Gaziantep’teki Merinos tesislerinde gazetecilere açıklama yapan Merinos Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Erdemoğlu, halka arzın yalnızca şirket için değil, Türkiye sermaye piyasaları açısından da önemli bir sınav ve başarı hikayesi olabileceğini belirtti. Erdemoğlu, 2017’den bu yana gerçekleştirilememiş ölçekte, uluslararası nitelikte ve yüksek tutarlı bir halka arzdan bahsettiklerini ifade etti.
Merinos yönetiminin verdiği bilgiye göre, halka arz için henüz Sermaye Piyasası Kurulu’na başvuru yapılmadı. Erdemoğlu, en uygun zamanı beklediklerini ve çok uzak olmayan bir gelecekte başvuru yapacaklarını söyledi. Halka arzın Borsa İstanbul’da gerçekleşeceğini, ancak en az yarısının yabancı yatırımcılara tahsis edileceğini belirtti.
Halka arzda yüzde 20-30 arası bir oran hedefleniyor. Bu işlem için şu anda yurtdışında 4, yurtiçinde ise 6 finansal kuruluş yetkilendirildi.
Erdemoğlu, halka arzın büyüklüğü, kurumsallığı ve Türkiye’ye getireceği yabancı sermaye açısından bunun yalnızca Merinos’un halka arzı olarak görülmemesi gerektiğini, tahsisatın yarısından fazlasının yabancı kurumsal yatırımcılara yapılacağını vurguladı.
Halka arz geliri yatırımlara gidecek, SASA’nın kaldıraç oranı düşecek
Merinos yönetimi, halka arzdan elde edilecek kaynağın öncelikle mevcut yatırımların finansmanında kullanılacağını, ikinci olarak ise grup şirketlerinin sermaye yapısının güçlendirilmesinde değerlendirileceğini açıkladı.
Mehmet Erdemoğlu, halka arz gelirinin Erdemoğlu Grubu’nun finansal yapısının güçlendirilmesine katkı sağlayacağını, bunun dolaylı olarak grup şirketlerinden SASA’nın kaldıraç oranının da aşağı çekilmesine yardımcı olacağını belirtti. SASA’nın kaldıraç oranını 2026 sonunda yaklaşık 4 seviyesine, 2027’de ise daha da aşağıya indirmeyi hedeflediklerini söyledi.
Merinos sadece bir halı şirketi değil
Merinos’un halka arz sürecinde yabancı yatırımcılara anlatılan en önemli hikayenin, şirketin yalnızca bir halı üreticisi olmadığı vurgulanıyor. Mehmet Erdemoğlu’na göre, şirket halı üretimiyle başlayan ancak zaman içinde ham maddeden kimyaya ve nihai ürüne kadar uzanan entegre bir sanayi yapısına dönüşen bir grup şirketi niteliğinde.
Merinos, halıda kullandığı ipliği kendi üretiyor; ipliğin boyanması için gereken boyayı da kendisi üretiyor ve boyama işlemini kendi tesislerinde gerçekleştiriyor. Şirket, 1 Ekim itibarıyla halının hammaddelerinden biri olan polyester çip üretimine de başlamayı planlıyor. Bu kapsamda yaklaşık 270 milyon dolarlık polyester çip yatırımı gerçekleştirildi. Yönetim, uçtan uca entegrasyonun şirketin maliyetlerini ve kârlılığını olumlu etkilediğini vurguluyor.
FAVÖK marjı sektörün neredeyse iki katı
Merinos yönetiminin verdiği rakamlara göre, dünya genelinde makine halısı sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin faiz, vergi ve amortisman öncesi kâr (FAVÖK) marjı ortalama yüzde 10-12 seviyesinde bulunurken, Merinos’ta bu oran yaklaşık yüzde 20 seviyesinde.
Mehmet Erdemoğlu, bu farkı entegre üretim modeline ve yüksek otomasyonlu üretim altyapısına bağlıyor. Son derece modern ve bilgisayarlaşmış bir üretim yapısından söz ettiklerini belirten Erdemoğlu, mevcut yapının üzerine gelecekte yeni iş alanlarının da eklenebileceğini ifade etti.
Değerlemede yalnızca halı şirketleri dikkate alınmayacak
Halka arz sürecinde şirket değerlemesinin de Merinos’un klasik bir halı üreticisi olarak değerlendirilmesinden daha geniş bir çerçevede yapılması bekleniyor. Mehmet Erdemoğlu, yatırım kuruluşlarının başlangıçta Merinos’u ağırlıklı olarak halı ve yer döşemesi şirketleriyle karşılaştırdığını, ancak görüşmeler ilerledikçe şirketin entegre yapısının dikkate alınması gerektiği konusunda ortak bir anlayış oluştuğunu belirtti.
Bu nedenle değerleme karşılaştırmalarında halı ve yer döşemesi şirketlerinin yanı sıra kimya, petrokimya ve ambalaj sektörlerindeki şirketlerin çarpanlarının da dikkate alınması bekleniyor.
