Uzun süredir eleştirmenler, hisse senedi piyasasında dar bir grup teknoloji devinin endeks getirilerinin büyük kısmını sürüklediğine dikkat çekiyordu. İkinci çeyrekte katılım artsa da bu genişleme uzun sürmedi; enerji fiyatlarındaki yükseliş ve finansal koşulların sıkılaşmasıyla tablo tersine döndü. Brent petrol fiyatı 108 dolara yaklaşırken, 30 yıllık ABD Hazine tahvili getirisi %5,246 seviyesinde. Piyasa katılımının yaygınlaşacağına dair beklenti zayıflıyor.
Fundstrat’ın notuna göre, eşit portföy ağırlıklı S&P 500 endeksi yükseliş trendini kaybetti. Tüketici, sağlık ve finans sektörleri zayıflarken, yarı iletkenler ve Muhteşem Yedili, SPX ve Nasdaq 100 endekslerini ayakta tutuyor.
Enerji Yeniden Yükselişte, Tahvil Getirileri Baskı Altında
Jeopolitik gelişmeler yeniden ön plana çıktı. İran destekli Husiler’in Yemen’in Kızıldeniz’deki Mocha limanını ele geçirdiği ve Hanish Adaları’na ilerlediği bildirildi. Bu durum, Bab el-Mandeb Boğazı üzerindeki baskıyı artırıyor. Küresel petrolün yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nda ise ciddi aksamalar yaşanıyor; çarşamba günü sadece yedi gemi geçiş yaptı.
Petrol ve tahvil getirileri arasındaki ilişki olağanüstü derecede sıkı. Brean Capital, 31 Ağustos’tan bu yana petrol ile Hazine tahvili getirileri arasındaki günlük korelasyonun 0,85 olduğunu hesapladı. Bu oran eylül boyunca devam ederse, İran savaşı başladığından bu yana en yüksek aylık ortalama olacak. Bu birlikte hareket, piyasaların daha şahin bir Fed’i fiyatlamasına neden oluyor.
Rotasyon Tuzağının Anatomisi
Bu kırılmanın en net görüldüğü yer ise küçük ölçekli hisselerdeki rotasyon. Son bir ayda iShares Russell 2000 ETF (IWM), State Street SPDR S&P 500 ETF’ye (SPY) kıyasla iki katından fazla değer kaybetti.
Piyasadaki genel kanı, küçük ölçekli hisselerin yaşadığı zorlukların değişken faizli borç ve faiz hassasiyetinden kaynaklandığı yönünde. Ancak Franklin Templeton’a göre bu sezgisel bir argüman olsa da tarihsel verilerle desteklenmiyor. Furey Research Partners’ın verilerine göre, Russell 2000 şirketlerinin yaklaşık üçte biri borcundan fazla nakit tutuyor. Endeksteki borcun neredeyse yarısı ise piyasa değerinin sadece %12’sini oluşturan şirketlerde yoğunlaşıyor.
Asıl belirleyici unsurun kazançlar olduğu öne sürülüyor. 2001-2025 döneminde S&P SmallCap 600 endeksinin fiyatı, kazanç büyümesini yakından takip etti. Küçük şirketler, stagflasyon baskısı altında mega şirketlerle rekabet edecek fiyatlama gücüne ve marjlara sahip değil.
Eski Liderler Yeniden Öne Çıkıyor
Nomura’ya göre, yarı iletken ve enerji hisselerinden oluşan portföyler yeniden en yüksek Sharpe oranına ve en güçlü performansa sahip sepetler arasında yer aldı. Bu dönüş, yapay zekâ yatırımlarında yaşanan darboğazların ardından, bilgi işlem ve bellek alanında yeniden pozisyon alma talebinin artmasını yansıtıyor.
Yakından takip edilen iShares Semiconductor ETF (SOXX), şu anda temmuz dip seviyesinin yaklaşık %11,5 üzerinde ve haziran zirvesinin %21’den fazla altında işlem görüyor.
Nomura Science & Technology fonunun eş yöneticisi Brad Warden, Barron’s’a yaptığı açıklamada, “Çok fazla kişi aynı tarafa geçmişti. Şimdi yıl sonuna girerken daha sağlıklı bir ortam oluştu” dedi. Warden, çip üreticilerinin “önümüzdeki dönemde yüksek nakit akışı yaratacağını ve hisselerini geri alacağını” savunuyor.
Asym Research kurucusu Rocky Fishman ise yarı iletkenlerin artık S&P 500’ün ortalama günlük hareketinin %60’ını oluşturduğunu belirtiyor. Bu da endeksin sağlıklı bir iç katılımdan ziyade eski liderlere dayandığını gösteriyor.
Yine de, talebin varlığına dair işaretler olsa da, Globalt Investments kıdemli portföy yöneticisi Thomas Martin, oynaklık risklerine dikkat çekerek yalnızca hafif yüksek portföy ağırlığıyla pozisyon aldığını belirtiyor. “Aşırı büyük pozisyon alırsanız ciddi kayıplar yaşayabilirsiniz” uyarısında bulundu.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: Benzinga