Teledyne, NASA’nın Roman teleskobu fırlatmasıyla uzaydaki sensör sayısını 1.000’e taşıdı

Uzaya yönelik görüntüleme sensörleri, odak düzlemi dizileri ve entegre kamera sistemleri alanında önde gelen tedarikçilerden Teledyne Space Imaging, NASA’nın Nancy Grace Roman Uzay Teleskobu’nun başarılı fırlatılmasıyla önemli bir kilometre taşını kutladı. Teleskop, 30 ağustosta Florida’daki Kennedy Uzay Merkezi’nden SpaceX Falcon Heavy roketiyle uzaya gönderildi.

Roman’ın fırlatılmasıyla birlikte, Hubble ve James Webb görevlerinde kullanılanlar da dahil olmak üzere, uzayda 1.000’den fazla Teledyne bilimsel görüntüleme sensörü bulunuyor. Teledyne’in sağladığı dedektör teknolojileri, Roman’ın iki ana bilimsel cihazını destekleyerek karanlık enerji, ötegezegenler ve çok çeşitli astrofiziksel olayların araştırılmasına olanak tanıyor. Bu son başarı, şirketin bilimsel, ticari ve kamuya yönelik uzay görevleri için ileri dedektör teknolojilerinde lider tedarikçi konumunu pekiştiriyor.

2018 yılında Teledyne, NASA’dan Roman görevi için 24 adet uçuş kalitesinde sensör çip montajı sağlamak üzere 23 milyon dolarlık bir sözleşme aldı; bu sayı daha sonra 28’e çıkarıldı. Teslim edilen her dedektör, kuantum verimliliği, düşük gürültü ve görüntü kalıcılığı gibi performans kriterlerini aşarken, cihazın spektral bant genişliğinde de yüzde 20’lik bir artış sağladı.

Görevin Geniş Alanlı Enstrümanı (WFI) için Teledyne, Roman’ın karakteristik odak düzlemini oluşturan H4RG-10 kızılötesi dedektör dizilerini tedarik etti. Bu, uzayda şimdiye kadar kullanılan en büyük kızılötesi odak düzlemi olma özelliğini taşıyor. Her bir dedektörde 4096 × 4096 formatında, 16 milyondan fazla piksel bulunuyor. Toplamda 18 H4RG-10 dedektörü, 300 milyonun üzerinde pikselden oluşan bir mozaik oluşturuyor ve bu benzersiz şekil, NASA tarafından seçilen Roman görevinin ikonik logosuna ilham verdi.

Teledyne ayrıca, Roman’ın Koronagraf Enstrümanı için üç adet CCD311-20 dedektörü sağladı. Bu cihaz, uzayda şimdiye kadar kullanılan en gelişmiş yüksek kontrastlı görüntüleme sistemlerinden biri olarak öne çıkıyor. Koronagraf Enstrümanı, hassas koronagraf maskeleri, şekil değiştirebilen aynalar, dalga cephesi algılama ve kontrol sistemleri ile elektron çoğaltıcı CCD teknolojisini bir araya getirerek yıldız ışığını bastırıyor ve çok daha sönük gezegen sistemlerinin doğrudan gözlemlenmesini sağlıyor. Bu teknoloji gösteriminin, gelecekte Dünya benzeri gezegenlerin doğrudan görüntülenebileceği yeni görevlerin önünü açması bekleniyor.

Teledyne Space Imaging Başkanı Megan Tremer, yörüngede 1.000’den fazla bilimsel, uzayda kullanılabilir görüntüleme sensörüne ulaşmanın şirket için gurur verici bir başarı olduğunu belirtti. Tremer, bunun görüntüleme teknolojisini geliştirme ve dünyanın en iddialı uzay görevlerini destekleme konusundaki uzun vadeli taahhütlerinin bir yansıması olduğunu vurguladı. Roman’ın bu hikâyede önemli bir yeni bölüm olduğunu ve evreni anlama yolunda yeni kapılar açacağını ifade etti.

Roman, NASA’nın en yeni amiral gemisi astrofizik gözlemevi olarak tasarlandı. Milyarlarca galaksiyi tarayacak ve uzak yıldız patlamalarını gözlemleyerek bilim insanlarının evrenin hızlanan genişlemesini tetikleyen gizemli güç olan karanlık enerjiyi araştırmasına yardımcı olacak. Görev kapsamında, güneş sistemimizin ötesinde daha önce bu ölçekte incelenmemiş binlerce ötegezegen ve gezegen sistemi de tespit edilecek. Roman, Hubble Uzay Teleskobu’nun kızılötesi gözlemlerinden yaklaşık 200 kat daha geniş bir görüş alanı sunuyor.

Bu ana hedeflerin ötesinde Roman, komşu galaksilerde yıldız oluşumundan uzak evrendeki süper kütleli kara deliklere, yıldız ve gezegen sistemlerinin doğduğu ortamların incelenmesine kadar çok çeşitli astronomik araştırmaları destekleyecek. Gözlemevi, ayrıca kendi güneş sistemimizdeki cisimlerin anlaşılmasına da katkı sağlayacak.

Roman, Teledyne’in dedektör teknolojisinde 40 yılı aşkın inovasyonunun bir ürünü olarak öne çıkıyor. Günümüzde Teledyne’in görüntüleme sensörleri, Hubble Uzay Teleskobu, James Webb Uzay Teleskobu, Euclid Uzay Teleskobu, ESA’nın Sentinel görevleri ile NOAA ve NASA’nın GOES programı dahil olmak üzere dünyanın önde gelen bilimsel ve Dünya gözlem görevlerinde kullanılıyor.

Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: stocktitan.net