamaların kısılması, vergi gelirlerinin artırılması ve faiz oranlarının düşürülmesiyle birlikte uygulanırsa, ekonomik koşullar istikrarlıyken hayata geçirilmesinin gelecekteki bir borç krizinin riskini önemli ölçüde azaltacağını belirtiyor.
Dalio, mevcut mali eğilimlerin değişmemesi halinde ABD’nin önümüzdeki birkaç yıl içinde bir borç kriziyle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulunuyor. Bu nedenle, portföy çeşitlendirmesi ve alternatif değer saklama araçlarına yönelmenin yatırımcılar için giderek daha önemli hale geldiğini vurguluyor.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: finbold.com