Avrupa’nın en büyük otomotiv üreticisi Volkswagen (VOW3), şirket tarihinin en büyük yeniden yapılanma programıyla karşı karşıya. Reuters’ın kaynaklarına göre CEO Oliver Blume, Emden, Zwickau, Hannover ve Neckarsulm fabrikalarında grup araçlarının üretiminin sonlandırılmasını da içeren planlarını denetim kuruluna sundu. Söz konusu belgede toplam kaç kişinin işten çıkarılacağına dair net bir sayı yer almazken, Manager Magazin’in içeriden aldığı bilgilere göre önümüzdeki yıllarda 100 bin kadar pozisyonun ortadan kaldırılması gündemde. Bu rakam, daha önce üzerinde anlaşılanın iki katı.
Çalışan temsilcileri ve siyasetçiler, bu planlara sert tepki gösterdi. IG Metall Başkanı Christiane Benner, VW işçi konseyi başkanı Daniela Cavallo ve IG Metall bölge başkanı Thorsten Gröger, son medya haberlerinin çalışanlarda huzursuzluk yarattığını belirtti. Ortak açıklamada, VW yasasına, ortak yönetime ve fabrikalara yönelik saldırıların sorumsuz tehditler olduğu vurgulandı ve bu tür planların hayata geçirilmesi halinde tüm güçleriyle karşı duracaklarını ifade ettiler.
Aşağı Saksonya Eyalet Başbakanı Olaf Lies, eyaletin fabrika kapatmalarını kolay bir çözüm olarak gören veya ortak yönetim sistemini sorgulayan hiçbir gelişmeye onay vermeyeceğini söyledi. Aşağı Saksonya, denetim kurulunda iki sandalye ve engelleyici azınlık hakkına sahip. SPD Hannover Başkanı Adis Ahmetovic ise planları “cepheden saldırı ve açık bir savaş ilanı” olarak nitelendirdi. Ahmetovic, Volkswagen yönetiminin artık kendini esas olarak işten çıkarma duyurularıyla öne çıkarmaya çalıştığını belirtti.
Daha sert maliyet kesintisi adımlarının, kısa süre önce hisselerinde milyarlarca değer kaybı yaşayan ana hissedar Porsche SE’nin desteğini alması bekleniyor. Bir kaynağa göre Blume, hafta başında planlarını üst düzey yöneticilere de sundu ve herkesin sorumluluk almasını sağlamak için yöneticilere imza attırdı. Yönetim, projenin şirket içinde de dirençle karşılaşacağının farkında.
Finansal piyasalarda ise bu girişim hisse fiyatlarında düşüşle karşılandı. VW hisseleri perşembe günü %3’ten fazla değer kaybederek 2010’dan bu yana en düşük seviyesine geriledi. Porsche SE hisseleri de 16 yılın en düşük seviyesini gördü. VW yatırımcılarından DekaBank’ın yöneticisi Ingo Speich, yüksek maliyetlerin sadece bir semptom olduğunu, asıl sorunun zayıf ürün talebi olduğunu ve bunun bu şekilde çözülemeyeceğini söyledi. Speich, Volkswagen’in cazip ürünler üretmesi gerektiğini, o zaman maliyet tartışmasının kendiliğinden çözüleceğini belirtti.
VW sözcüsü, Manager Magazin’in haberine ilişkin olarak şirketin iç ve gizli belgeler hakkında yorum yapmadığını, ilgili konuların yetkili komitelerde tartışılıp karara bağlanacağını ve bu sürecin önceden yönlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. Tüm VW Grubu’nun, markaları ve şirketleriyle birlikte köklü bir değişimden geçmesi gerektiği vurgulandı. Son aylarda yönetim kurulu, şirketi yeniden konumlandıracak bir gelecek planı üzerinde yoğun şekilde çalışıyor. Amaç, şirketi daha verimli ve yalın hale getirmek ve teknolojik sinerji potansiyelini tam anlamıyla kullanmak. Denetim kurulunun konuyu 9 Temmuz’da görüşmesi bekleniyor.
