Fintek kredi aracısı Qfin’in ikinci çeyrek kârı, sektörde mayıs ve haziranda yaşanan iki büyük skandalın ardından finansman sıkıntısı nedeniyle iş hacmini küçültmek zorunda kalınca sert şekilde düştü.
Qfin’in geçen hafta açıkladığı verilere göre, ikinci çeyrekte net geliri yıllık bazda %32, çeyreklik bazda ise %9 azalarak 3,57 milyar yuan (491 milyon dolar) seviyesine geriledi. Net kârı ise yıllık %77, çeyreklik %54 düşüşle 401 milyon yuana indi. Bu düşüşte yeni kredi kullandırımlarındaki azalma, daralan faiz marjları ve yaklaşık 500 milyon yuanlık tek seferlik vergi gideri etkili oldu.
Çin’in özel fintek kredi sağlayıcıları ve kredi aracısı şirketleri son altı-yedi yıldır artan düzenleyici baskı altında zorlu bir dönemden geçiyor. Sektör, bu yıl yaşanan iki büyük skandalın ardından bankaların finansman sağlamaktan çekilmesiyle ciddi bir likidite sıkışıklığıyla karşı karşıya kaldı. Aynı zamanda düzenleyici denetimler de giderek artıyor.
Qfin ve benzeri şirketler için son dönemdeki sıkıntıların ilki, mayıs ayında CreditEase’in Heritvest iştiraki aracılığıyla ihraç ettiği 30 milyar yuanlık sabit getirili varlık yönetimi ürünlerinde anapara ve faiz ödemelerini askıya almasıyla başladı. Bu skandal, gölge bankacılık kanalları ve banka dışı kredi sağlayıcılarına yönelik kapsamlı bir düzenleyici soruşturmayı tetikledi. Çin ekonomisindeki yavaşlama da kredi büyümesini artırmayı daha riskli hale getiriyor.
CreditEase skandalının ardından düzenleyiciler, kurumlar arası denetimler ve gölge varlık ürünlerinin tasfiyesiyle müdahale etti. Bu gelişmeler, riskten kaçınan ticari bankaların çevrimiçi kredi aracısı şirketlere kredi limitlerini sıkılaştırmasına ve daha fazla teminat talep etmesine yol açtı. Qfin bu baskı altında, bankaları kaybetmemek için marjlarını ciddi şekilde düşürmek ve toplam kredi hacmini azaltmak zorunda kaldı.
Haziran sonunda ise, düşük kredi notlu tüketicilere odaklanan Juzi Digitech’in, kullanıcı kredi ödemelerini yasa dışı bir fon havuzuna aktardığı ortaya çıktı. Bu durum, ortak bankaların zarar etmesine ve yaklaşık 30 milyar yuanlık sorunlu varlığın açığa çıkmasına neden oldu. Sonuç olarak, ticari bankalar kredi aracısı şirketlerle iş birliğini daha da azalttı ve bu durum Qfin dahil tüm sektörü olumsuz etkiledi.
Qfin CEO’su Wu Haisheng, bilanço toplantısında haziran sonundaki likidite şokunun şirketi sert önlemler almaya zorladığını belirtti. İkinci çeyrekte müşteri kazanım harcamalarını kıstıklarını ve toplam kredi kullandırımı ile aracılık hacminin yıllık bazda dörtte bir oranında azaldığını söyledi. Haziran sonunda şirketin toplam kredi bakiyesi, bir yıl öncesine göre %23 daha düşük gerçekleşti.
Wu, “İkinci çeyrekte, sektörün daralmaya devam ettiği, düzenleyici gözetimin sıkılaştığı ve haziran sonunda ani bir likidite şokunun yaşandığı zorlu bir piyasa ortamında faaliyet gösterdik,” dedi. “Önümüzdeki dönemde sektörün uyum sürecinin devam etmesini, finansman koşulları ve risk yönetiminin baskı altında kalmasını bekliyoruz. Bu nedenle büyüme, risk ve sermaye tahsisi konusunda daha temkinli bir yaklaşım benimseyeceğiz.”
Qfin, bu olumsuz tabloya paralel olarak üçüncü çeyrekte düzeltilmiş net kârının yıllık bazda %73’e kadar düşerek 360 milyon yuana gerilemesini beklediğini açıkladı. Ayrıca yarıyıl temettüsünü de azalttı.
Rakip LexinFintech de likidite şokunun etkisini hissetti. Şirketin ikinci çeyrek geliri yıllık %11 düşüşle 3,19 milyar yuana, net kârı ise %80 azalarak 101 milyon yuana geriledi. Lexin’in toplam kredi bakiyesi de küçüldü ve yarıyıl temettüsünü iptal etti. Lexin, üçüncü çeyrekte zarar açıklayabileceği uyarısında bulundu.
Qfin, finansman ortamındaki ani bozulmanın yanı sıra, makroekonomik zayıflık nedeniyle borçluların temerrüde düşmesiyle de mücadele ediyor. 90 gün ve üzeri gecikmiş kredilerin oranı, geçen yılın aynı dönemine göre 86 baz puan artarak haziran sonunda %2,83’e yükseldi. Şirket, kredi alacakları için ayırdığı karşılıkları da %20 artırdı.
Qfin hisseleri, ikinci çeyrek raporunun ardından üç günde değerinin neredeyse dörtte birini kaybetti. Şirketin fiyat/kazanç (F/K) oranı şu anda sadece 2 seviyesinde. Sektördeki diğer şirketler de baskı altında; Lexin’in F/K oranı, son bilanço sonrası iki işlem gününde hisselerinin dörtte bir değer kaybetmesiyle 0,72’ye geriledi.
Mevcut durumda, yatırımcılar bu düşük çarpanları cazip bir fırsat olarak görmüyor. Aksine, bu düşük değerlemeler, Çinli çevrimiçi kredi aracılarının çok yönlü baskılar karşısında ayakta kalıp kalamayacağına dair derin piyasa şüpheciliğini yansıtıyor. Banka ortaklarının finansmanı çekmesi, kredi risklerinin artması ve düzenleyici baskının sıkılaşmasıyla platform operatörlerinin operasyonlarını küçültmekten başka seçeneği kalmıyor.
Qfin, devlet destekli kurumlara yönelik düşük riskli teknoloji hizmetleri geliştirerek işini yeniden inşa etmeye çalışabilir. Ancak bu alan da oldukça rekabetçi; büyük bankalar kendi dijital yeteneklerini geliştiriyor.
Qfin ve benzerleri bu tür zorlu piyasa koşullarına alışkın olsa da, yakın vadede iyileşme sinyali görünmüyor. Sektörün sıkıntıları devam edecek gibi görünüyor. Ayrıca, yeni bir skandal ya da ek düzenleyici sıkılaşma ihtimali, mevcut soğuk ortamı daha da zorlaştırabilir.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: Benzinga