Yaklaşık iki yıldır UniCredit CEO’su Andrea Orcel, Berlin’in kamuoyundaki itirazlarına rağmen Commerzbank’ı satın alma girişimlerini sürdürüyor. Şimdi ise Almanya Maliye Bakanı ile kritik bir görüşmeye hazırlanan Orcel’in, bu satın alma mücadelesinde güç dengesini kendi lehine çevirdiği görülüyor.
Alman yetkililerle yüz yüze görüşme çabaları aylarca sonuçsuz kalan Orcel, bu ay Maliye Bakanı Lars Klingbeil’in görüşmeye hazır olduğunu öğrendi. Davet beklemek yerine, pazartesi günü Klingbeil’e doğrudan bir e-posta göndererek görüşme talebini iletti. Konuya yakın bir kaynağa göre, 48 saat içinde davet aldı.
Tecrübeli bankacının ısrarı, Almanya’nın ekonomik modeli için kritik görülen bir bankanın kontrolünü elinde tutma çabalarıyla karşı karşıya geldi. Commerzbank, Avrupa’nın en büyük ekonomisinin belkemiğini oluşturan orta ölçekli şirketlere (Mittelstand) en fazla kredi sağlayan bankalardan biri. Siyasetçiler, UniCredit’in tekliflerine defalarca karşı çıktı.
Ancak ardı ardına gelen hükümetler, tutarlı bir yanıt geliştirmekte zorlandı. Koalisyon ortaklarının kendi aralarındaki çekişmeler, Almanya ekonomisini canlandırma çabaları ve aşırı sağcı AfD’nin yükselişiyle dikkatlerinin dağılması, bu sürecin uzamasına yol açtı.
Siyasetçiler, UniCredit’e karşı nasıl bir yol izleneceğini tartıştı. Ancak anlaşmayı engelleyecek açık bir yasal yol bulunmadığı için ne kadar ileri gidileceği konusunda fikir birliğine varılamadı ve pratik kısıtlamalarla karşılaşıldı.
Bazı siyasetçiler, devletin Commerzbank üzerindeki etkisini artırmak gibi daha sert adımlar atılmasını savundu. Diğerleri ise savunma gibi başka öncelikler varken ek harcamaların gerekçelendirilip gerekçelendirilemeyeceğini sorguladı.
14 eylülde yapılması planlanan görüşme, UniCredit’e yönelik direncin azaldığı bir döneme denk geliyor.
UniCredit’in, Commerzbank’ta yüzde 50’ye yaklaşan bir paya ulaşmasının ardından, Commerzbank’ın anlaşmaya karşı yürüttüğü kampanya zayıfladı. Temmuz ayında, Yönetim Kurulu Başkanı Jens Weidmann, aylar süren direncin ardından UniCredit ile görüşme önerdi.
Artık Commerzbank, UniCredit ve Berlin görüşmeye hazırlanırken, tartışmalar bir anlaşmanın engellenip engellenemeyeceğinden ziyade, anlaşmanın şartlarına odaklanıyor.
ORCEL’İN KARARLILIĞI BÖLÜNMÜŞ ALMANYA’YLA KARŞILAŞIYOR
Satın alma mücadelesi, Berlin’in finansal kriz döneminde aldığı Commerzbank hisselerinin bir kısmını eylül 2024’te satmasıyla başladı.
Hükümet yetkilileri, İtalyan bankasının alıcı olarak ortaya çıkmasını beklemediklerini belirtti. UniCredit, bu sürpriz yatırımı bir satın alma kampanyasına dönüştürdü ve payını artırdı.
Almanya Hohenheim Üniversitesi’nden bankacılık uzmanı Hans-Peter Burghof, olası satın alımı Alman “beceriksizliği” ve “farklı finansal kültürler arasındaki yanlış anlamalar” sonucu ortaya çıkan bir “kaza” olarak nitelendirdi.
“İtalyanlar bankacılık sistemlerini savunuyor, biz ise savunmuyoruz” dedi.
Almanya Maliye Bakanlığı, yorum talebine yanıt vermedi.
UniCredit ve Commerzbank’ın birleşmesi, euro bölgesinin en büyük iki ekonomisinde toplam varlıkları 1,3 trilyon euroyu (1,5 trilyon dolar) aşan bir banka yaratacak.
Bu anlaşma, Avrupa Merkez Bankası’nın uzun süredir savunduğu, Avrupa bankacılığında sınır ötesi birleşmelerin artırılması hedefine de uyuyor. Reuters’ın haberine göre ECB, işlemi onaylamaya yakın.
Politika yapıcılar, euro bölgesinde daha etkili rekabet ve finansal entegrasyon için daha büyük kurumlara ihtiyaç olduğunu belirtiyor.
Bu görüş, bazı yatırımcılar arasında da destek buldu. UniCredit’in iki yıl önce hissedar olarak ortaya çıkmasından bu yana, Commerzbank hisseleri üç kattan fazla, UniCredit hisseleri ise iki kattan fazla değer kazandı ve genel piyasaların üzerinde performans gösterdi.
Bununla birlikte, yabancı kontrol ihtimali, uzun süredir ülkenin finansal yapısının bir parçası olarak görülen bir kurumun geleceği konusunda bazı Alman siyasetçiler ve sendika temsilcileri arasında endişelere yol açtı.
Commerzbank, 25 binden fazla ticari müşteriye hizmet veriyor, 40 binden fazla kişiyi istihdam ediyor ve Almanya’nın dış ticaretinin finansmanında kilit rol oynuyor.
Zaman zaman Orcel’in yaklaşımı gerginlik yarattı.
Nisan ayında, Commerzbank’ın “mevcut gidişatının orta vadede hayatta kalmasını riske atacağını” söyleyen Orcel, ardından Alman bankasını eleştiren kısa süreli bir reklam kampanyası başlattı. Almanya’nın finansal düzenleyicisi BaFin müdahale ederek UniCredit’e bu kampanyayı durdurma talimatı verdi.
Buna rağmen Orcel, girişimlerinden vazgeçmedi.
Haziran 2025’te, Başbakan Friedrich Merz’e bir mektup yazarak yüz yüze görüşme talebinde bulundu.
Reuters’ın gördüğü mektupta Orcel, “Defalarca belirttiğim gibi, bu konuyu yüz yüze görüşmek istiyorum” ifadelerini kullandı.
Merz görüşmeyi kabul etmedi, ancak Orcel pes etmedi. Yatırımcılara ulaşarak anlaşmayı nasıl hayal ettiğini anlattı.
Şimdi birleşme görüşmeleri başlamak üzere, ancak bu süreç de bugüne kadarki satın alma mücadelesi kadar hararetli geçebilir.
Hatta Frankfurt’un silüeti bile tartışmanın bir parçası olabilir. Commerzbank, yeni bir kuleye taşınmayı kabul etti ve binanın sahibi perşembe günü yaptığı açıklamada, binadaki logonun hâlâ değişebileceğini söyledi.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: marketscreener.com