ABD’li şirketler, yapay zekâ yatırımlarının finansman ihtiyacını artırmasıyla birlikte yatırımcılara daha fazla hisse satıyor. Ancak Goldman Sachs stratejisti Ben Snider, hisse arzındaki artışın piyasayı tehdit eden bir patlama değil, normale dönüş olarak görülmesi gerektiğini belirtiyor.
ABD’li şirketler, ikinci çeyrekte halka arzlar, ek hisse satışları, dönüştürülebilir menkul kıymetler ve SPAC’ler yoluyla 252 milyar dolar topladı. Bu rakam, 2021’in ilk çeyreğinde kaydedilen 234 milyar dolarlık önceki rekoru geride bıraktı.
Ek hisse satışları, ikinci çeyrekte 70 milyar dolarlık bir hacme ulaştı. Temmuz sonu itibarıyla toplam 105 milyar dolara çıkan bu tutar, 2021’den bu yana yılın bu dönemindeki en yüksek seviyeye işaret ediyor.
Büyük tutarlara rağmen, Snider’a göre hisse ihracı miktarı, borsanın büyüklüğüne oranla hâlâ tarihsel ortalamaların altında. Ayrıca bu faaliyetler, alışılmadık şekilde birkaç büyük işlemde yoğunlaştı. Temmuz sonuna kadar gerçekleşen en büyük üç halka arz ve ek satış, toplam hacmin neredeyse yarısını oluşturdu.
Yapay zekâ, yeni hisse ihracının başlıca itici gücü olarak öne çıkıyor. Goldman Sachs’ın 7 Ağustos tarihli raporuna göre, bu yıl ABD’deki ek hisse satışlarının yaklaşık %40’ı yapay zekâ odaklı şirketlerden geldi. Teknoloji, medya ve telekomünikasyon şirketleri ise ek satış hacminin %28’ini oluşturdu; bu oran, son beş yıldaki %13’lük paylarının iki katından fazla.
En büyük teknoloji şirketlerinin veri merkezi ve diğer yapay zekâ altyapı yatırımlarını sürdürmesiyle finansman ihtiyacının daha da artması bekleniyor. Tahminler, hiper ölçekleyici şirketlerin önümüzdeki yıllarda yıllık sermaye harcamalarının 1 trilyon doları aşacağını gösteriyor. Goldman Sachs, analizinde Amazon, Alphabet, Meta Platforms, Microsoft ve Oracle’ı hiper ölçekleyici olarak tanımlıyor.
Sermaye harcamalarının, 2027’de bu şirketlerin faaliyet nakit akışını yaklaşık 150 milyar dolar aşması bekleniyor. Bazı yatırımcılar ise bu farkın daha da büyüyebileceğini düşünüyor. Eğer hiper ölçekleyicilerin sermaye harcamaları gelecek yıl 1,4 trilyon dolara ulaşırsa, nakit akışındaki artışa rağmen finansman açığının 300 milyar doları aşabileceği tahmin ediliyor.
Amazon, Alphabet, Meta ve Microsoft’un son bilanço sonuçları da gelir ve faaliyet nakit akışında yukarı yönlü potansiyele işaret ediyor. Yapay zekâ yatırımlarından elde edilen güçlü getiriler, ek harcamaların şirket içinde finanse edilmesine katkı sağlayabilir.
Yapay zekâ yatırımlarında asıl yükün borçlanma ile karşılanması bekleniyor. Goldman Sachs’ın kredi stratejistlerine göre, hiper ölçekleyiciler 2027’deki sermaye harcamalarının %35’ini borçla finanse edecek. Bu da önümüzdeki yıl yaklaşık 400 milyar dolarlık küresel borç ihracı anlamına geliyor. Ayrıca 2027’de veri merkezi ve çip projeleri için yaklaşık 300 milyar dolarlık proje finansmanı öngörülüyor.
Buna rağmen, hisse ihracı da özellikle diğer yapay zekâ altyapı şirketleri için finansman seçenekleri arasında yer almaya devam edecek. Hisse satışı, şirketlere uzun vadeli yatırım programları için ek kaynak sağlarken, bilançolar üzerindeki baskıyı da azaltabiliyor.
İhraç temposu ise borsadaki genel koşullara bağlı olacak. Şirketler, genellikle piyasa iyi performans gösterdiğinde ve hisseleri primli işlem gördüğünde yeni hisse satmaya daha istekli oluyor.
Yeni hisse satışları, genellikle kısa vadede hisse fiyatları üzerinde baskı yaratıyor. Son 30 yılda, ek hisse satışı yapan şirketlerin medyanı, duyurunun ertesi günü hisselerinde yaklaşık %2’lik bir düşüş yaşadı. Ancak hisseler, sonraki aylarda genellikle toparlandı.
Goldman Sachs, bu yılki arzın yatırımcılar tarafından olağan dışı bir zorlukla karşılanmadığını belirtiyor. Son dönemde ek hisse satışları, duyuru öncesi fiyatlara göre ortalama %7 indirimle fiyatlandı ve satış sonrası hisse performansı tarihsel ortalamalara yakın seyretti.
Goldman Sachs, 2026’da ABD şirketlerinin hisse ihracında yeni bir rekor bekliyor. Banka, yaklaşık 700 milyar dolarlık toplam arz öngörüyor; bunun 225 milyar dolardan fazlası halka arzlardan, yaklaşık 450 milyar doları ise diğer ihraçlardan gelecek. Ancak bu toplam, Russell 3000 endeksinin piyasa değerinin yalnızca %1’i seviyesinde olacak ve 2015-2019 yılları arasındaki yıllık ortalamayla uyumlu kalacak.
Şirketlerin hisse geri alımları ise yeni arzı fazlasıyla dengeleyecek. S&P 500 şirketlerinin hisse geri alımları, ikinci çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre %11 artış gösterdi. ABD genelinde toplam geri alım yetkilendirmeleri, rapor tarihi itibarıyla 989 milyar dolarla rekor seviyeye ulaştı.
Goldman Sachs, ABD genelinde şirketlerin bu yıl 1,4 trilyon dolarlık hisse geri alımı yapacağını tahmin ediyor. Bu tutar, doğrudan hisse ihracını ve halka arz sonrası kilit açılımıyla oluşacak ek arzı aşacak.
Sonuç olarak, yapay zekâ yatırımları dış finansman ihtiyacını artırsa da, piyasada yatırımcıları zorlayacak ölçüde bir hisse bolluğu henüz oluşmuş değil. Goldman Sachs, raporunun başlığında bu durumu “rüzgâr ama fırtına değil” olarak özetliyor.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: Seeking Alpha