S&P 500 için üç senaryo: Kâr büyümesi yüzde 39’a kadar yükseliş getirebilir

S&P 500 için üç senaryo: Kâr büyümesi yüzde 39’a kadar yükseliş getirebilir

Son 12 ayda S&P 500 endeksindeki yükseliş, yatırımcıların aynı kâr için daha fazla ödemeye istekli olmasından ziyade, artan kâr beklentileri gibi dar ama sağlam bir temele dayandı.

Ritholtz Wealth Management CEO’su Josh Brown ve DataTrek’in kurucu ortağı Nick Colas’ın değerlendirmesine göre, bu ayrım gelecek döneme ilişkin öngörülerde merkezi bir rol oynuyor. Onlara göre, yükselişin büyüklüğü kadar kalitesi de önemli ve bu yükseliş şimdiye kadar heyecandan çok şirket kârlarına dayanıyor.

Yaklaşık 20 F/K oranında olan endekste, daha fazla yükselişin yolu büyük ölçüde analistlerin tahminlerini artırmaya devam edip etmeyeceğine ve faiz, petrol ile jeopolitik risklerin daha yüksek bir değerlemeyi haklı çıkaracak kadar azalmasına bağlı.

Brown ve Colas, önümüzdeki 12 ay için üç farklı artış senaryosu değerlendiriyor ve her birinin iyimserlikten çok kanıta dayalı olması gerektiğini vurguluyor.

Kârlar Devam Eder, Değerleme Sabit Kalır

Mevcut tabloya en uygun yorum oldukça net: Eğer piyasada kâr büyümesi devam ederse, değerleme çarpanında bir artış olmadan da yükseliş sürebilir.

Colas, S&P 500’ün çarpanı 20x civarında kalırsa, yukarı yönlü potansiyelin %6 ile %16 arasında olabileceğini belirtiyor.

Brown ise, “Çarpanda bir artış yok… Sadece mevcut çarpanı koruyoruz ama şirket kârlarındaki büyüme devam ediyor,” diyor.

Mevcut değerlemelerde hayal kırıklığına pek yer yok; ancak özellikle piyasa değeri yüksek şirketler güçlü performans göstermeye devam ederse, getiri için net bir yol var. Colas, bu yılki yükselişin “tamamen kârlardan” kaynaklandığını ve çoğu yıl analistlerin “yüksekten başlayıp tahminleri aşağı çektiklerini”, bu yıl ise yıl ortasında tahminlerin yükseltildiğini verilerle destekliyor.

Daha İyi Bir Sonuç Ne Zaman Mümkün?

Colas’a göre, orta senaryo %13 ile %28 arasında bir yükseliş anlamına geliyor ve bunun için hem kâr büyümesi hem de çarpanın 22x’e yükselmesi gerekiyor.

Brown ise, bunun harika olacağını ama en olası senaryo olmadığını, olasılık ile ihtimal arasındaki farka dikkat çekiyor.

Bu senaryoda jeopolitik, petrol ve değerleme bir zincir halinde birbirine bağlanıyor. Eğer çatışma riski azalır, enerji fiyatları geriler, enflasyon baskısı hafifler ve faiz oynaklığı yatışırsa, yatırımcılar her bir kâr doları için daha fazla ödemeye istekli olabilir.

Yapay Zekâ Testi: Hikâye Değil, Gelir

En iyimser senaryo ise, 24x çarpanla %12 ile %39 arasında bir yükseliş öngörüyor ve bu en zorlu ihtimal olarak öne çıkıyor. Colas, yapay zekâya olan ilginin sadece kodlama verimliliğiyle değil, tedarikçi ve müşteri tarafında ölçülebilir gelire dönüşmesi gerektiğini vurguluyor.

Bu görüş, ekonomist Bob Elliott’ın yakın zamanda Kellogg’s ile ilgili yaptığı ve nihai gelirin gerçek ekonomiden gelmesi gerektiğini savunduğu açıklamaya benziyor.

Yatırımcıların, tüm yapay zekâ ekosisteminde gelir yaratımı ve kurumsal müşterilerin yapay zekâ harcamalarına bağlı kârlar elde ettiğini görmesi gerekiyor. En iyimser senaryo imkânsız değil, ancak her şeyin yolunda gitmesi şart.

Colas, “Üç şeyin de doğru gitmesi gerekiyor. Güneş, ay ve yıldızlar; hepsi aynı anda hizalanmalı,” diyerek sözlerini tamamladı.

Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: Benzinga