Ondo Finance büyürken ONDO token, gelir paylaşımı eksikliği ve arz baskısıyla karşı karşıya

Geleneksel finansal varlıkları zincir üstüne taşıyan bir altyapı sağlayıcısı olarak öne çıkan Ondo Finance, Ethereum, BNB Chain ve Solana üzerinde tokenlaştırılmış ABD hisse senetleri ve ETF’leri için sürekli mint ve itfa işlemlerini başlattı. Bu adım, platformun kullanıcı tabanının çoğunluğunu oluşturan Ondo Stocks’un, geleneksel piyasa saatlerine bağlı kısıtlamaları ortadan kaldırmasını sağladı.

Büyümeyi hızlandıran stratejik iş birlikleri arasında, Mirae Asset Global Investments ile ETF’lerin tokenlaştırılması için imzalanan mutabakat zaptı ve Japonya’nın SBI Holdings şirketiyle Japon hisse senetlerinin zincir üstüne taşınmasına yönelik ortaklık yer alıyor. Broadridge ile yapılan iş birliği, tokenlaştırılmış hisse senetlerine zincir üstü oylama yeteneği kazandırırken, FINRA’dan alınan yetkilendirmeler sayesinde Ondo’nun Oasis Pro Markets platformu ABD’li yatırımcılara tokenlaştırılmış hisse senetleri sunabiliyor.

Altyapı tarafında, Ondo Finance önceki Ondo Chain planlarından vazgeçerek, merkezi borsa hızını saklama kuruluşu gerektirmeyen zincir üstü takasla birleştiren yeni bir yürütme katmanı olan Ondo Network’ü devreye aldı. Protokol, platformun ölçeklenmesini desteklemek amacıyla eski CFO Adam Schlisman’ı da ekibe dahil etti. Ondo Stocks’ta kilitli toplam değer (TVL) 1 milyar doları aştı.

Tokenlaştırılmış varlık protokolünün sürekli vadeli işlemler kolu olan Ondo Perps, lansmanından yaklaşık bir ay sonra toplamda 7 milyar doların üzerinde işlem hacmine ulaştı. Platform, 9 Haziran’da erken erişime açıldı ve 7 Temmuz’da genel erişime geçti. DefiLlama verilerine göre, yoğun seanslarda günlük işlem hacmi 300 milyon doları aşıyor.

Platformun ivmesinde, diğer türev ürün platformlarından ayrışmasını sağlayan teminat inovasyonu önemli rol oynuyor. Kullanıcılar, teminat olarak tokenlaştırılmış hisse senetleri ve stablecoin’leri kullanabiliyor. Bu özellik, Apple hissesi gibi tokenlaştırılmış varlık sahiplerinin pozisyonlarını tasfiye etmeden kaldıraçlı işlemler yapmasına olanak tanıyarak, geleneksel finans veya standart kripto türev platformlarında mümkün olmayan portföy stratejilerinin önünü açıyor.

Ondo Perps, ABD ve kısıtlı diğer bölgelerdeki kullanıcılara kapalı olmasına rağmen, sürekli vadeli işlemler modelini geleneksel hisse senetlerine 7/24 açık bir türev piyasasında sunuyor. Açık pozisyon büyüklüğü 67 milyon ile 72 milyon dolar arasında istikrarlı şekilde seyrediyor. Bu durum, trader’ların gerçek pozisyonlar tuttuğunu ve zincir üstü hisse senedi erişimine yönelik gerçek bir talep olduğunu gösteriyor.

Son dönemde teminat seçeneklerinin genişletilmesi ve ONDO token teşviklerini içeren ödül programları, platformun benimsenmesini daha da artırdı. Ondo Finance, geleneksel varlıkları zincir üstüne taşıyan bir altyapı olarak konumlanırken, Ondo Stocks ile sürekli vadeli işlemler motoru arasında sıkı bir entegrasyon sağladı.

Yönetişim tarafında ise, vefat eden kurucu Nathan Allman’ın mirasçıları, CEO Ian De Bode’un Mayıs 2026’daki ölümün ardından yönetim kurulu onayı olmadan kontrolü ele geçirdiği iddiasıyla Delaware’de dava açtı. Miras temsilcisi Kathleen Allman, oy hakkı kontrolünü elinde bulundurduğunu öne sürerken, De Bode bu iddiaları asılsız bulduğunu ve kilit paydaşlar ile Ondo Vakfı’nın desteğine sahip olduğunu belirtti.

Risklerin azaltılması açısından önemli bir gelişme, Ondo’nun 2026 başında SEC soruşturmasından herhangi bir yaptırım kararı çıkmadan temizlenmesi oldu. Ayrıca, varlık yöneticisi 21Shares, Şubat 2026’da spot ONDO ETF’i için başvuru yaptı. Bu gelişmeler, düzenleyici kabulün arttığına işaret ederek, temkinli kurumların ilgisini çekebilecek ve ONDO token’ı için yeni bir regüle talep kanalı oluşturabilecek potansiyel taşıyor.

Buna karşın, ONDO token şu anda protokol gelirinden pay almıyor. Bu durum, platformun başarısı ile token değeri arasında bir kopukluk yaratıyor. DAO’nun ücret paylaşım mekanizmasını devreye almasına kadar bu kopukluk devam edecek. Maksimum arzı 10 milyar olan ONDO token’ın yaklaşık 4,87 milyarı dolaşımda bulunuyor. 1,71 milyar token’ın kilit açılımı ise 17 Ocak 2027’de gerçekleşecek.

Bu durum, talep ile karşılanmadığı takdirde fiyat üzerinde baskı oluşturabilecek kalıcı bir arz fazlası yaratıyor. Ancak zincir üstü veriler, son 7 gündeki işlem hacminin yaklaşık %50’sinin 50.000 dolar üzeri işlemlerden geldiğini ve balinaların yoğun birikim yaptığını gösteriyor. Kısa vadede fiyatın yönü, kurumsal talebin bu yeni arzı 2029’a kadar absorbe edip edemeyeceğine bağlı olarak şekillenecek.

Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: ainvest.com