SASA’nın yabancı yatırımcı deneyimi Merinos’a avantaj sağlayacak
Merinos’un halka arzında, grubun diğer halka açık şirketi SASA’nın uluslararası sermaye piyasalarındaki geçmişi de önemli bir avantaj olarak görülüyor. Erdemoğlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Erdemoğlu, SASA’nın 1996’dan bu yana halka açık olduğunu hatırlatarak, özellikle Erdemoğlu Grubu’na katılmasının ardından şirketin uluslararası yatırımcı tabanını genişlettiğini söyledi.
SASA’nın ABD, Avrupa, İngiltere ve Körfez ülkelerinde yılda en az üç roadshow gerçekleştirdiğini belirten İbrahim Erdemoğlu, bu ilişkilerin Merinos’un yabancı yatırımcılara ulaşmasında önemli bir altyapı oluşturduğunu ifade etti.
Ana köken Merinos
İbrahim Erdemoğlu, Merinos’un güçlü nakit üretme kapasitesinin de halka arz sürecinde yatırımcılara anlatılacak önemli unsurlardan biri olduğunu söyledi. Merinos’un yalnızca üretim yapan değil, aynı zamanda güçlü nakit yaratan bir şirket olduğunu belirten Erdemoğlu, bunun en somut göstergelerinden birinin SASA’nın satın alınmasının Merinos’un oluşturduğu nakit gücüyle finanse edilmesi olduğunu ifade etti.
Bugün herkes SASA’ya bakıyor ama ana kökenin Merinos olduğunu vurgulayan İbrahim Erdemoğlu, Merinos’un uzun yıllardır oluşturduğu sürdürülebilir finansal kapasitenin grubun bugünkü yapısının temelini oluşturduğuna dikkat çekti.
Merinos’un halka arzı bu yönüyle yalnızca bir şirketin Borsa İstanbul’a gelmesinden ibaret olmayacak. Halka arzın büyüklüğü, yabancı kurumsal yatırımcı hedefi ve Erdemoğlu Grubu’nun mevcut yatırımlarının finansmanına sağlayacağı katkı, işlemi Türkiye sermaye piyasaları açısından da yakından izlenecek halka arzlardan biri haline getiriyor.
Merinos’un büyüme formülü: Her 10 yılda 10 kat
Merinos’un halka arz hazırlığının arkasında yalnızca bugünkü finansal performansı değil, uzun yıllara yayılan istikrarlı bir büyüme hikayesi de bulunuyor. Erdemoğlu Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Erdemoğlu, grubun büyümesinin tesadüfi olmadığını belirterek, 1983’ten bu yana her 10 yılda yaklaşık 10 katlık ciro artışı sağladıklarını söyledi. 1983 yılında yıllık cironun 250 bin dolar civarında olduğunu, 1993’te 3 milyon dolara, 2003’te 30 milyon dolara, 2013’te 300 milyon dolara ve 2023’te ise 3 milyar dolara ulaştığını aktardı. Pandemi sonrasında yaşanan ekonomik sorunlar ve küresel tedarik zincirindeki aksaklıkların bazı yatırımları geciktirdiğini anlatan Erdemoğlu, buna rağmen uzun vadeli büyüme stratejisinden vazgeçmediklerini ifade etti.
SASA yatırım planında gecikme
SASA yatırımlarında ise bazı teknik sorunlar nedeniyle yaklaşık 1,5-2 yıllık gecikme yaşandığını belirten Erdemoğlu, büyük reaktörlerden birinin denize düşmesi nedeniyle yeniden yapılmak zorunda kaldığını ve bunun da yaklaşık 1,5 yıllık kayba yol açtığını söyledi. Belki 2031 yılında yine tam 10 kat büyümüş olmayacaklarını, ancak bugünkü seviyenin ve bugünkü konjonktürün çok daha üzerinde olacaklarını belirtti.
Büyümenin arkasındaki kural: Kârın yüzde 90’ı yeniden yatırım
Erdemoğlu ailesinin büyüme stratejisinde, elde edilen kârın önemli bölümünün yeniden şirkete yatırılması belirleyici rol oynuyor. İbrahim Erdemoğlu, 1990 yılından bu yana uyguladıkları “aile anayasasının” bu yaklaşımı kurala bağladığını söyledi. Buna göre, şirketlerin toplam kârının en fazla yüzde 10’unu şahıslar harcayabiliyor ve maaşlar da bunun içinde yer alıyor. Kârın yüzde 90’ı ise yeniden yatırıma gidiyor.
Erdemoğlu, ortakların tamamının alabileceği toplam tutarın kârın yüzde 10’unu geçemediğini, yıllar boyunca elde edilen kaynağın tüketim yerine yeni yatırımlara yönlendirildiğini vurguladı. Kazandıkları parayı bir köşeye ayırıp ev, araba almak yerine tekrar işe yatırdıklarını, kârın minimum yüzde 90’ını yeniden yatırıma yönlendirdiklerini belirtti.
