S&P 500 endeksi, 2026 yılında yeni jeopolitik zorluklara rağmen yükselişini sürdürdü ve ABD işgücü piyasasında yaz aylarında yaşanan yavaşlamaya rağmen güçlü bir görünüm sergiledi.
Ağustos ayında 7.798,99 puan ile tüm zamanların en yüksek kapanışını gören endeks, UBS Global Wealth Management gibi kurumların yıl sonu S&P 500 hedeflerini 8.100 puana yükseltmesine neden oldu.
Endeksteki bu yeni iyimserlik dalgası, olağanüstü güçlü geçen şirket bilançoları sezonu ve yılın başında ABD ile İran arasında yaşanan gerilimin ardından artan Fed faiz artışı endişelerinin kademeli olarak azalmasından kaynaklandı.
Son haftalarda büyüme için bir diğer itici güç ise ABD işgücü piyasasının beklentilerin altında kalması oldu. İşe alımlardaki düşüşün Wall Street’te daha fazla artış beklentisini desteklemesinin nedeni, işgücü piyasası ile faiz oranları arasındaki uzun süredir devam eden ilişkidir.
Kötü Haber Neden İyi?
Şu anda S&P 500’ün yönünü etkileyen en önemli faktörlerden biri ABD işgücü piyasası. Endeksin rekor seviyeye ulaşmasından önce, yurtiçi işverenler için açıklanan zayıf veriler dikkat çekti.
Temmuz ayında ABD’de işverenler beklenmedik şekilde 23.000 kişilik istihdam kaybı yaşadı. Önceki iki ay için açıklanan istihdam artışları da toplamda 103.000 kişi aşağı yönlü revize edildi.
Böylece, önceki çeyrek boyunca işgücü piyasasının durumu, önceden düşünülenden çok daha zayıf bir tabloya büründü.
Ekonomistler işsizlik oranının %4,1 seviyesinde sabit kalmasını doğru tahmin etti ancak temmuz ayında 83.000 yeni istihdam bekleniyordu.
Eylül ayındaki Fed toplantısında faiz artışı ihtimali konuşulurken, işgücü piyasasındaki zayıf görünüm, yakın vadede şahin bir politika değişikliğinin daha az olası olduğunu gösteriyor.
Son veriler, eylül ayında 25 baz puanlık bir Fed faiz artışı ihtimalinin %30 olduğunu, faizlerin sabit kalma olasılığının ise son günlerde %70’e yaklaştığını gösteriyor. Bu da S&P 500 için daha fazla iyimserliğe işaret ediyor.
Yatırımcılar açısından Fed’in adımlarına bakıldığında, yüksek enflasyon ve güçlü işgücü piyasası gibi faktörler şahin adımları teşvik edebiliyor.
Ancak yatırımcılar için düşük faiz ihtimali, hisse senetleri gibi riskli varlıkların fiyatı üzerinde önemli bir etki yaratıyor. Bu nedenle, zayıf bir işgücü piyasası S&P 500’ün yükselişini destekleyici bir unsur olarak görülüyor.
ABD İstihdamında Sırada Ne Var?
ABD işgücü piyasası ile S&P 500 arasındaki ilişki güçlü. Özellikle endeksin en büyük şirketlerinden bazılarının son dönemde açıkladığı büyük işten çıkarmalar, işgücü üzerinde kalıcı bir etki yaratabilir.
Şu ana kadar Amazon, Cisco, Meta, Microsoft ve Oracle gibi S&P 500’ün yaklaşık %12’sini oluşturan beş şirket işten çıkarmalar açıkladı. Sadece 2026’nın ilk yarısında ABD teknoloji sektöründe yaklaşık 140.000 kişi işten çıkarıldı.
Kamu harcamalarında kesintiler, jeopolitik çatışmalar, gümrük vergileri ve yapay zekâ belirsizliği gibi faktörler, ABD’de istikrarlı bir pozisyon arayan yeni mezunlar arasındaki rekabeti artırdı. Son aylarda eklenen yeni pozisyonların aşağı yönlü revize edilmesinin ardından görünümde bir değişiklik işareti de yok.
Yurtdışına personel kaydırılması iç piyasada istihdamı azaltan bir unsur olsa da, 2026’da küresel gelirinin 434,99 milyar dolara ulaşması beklenen İş Süreçleri Dış Kaynak Kullanımı (BPO) sayesinde uzmanlığa erişimin artması, şirketlerin büyümesini ve istihdamı destekleyebilir.
S&P 500 yıl sonuna kadar 8.100 puana doğru yükselmeye devam ederse, şirketlerin gelecekteki büyüme planlarını kolaylaştırırken işgücü piyasasına da destek olabilir.
S&P 500’e Etkileri
Son aylarda ABD işgücü piyasasındaki zayıflık işaretleri, S&P 500’ün ağustosta yeni rekor seviyelere ulaşmasında kilit rol oynadı. Bu durum, çeşitli iç ve dış zorlukların, enflasyonun ve olası faiz artışlarının yatırımcı güvenini sarsabileceği bir ortamda yaşandı.
İleriye bakıldığında, endeksin yılı yine güçlü bir yükselişle kapatacağı öngörülüyor.
S&P 500’ün seyri büyük ölçüde Fed’in eylül toplantısının sonucuna bağlı olacak. Ancak para politikasında değişiklik olmama ihtimali yaklaşık %70 olarak öne çıkıyor. Yılın son aylarına yaklaşırken, sadece ağustos ayı ABD istihdam verilerinde güçlü bir toparlanma, yatırımcı endişelerinin yeniden ortaya çıkmasına neden olabilir.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: Benzinga