Robinhood’un kendi Katman 2 ağı olan Robinhood Chain, temmuz başında Arbitrum tabanlı olarak tokenlaştırılmış hisse senetlerini barındırmak amacıyla hayata geçirildi. Ağustos sonu ve eylül başında, bu yeni ağın 24 saatlik işlem ücretleri Ethereum, Solana ve Tron’un toplamını geride bıraktı. 2 Eylül’de kullanıcılar, zincir üstü işlemler için toplam 4,45 milyon dolar işlem ücreti ödedi. Robinhood, Ethereum’un mutabakat maliyetleri ve Arbitrum’a ayrılan %10 pay sonrası bu tutarın 4,01 milyon dolarını elinde tuttu. İki gün sonra, işlem ücretleri 6,04 milyon dolara ulaşırken, Robinhood’un payı 5,44 milyon dolar oldu. Ağustos sonunda ise ağ, günlük 2,66 milyon dolar işlem ücretiyle Ethereum’un 1,57 milyon dolar ve Base’in 439 bin dolarlık seviyesini yaklaşık altı kat aştı. Bu performans, Base ve Stripe’ın Tempo ağı gibi kurumsal zincirlerle kıyaslanıyor. Bu hız sürdüğü takdirde, yıllık bazda yaklaşık 1 milyar dolarlık gelir potansiyeli oluşuyor. Robinhood’un ikinci çeyrek net kârı 573 milyon dolar seviyesindeydi.
Ancak bu rakamların arkasındaki dinamikler dikkatle incelenmeli. İşlem ücretlerindeki artışın ana nedeni, işlem hacmindeki büyümeden ziyade fiyatlardaki yükseliş oldu. Ağın taban işlem ücreti 0,02 gwei seviyesinden yaklaşık 23 kat artarken, dolar bazında ücretler %8.200 yükseldi. Buna karşılık, işlem sayısı yalnızca %36 civarında arttı. Yani, yeni kullanıcı akını yerine, her işlemin daha pahalı hale gelmesiyle bu liderlik elde edildi.
Üç Temel Etken
Bu yüksek işlem ücretlerinin arkasında üç ana unsur bulunuyor ve hiçbiri henüz kalıcı bir talebin göstergesi değil.
İlk olarak, bir işlem ücreti sübvansiyonu söz konusu. Robinhood, kendi Wallet uygulaması üzerinden yapılan takas işlemlerinin ağ ücretlerini karşılıyor. Lansmandan 29 Eylül gece yarısına kadar, uygulama içi takaslar ücretsiz sunuluyor. Üçüncü parti cüzdanlar ise tam ücret ödüyor. Dolayısıyla, zinciri “ücretsiz” olarak gören kullanıcılar, rekor seviyedeki fiyat artışından etkilenmedi.
İkinci olarak, memecoin odaklı bir launchpad ekonomisi öne çıkıyor. Robinhood’un ana hedefi olan tokenlaştırılmış hisse senetleri, merkeziyetsiz borsa hacminin yalnızca %3’ünü oluştururken, memecoin işlemleri günlük hacmin yaklaşık %85’ini kapsıyor. Aktivite, özellikle Pons launchpad ve GMGN gibi otomatik işlem botlarında yoğunlaşıyor. Son dönemde, üç uygulama zincirdeki uygulama gelirlerinin %93’ünü topladı.
Üçüncü olarak, bu aktivitenin dağılımı dikkat çekiyor. Ağustos sonrasındaki işlem artışı, binlerce bireysel yatırımcıya yayılmadı. Sekiz cüzdan adresi, ek talebin yaklaşık %79’unu oluşturdu. Bunlar arasında arbitraj yapan bir swap router, tek bir kaynaktan fonlanan bir mutabakat sözleşmesi ve toplu cüzdan işlemleri yer alıyor. Bu yüksek frekanslı, fırsatçı akış, kısa sürede Solana veya Base gibi diğer ağlara kayabilir.
Robinhood’un Elde Tuttuğu Gelir
Büyük işlem ücreti rakamları ile Robinhood’un kasasına giren tutar arasında da fark var. 4-6 milyon dolarlık “elde tutulan gelir”, zincir üstü maliyetler sonrası kalan işlem ücretlerini ifade ediyor. Ancak Robinhood’un Wallet kullanıcıları için üstlendiği ve açıklanmayan sübvansiyon maliyeti bu tutardan düşülmüyor. Çok daha yüksek olan brüt işlem ücreti (günlük 19-24 milyon dolar arası), ağırlıklı olarak üçüncü parti protokollere (Pons, GMGN, Uniswap) gidiyor. Başlangıçta hızlı artan toplam kilitli değer (TVL), yaklaşık 1,4 milyar dolardan 740 milyon dolara geriledi. Bu da, zincirdeki fonların daha çok spekülatif amaçla park edildiğini gösteriyor.
Tüm bu veriler, Robinhood Chain’in değersiz olduğu anlamına gelmiyor. Şirketin asıl varlığı, fonlanmış müşteri tabanı. Sübvansiyon ise, bu kitlenin zincir üstü davranışa dönüşüp dönüşmediğini test etmek için rasyonel bir yöntem. Ancak ücretsiz işlem ücretiyle ve botlarla sağlanan liderlik, henüz kullanıcıların geri dönüp ödeme yapmaya istekli olduğunu göstermiyor.
29 Eylül: Gerçek Test
Zincir, bugüne kadar tamamen sübvansiyonlu olarak çalıştı. Lansmanla birlikte ücretsiz işlem ücreti uygulaması devredeydi ve sübvansiyonsuz gerçek talep ölçülemedi. 29 Eylül itibarıyla, Wallet kullanıcıları ilk kez işlem ücreti ödemeye başlayacak.
Bu tarih, zincirin organik talebinin net şekilde test edileceği bir dönüm noktası olacak. DefiLlama üzerinden zincirin günlük elde tutulan gelirinin, sübvansiyon sonrası bir-iki hafta boyunca mevcut 4-6 milyon dolar bandında kalıp kalmadığı izlenecek. Eğer ücretler bu seviyede kalırsa, zincirdeki fırsatçı kullanıcılar ödemeye devam ediyor demektir. Ancak ücretler, fiyat artışının hacimden daha etkili olduğu dönemdeki seviyelere gerilerse, liderliğin sübvansiyon kaynaklı olduğu ortaya çıkacak.
Bu zamanlama, yatırımcılar için kritik. Üçüncü çeyrek finansal sonuçları ekim sonunda açıklanacak. Böylece, hem lansman sonrası ilk tam çeyrek hem de sübvansiyonun sona erdiği dönem aynı anda değerlendirilebilecek. Piyasa, zincir gelirlerinin hisse fiyatına etkisini net şekilde görecek. Önümüzdeki ay boyunca, işlem ücreti sıralamalarının gerçek kullanıcı aktivitesini mi yoksa değer yakalamayı mı gösterdiğine dikkat edilmeli. Robinhood, rekor aktivitenin ne kadarının gerçek kâra dönüştüğünü ve ücretsizden ücretliye geçişte ne kadarının kaybolduğunu açıkladığında, asıl fiyatlanacak veri bu olacak.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: ainvest.com