Krizleri büyüme fırsatına çevirdiler
Merinos yönetimi, son dönemde bölgesel çatışmalar ve küresel ticarette yaşanan gelişmeler nedeniyle ham madde fiyatlarında ve tedarik zincirlerinde önemli belirsizlikler ortaya çıktığını belirtiyor. İbrahim Erdemoğlu, şirketin entegre üretim yapısının bu dönemde önemli bir avantaj sağladığını, maliyet, hız ve esneklik açısından rakiplerinden ayrıştıklarını söyledi.
Kriz zamanlarının aile şirketleri için her zaman bir büyüme fırsatı oluşturduğunu, her kriz döneminde daha fazla büyüdüklerini ifade etti. Şirket, kendi üretim altyapısı sayesinde dışarıdan tedarik edilmesi gereken girdilerin yarattığı maliyet ve tedarik risklerini azaltırken, değişen piyasa koşullarına daha hızlı yanıt verebildiğini belirtiyor.
Yurtdışı siparişlerinde yüzde 50’lik artış
Merinos’un küresel pazarlardaki konumunu güçlendirdiğinin bir başka göstergesi ise siparişlerdeki artış. Mehmet Erdemoğlu, geçen yıl ağustos ayındaki yurtdışı siparişleriyle bugün ellerindeki siparişleri metrekare bazında karşılaştırdıklarında yaklaşık yüzde 50 artış olduğunu söyledi. Şu anda yeni işçi alımı yaptıklarını, kapasitelerini artırdıklarını ve boş olan kapasiteleri de devreye aldıklarını belirtti.
Erdemoğlu’na göre, müşterilerin tedarikçi seçiminde güvenilirlik, maliyet, üretim kapasitesi ve zamanında teslimat her zamankinden daha önemli hale geldi. Merinos’un bu özellikleri nedeniyle bazı müşterilerin başka tedarikçilerden şirkete yönelmiş olabileceği ifade ediliyor.
Ciroda ihracatın payı yüzde 92
Merinos bugün üretiminin büyük bölümünü küresel pazarlara gönderiyor. İbrahim Erdemoğlu’nun verdiği bilgiye göre, şirket cirosunun yaklaşık yüzde 92’si ihracattan elde ediliyor ve 100’ün üzerinde ülkeye satış yapılıyor.
Yıllık 80 milyon metrekare üretim kapasitesine sahip olan Merinos, dünya makine halısı üretiminin yaklaşık yüzde 7’sini gerçekleştiriyor. Şirket, ABD ve Avrupa başta olmak üzere dünyanın en büyük perakende zincirlerinin tedarikçileri arasında yer alıyor.
Mehmet Erdemoğlu, bu pazarlarda tedarikçi olmanın yüksek standartlar gerektirdiğini, ABD ve Avrupa’daki büyük zincirlere tedarikçi olabilmenin kolay olmadığını, Merinos’un bugün bu müşteriler açısından uzun vadeli ve güvenilir bir iş ortağı konumunda olduğunu belirtti.
Yeni büyümenin adresi ABD, Avrupa ve İngiltere
Merinos’un gelecek dönem stratejisinde yeni kapasite yatırımlarından çok mevcut küresel pazarlarda derinleşmek öncelikli olacak. Şirket; ABD’de büyümeyi, Avrupa’da pazar derinliğini artırmayı, İngiltere’de payını yükseltmeyi, Orta Doğu’da görünürlüğünü güçlendirmeyi ve Afrika’da yeni fırsatlar yaratmayı hedefliyor.
Mehmet Erdemoğlu, pazar seçiminde yalnızca nüfus ve pazar büyüklüğüne bakmadıklarını, ödeme sistemleri, ticaret sigortası, finansal altyapı ve öngörülebilirliğin de önemli olduğunu belirtti. Bu nedenle Avrupa, İngiltere ve Amerika gibi finansal altyapısı güçlü pazarları önceliklendirdiklerini söyledi.
Halıya yapay zeka geliyor
Merinos’un büyüme planının bir diğer ayağını ise dijitalleşme ve yapay zeka oluşturuyor. Şirket, Berlin Teknik Üniversitesi bünyesindeki ZEKI (Center for Tangible AI and Digitalization) ile stratejik bir iş birliği başlattı.
İş birliği kapsamında yapay zekanın tasarım ve üretim süreçlerine entegre edilmesi hedefleniyor. Geliştirilen yapay zeka destekli tasarım asistanı, tasarımcıların mevcut desenleri saniyeler içinde yeniden yorumlamasına ve müşterilerle birlikte yeni tasarımlar geliştirmesine olanak sağlıyor.
Merinos yönetimi, yapay zekayı insan yaratıcılığının alternatifi olarak değil, onu güçlendiren bir araç olarak görüyor. Uzun vadede ise yeni nesil malzemeler ve dijital teknolojilerle yapay zekanın bir araya getirildiği “akıllı halılar” geliştirilmesi hedefleniyor.
Bu yaklaşım, 50 yılı aşan üretim deneyiminin dijitalleşme ve yapay zeka yatırımlarıyla birleştirilerek şirketin gelecekteki rekabet gücünün artırılmasına yönelik stratejinin bir parçası olarak öne çıkıyor.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: cnbce.com