Şam’ın tarihi kent merkezinde içilen bir fincan kahve, Suriye’nin dünya ekonomisine dönüşünün simgesi haline geldi.
Resmi bir hükümet hesabından paylaşılan bir videoda, Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şaraa, Merkez Bankası Başkanı Muhammed Safvat Raslan ile birlikte bir kafede Visa kartıyla ödeme yapıyor. Bu görüntü, Şam’ın ABD’nin terör listesinde çıkarılması kararını simgeliyor.
Paylaşımda, “Bu basit işlem 15 yıldan uzun süredir imkânsızdı” ifadelerine yer verildi.
Raslan, bunun “ülkeyi küresel ekonomik sistemdeki doğal yerine geri getiren tarihi bir adım” olduğunu söyledi.
Hangi yaptırımlar kaldırıldı?
ABD Dışişleri Bakanlığı, pazartesi günü Suriye’nin terör destekçisi olarak sınıflandırılmasına son verdi. Bu statü, 1979’dan beri yürürlükteydi.
Karar, temmuz ayında ABD Başkanı Donald Trump’ın Kongre’ye gönderdiği bildirimle başlayan 45 günlük bir incelemenin ardından yürürlüğe girdi.
Aynı dönemde Washington, Hayat Tahrir el-Şam’ı da özel bir küresel terör listesinden çıkardı. Söz konusu eski milis, Suriye’deki Esad rejiminin devrilmesine yol açan saldırının başını çekmişti.
Çoğu ABD yaptırımı daha önce kaldırılmıştı. Kapsamlı yaptırım programı 2025 ortasında sona erdi; aralık ayında ise Kongre, savunma harcamaları yasasına eklenen ve en sert ikincil yaptırımlar paketi olan Caesar Yasası’nı yürürlükten kaldırdı.
Ancak terör destekçisi statüsü, finansal işlemlere kısıtlamalar getiriyor ve bankalar ile yatırımcıları caydırıyordu.
ABD Hazine Bakanlığı, artık Amerikan finans kuruluşlarının Suriyeli müşterilere hizmet verebileceğini, Suriyeli bankalarla ödeme işlemleri yapabileceğini ve muhabir banka ilişkileri kurabileceğini doğruladı.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, “Bu adım, Suriye’ye ek yatırımları kolaylaştıracak ve böylece siyasi ve ekonomik istikrarı teşvik edecek” dedi.
Dubai merkezli gelişmekte olan piyasalar araştırma şirketi Tellimer, terör statüsünün sona ermesinin “fiilen yeniden yapılanma yatırımları için yeşil ışık” anlamına geldiğini belirtti. Özellikle bankalar, teknoloji ve telekomünikasyon şirketlerinin SWIFT sistemine yeniden erişimden fayda sağlaması bekleniyor.
Bununla birlikte, devrik diktatör Beşar Esad’ın yakın çevresi, insan hakları ihlalcileri ve captagon ticareti ağlarına yönelik önlemler yürürlükte kalmaya devam ediyor. Ayrıca Suriye, kara para aklama endişeleri nedeniyle G7’nin Mali Eylem Görev Gücü’nün gri listesinde yer almayı sürdürüyor.
AB nasıl tepki veriyor?
Brüksel, Suriye’ye yönelik yaptırımların kaldırılmasında büyük ölçüde ABD’nin çizgisini izliyor.
Avrupa Konseyi, mayıs 2025’te tüm ekonomik yaptırımları kaldırdı. Sadece güvenlik gerekçesiyle, örneğin halkın iç baskısında kullanılabilecek silahlar ve teknolojiler için kısıtlamalar devam ediyor.
Bu yıl AB daha da ileri gitti.
11 Mayıs’ta Konsey, 2011’den beri askıda olan AB-Suriye İşbirliği Anlaşması’nın tamamını yeniden yürürlüğe koydu. Ayrıca, iç savaş öncesinden bu yana ilk kez Şam ile üst düzey siyasi diyalog gerçekleştirildi.
Bir hafta sonra Konsey, eski rejimle bağlantılı kişilere yönelik yaptırımları haziran 2027’ye kadar uzattı; ancak yedi kurumu listeden çıkardı. Bunlar arasında, artık geçiş otoritelerinin kontrolünde olan İçişleri ve Savunma Bakanlıkları da bulunuyor.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: euronews.com