Kaldıraçlı ETF’ler teknoloji hisselerinde volatiliteyi artırıyor, momentum stratejileri öne çıkıyor

Kaldıraçlı borsa yatırım fonlarındaki (ETF) artış, teknoloji hisselerinde gün içi sert hareketlerden yararlanmak isteyen yatırımcılar için yeni fırsatlar yaratıyor.

Kaldıraçlı ETF’ler, genellikle bir endeksin veya hissenin performansının belirli bir katını hedeflemek için her gün pozisyonlarını yeniden ayarlıyor. Piyasada büyük hareketler yaşandığında, bu süreç gün sonunda ciddi alım ya da satım işlemlerini gerektirebiliyor. Bu akışlar, günün hakim yönünü güçlendirerek volatiliteyi artırabiliyor.

Bu durum, gün içi momentum stratejilerine olan ilgiyi artırdı. Bu stratejiler, bir seansta hisselerin aynı yönde hareket etmeye devam etmesinden kâr elde etmeyi amaçlıyor.

Yarı iletken hisseleri öne çıkıyor

Yarı iletken hisseleri, bu alanda özellikle öne çıkıyor. Premialab verilerine göre, Nisan-Haziran döneminde yarı iletken odaklı gün içi momentum stratejileri yaklaşık %8,1 getiri sağladı ve Sharpe oranı 2,5 oldu. Aynı dönemde daha geniş ABD hisse senedi stratejileri ise %0,4 getiri ve 0,8 Sharpe oranı ile daha düşük performans gösterdi.

Premialab’ın izlediği aktif yarı iletken stratejilerinin sayısı, 2024’teki ilk tanıtımlarından bu yana üç kattan fazla arttı. Benzer şekilde, daha geniş ABD teknoloji sektörünü kapsayan stratejiler de 2021 sonundan bu yana yaklaşık %80 artış gösterdi.

Bu stratejilerde temel yaklaşım oldukça basit: Bir hisse, önceki kapanışa göre belirli bir eşiğin üzerine çıktığında alım yapılır; yeterince düştüğünde ise kısa pozisyon açılır. Pozisyonlar, gün bitmeden kapatılır.

Strateji, piyasada güçlü ve kalıcı hareketler olduğunda başarılı olurken, yatay veya sık sık yön değiştiren piyasalarda zorlanıyor.

Kaldıraçlı ETF’lerin büyümesi, sadece fonların performansı açısından değil, yatırımcılar için de önemli. Bu fonların mekanik olarak her gün yaptığı yeniden dengeleme işlemleri, özellikle teknoloji ve yarı iletken hisselerinde büyük alım-satım akışları yaratarak kısa vadeli fiyat dalgalanmalarını artırabiliyor. Bu da sistematik momentum yatırımcıları için yeni fırsatlar doğuruyor. Ayrıca, bazı aşırı gün içi hareketlerin, şirketin temel görünümündeki değişimlerden ziyade piyasa yapısı ve pozisyonlanmadan kaynaklanabileceği anlamına geliyor.

Kaldıraçlı fonlar pozisyon azaltıyor

Son dönemde yaşanan teknoloji satış dalgasında bu baskının bir kısmı azaldı. Bloomberg News’in aktardığına göre, J.P. Morgan stratejistleri, Haziran başından 29 Temmuz’a kadar kaldıraçlı ABD ETF’lerinin günlük yeniden dengeleme yoluyla yaklaşık 150 milyar dolarlık hisse pozisyonu sattığını belirtiyor. Toplam varlıkları ise Haziran zirvesinden bu yana yaklaşık 70 milyar dolar azaldı.

Güney Kore’de de düzenleyicilerin talebi sınırlamaya yönelik adımlarının ardından kaldıraçlı ETF işlemlerinde düşüş yaşandı.

Varlıklardaki bu azalma, yeniden dengeleme akışlarının etkisini geçici olarak azaltabilir. Ancak stratejistler, bazı momentum stratejilerinin 2022’den bu yana en iyi sonuçlarını vermesiyle yatırımcı ilgisinin güçlü kaldığını belirtiyor.

Teknoloji hisselerinde etkiler farklılaşıyor

Kaldıraçlı ETF akışlarının etkisi, teknoloji hisselerinde opsiyon pozisyonlanmasına göre değişebiliyor. Nvidia’da, yoğun call opsiyonu satışı, kaldıraçlı ETF’lerin etkisini bir ölçüde dengeledi. Micron Technology’de ise opsiyon pozisyonlanması, aracı kurumları negatif gamma pozisyonunda bırakarak, hisse hareketiyle aynı yönde hedge işlemlerini tetikledi.

Bu fark, aynı sektördeki hisselerde momentum stratejilerinin neden çok farklı sonuçlar verebildiğini açıklıyor.

Teknoloji satışlarının ardından yatırımcılar yeniden artış beklentisiyle pozisyonlarını artırırsa, bu stratejiler tekrar ivme kazanabilir. Ağustos başında yoğun call alımları, yukarı yönlü pozisyonlara olan talebin yeniden arttığını gösteriyor.

Uzun vadeli yatırımcılar için en önemli çıkarım ise, kaldıraçlı ETF’lerin artık takip ettikleri hisseleri etkileyecek kadar büyüdüğü. Piyasalarda volatilite arttığında, zorunlu yeniden dengeleme ve opsiyon hedge işlemleri, sıradan bir hareketi çok daha büyük bir dalgalanmaya dönüştürebiliyor; üstelik şirketin temelinde büyük bir değişiklik olmasa bile.

Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: Seeking Alpha