2024 sonunda Volkswagen, Almanya’daki VW markasında 35 bin kişilik işten çıkarma ve Audi ile Porsche’de ek istihdam azaltımı konusunda çalışan temsilcileriyle anlaşmaya varmıştı. Bir kaynağa göre, bu program sayesinde son yıllarda fabrika maliyetlerinde önemli bir düşüş sağlandı. Ancak o tarihten bu yana ekonomik koşullar belirgin şekilde değişti.
Avrupa’da Çinli otomotiv üreticilerinin agresif fiyatlandırmayla pazar payı kazanması, rekabeti önemli ölçüde artırdı. Avrupa Otomotiv Üreticileri Birliği (ACEA) verilerine göre BYD, Chery, SAIC ve Leapmotor gibi şirketlerin pazar payı bir yıl içinde iki katına çıktı. Buna ek olarak, ABD Başkanı Donald Trump’ın uyguladığı gümrük vergileri de ABD’deki işleri olumsuz etkiliyor. Özellikle Audi, ABD’de kendi üretimi olmadığı için bundan daha fazla zarar görüyor.
EKONOMİSTLERDEN YAPISAL REFORM ÇAĞRISI
Ekonomistler, yaklaşan işten çıkarmaları Alman sanayisinin rekabet gücündeki zayıflamanın ve Çin’den gelen artan rekabetin bir göstergesi olarak değerlendiriyor. Hamburg Commercial Bank başekonomisti Cyrus de la Rubia, Çin sanayisinin otomotiv, makine ve kimya gibi Almanya’nın temel sektörlerini adeta bir tsunami gibi vurduğunu söyledi. Federal hükümet sözcüsü, Almanya’da hiçbir fabrikanın kapanmaması için çaba gösterildiğini ancak nihai kararların şirketlere ait olduğunu belirtti. Şansölye Friedrich Merz ise hükümetin Almanya’daki şirketlerin fiyat rekabetçiliğini artırmak için çalıştığını defalarca vurguladı.
Aşağı Saksonya Başbakanı Lies, Avrupa düzeyinde görüşmeler yapılması çağrısında bulundu. Tüm üreticilerin baskı altında olduğunu belirten Lies, Avrupa’nın otomotiv üssü için ortak bir Alman stratejisine ihtiyaç olduğunu söyledi. Özellikle Çin’den gelen dramatik fiyat baskısı karşısında, Avrupa’daki üretimi, katma değeri ve istihdamı koruyacak çözümler bulunması gerektiğini ifade etti.
BLUME, SAVUNMA SANAYİSİ VE ÇİNLİ ARAÇLARI ALTERNATİF OLARAK GÖRÜYOR
Ancak fabrikaların hızla kapatılması beklenmiyor. Dört tesisteki üretimin birkaç yıl daha, bazı durumlarda 2030’lara kadar devam etmesi planlanıyor. Ayrıca VW yasası gereği, bir fabrikanın kapatılması için denetim kurulunda üçte iki çoğunluk gerekiyor; bu da çalışan temsilcilerine ve Aşağı Saksonya eyaletine önemli bir söz hakkı tanıyor. Blume, geçmişte fabrika kapatmak yerine daha akıllı çözümler olduğunu belirtmişti. Geçmiş mali yıl rakamlarını sunarken, savunma sanayisi şirketleriyle iş birliğinin bir seçenek olabileceğini söylemişti. Ayrıca, Çin pazarı için Çin’de geliştirilen araçların Almanya’da üretilmesi de gündemde. Bu seçeneğin özellikle, şu anda Almanya’daki en düşük fabrika maliyetine sahip olduğu belirtilen Zwickau fabrikası için geçerli olabileceği ifade ediliyor.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: marketscreener.com