Güney Kore sermaye çıkışı yarı iletken hisselerinde ek düşüş riskine işaret ediyor

Güney Kore sermaye çıkışı yarı iletken hisselerinde ek düşüş riskine işaret ediyor

Güney Kore’den yarı iletken hisseleri için uyarı sinyali geliyor.

Yarı iletken hisselerine yatırım yapanlar genellikle döviz piyasalarını yakından takip etmese de, son dönemde ABD dışındaki gelişmeler bu konuda dikkatli olunması gerektiğini gösteriyor.

Güney Kore wonu, son haftalarda Bank of Korea’nın faiz artırımlarına başlamasıyla birlikte ABD doları karşısında belirgin şekilde değer kazandı.

Normalde dolar-won kuru (USDKRW) ABD borsası yatırımcılarının fazla ilgisini çekmezdi. Ancak PHLX Yarı İletken Sektör Endeksi (SOX), haziran zirvesinden bu yana yaklaşık yüzde 20 gerilerken, dolar-won’daki düşüş, daha önce ABD’de yapay zekâ temalı işlemleri destekleyen Güney Kore kaynaklı para akışında bir değişime işaret ediyor olabilir.

Bu akımlar azalmaya devam ederse, yarı iletken hisselerinde daha fazla düşüş yaşanabilir.

Yılın ilk yarısında, yükselen dolar-won kuru yani zayıflayan won, çip hisselerindeki yükselişi yakından takip etti. Ancak hem dolar-won hem de yarı iletken sektörü yaklaşık aynı dönemde zirve yaptı.

O tarihten bu yana, dolar-won kuru belirgin şekilde geriledi. Yarı iletken endeksi de sert düşüş yaşadı ve S&P 500 endeksi kayıplarının çoğunu telafi etse de toparlanamadı.

Yabancı yatırımlarda artış

Mekanik olarak, yükselen dolar-won kuru ile yarı iletken rallisi arasındaki ilişki mantıklı. ABD’deki yarı iletken hisselerine yatırım yapmak isteyen Koreli yatırımcılar, won satıp dolar almak zorunda kalıyor ve bu da dolar-won kurunu yukarı çekiyor.

SOX ve dolar-won kuru aynı anda zirve yaptı.

ABD’li çip hisseleri yükselirken, Güney Kore’nin gösterge endeksi Kospi (KR:180721) de sert yükseldi. Bu hareket, ülkedeki yapay zekâ odaklı şirketler, özellikle Samsung Electronics (KR:005930) ve SK Hynix (SKHY) (KR:000660) tarafından desteklendi. SK Hynix kısa süre önce ABD’de de işlem görmeye başladı.

Bu gelişme tesadüf değildi; veriler, mart 2025’ten itibaren Güney Kore’nin ABD hisselerine yatırımında ciddi bir artış olduğunu gösterdi.

Macrobond verilerine göre, toplam varlıklar yaklaşık 300 trilyon won (190 milyar dolar) seviyesinden haziran 2026 itibarıyla 1.220 trilyon won (yaklaşık 800 milyar dolar) seviyesine yükseldi. Bu, dört kattan fazla bir artış anlamına geliyor.

Ancak temmuz ayında bu varlıklar yaklaşık 975 trilyon won’a (675 milyar dolar) geriledi; bu da haziran zirvesine göre yaklaşık yüzde 20’lik bir düşüşe işaret ediyor. Dolar-won kuru da temmuz sonundaki yaklaşık 1.442 seviyesinden 4 eylül itibarıyla 1.345’e gerileyerek yaklaşık yüzde 7’lik bir düşüş kaydetti.

Olası tetikleyici gelişme

Bunun olası bir nedeni, Bank of Korea’nın temmuz ortasındaki faiz artışı ve daha fazla sıkılaşma sinyaliyle birlikte yatırımcıların döviz pozisyonlarını yeniden ayarlamaya başlaması olabilir. Güney Kore’de yükselen faizler, wonu elde tutmayı daha cazip hale getiriyor.

Merkez bankası ağustos sonunda tekrar faiz artırdı. Dolar-won gerilerken ve ABD çip sektörü zayıflarken, bu durum Güney Koreli yatırımcıların ABD hisselerindeki pozisyonlarını azaltıp paralarını ülkeye geri getirdiklerini gösteriyor olabilir. Bu süreç, dolar satıp won almak anlamına geliyor ve dolar-won kurunda ilave bir baskı yaratıyor.

SOX ve Güney Kore yabancı yatırımı

Dolar-won’daki düşüş, sadece döviz piyasası ve merkez bankası politikası değişimiyle sınırlı olmayabilir. Aynı zamanda, mart ayındaki satış dalgası sonrası yarı iletken ve yapay zekâ işlemlerini destekleyen sermaye akışının tersine döndüğüne de işaret edebilir.

Dolar-won ve çip hisseleri yükselirken, Cboe Yarı İletken ETF Volatilite Endeksi de yukarı hareket etti. Ardından, dolar-won ve yarı iletken hisseleri yön değiştirince volatilite endeksi de geriledi. Bu durum, yarı iletken işlemlerini yönlendiren talebin bir kısmının opsiyon piyasası üzerinden gerçekleştiğini gösteriyor.

İmplied volatilite, dayanak hisse veya endeksle birlikte yükseldiğinde, bu durum alım (call) opsiyonlarına yönelik güçlü bir talep ve yukarı yönlü beklentiye işaret edebilir.

Dolar-won kuru ve Cboe Yarı İletken ETF Volatilite Endeksi

Karşı rüzgar ihtimali

İmplied volatilite zirve yaptıktan sonra, çip sektörü zayıf seyrini sürdürdü. Bu, yatırımcıların yukarı yönlü alım opsiyonlarına olan talebinin azaldığı ve yeni sermaye girişlerinin yavaşladığı anlamına gelebilir. Volatilite, opsiyon fiyatlamasında kilit bir unsur olup, opsiyonun vade sonuna kadar kullanılma olasılığını belirler.

Döviz piyasası, ekonomik büyüme ve para politikası değişimlerinin ötesinde, küresel likidite akışlarının da önemli bir göstergesi olabilir.

Yabancı sermayenin bu ilkbahar ve yaz dönemindeki yarı iletken yükselişini ne kadar desteklediği ancak geriye dönüp bakıldığında netleşecek. Eğer bu destek etkili olduysa, sonbaharda güçlü bir toparlanma beklentileri gerçekleşmeyebilir.

Daha da önemlisi, sektördeki mevcut pozisyonların çözülmesi gerekebilir ve bu da yarı iletken hisselerinde ilave düşüşlere yol açabilir.

Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: morningstar.com