Finans liderleri ve para politikası yapıcıları, bu hafta Kuzey Carolina’nın Asheville kentinde düzenlenen G20 toplantılarında bir araya geliyor. ABD’nin ticaret ortaklarına uyguladığı gümrük vergileri ve İran’a yönelik yaptırımların ana gündem maddeleri olması bekleniyor.
Toplantı öncesinde ABD-Kanada ticaret savaşı yeniden alevlendi ve kritik minerallere olan ilgi arttı.
Öte yandan, CNBC’ye konuşan kaynaklara göre Güney Kore’nin, ABD merkezli Coupang’a yönelik ayrımcılık iddialarını dikkate almaması, iki ülke arasındaki ilişkileri zora soktu. Bu durum, Seul’e karşı misilleme amaçlı gümrük vergilerinin gündeme gelme ihtimalini artırıyor.
Gümrük vergisi iadeleri, perakendecilerin son bilanço raporlarında öne çıkan bir tema oldu. Ancak tüm şirketler bu süreci aynı şekilde yönetmiyor. Bu da Wall Street’te belirsizlik yaratıyor.
Hazine Bakanlığı’nın, bu haftaki G20 toplantılarına bazı gazetecilerin katılımını engellediği bildirildi.
Ağustos ayının son günü yaklaşırken, Wall Street dalgalı da olsa kazançlı bir ayı geride bırakmaya hazırlanıyor. Ağustos ayında teknoloji sektörü öne çıktı; Nvidia, Microsoft ve Micron gibi şirketler önemli yükselişler kaydetti. Teknoloji ağırlıklı Nasdaq Composite ve S&P 500 endeksleri, ağustos ayında sırasıyla yaklaşık yüzde 4 ve yüzde 3 artış gösterdi. Bu da her iki endeksin son üç ayda ilk kez pozitif kapanış yapmasına zemin hazırlıyor. Dow Jones Sanayi Endeksi ise yaklaşık yüzde 2 yükselerek üst üste beşinci kazançlı ayını tamamlamaya hazırlanıyor. Ancak ayın sonu dalgalı geçebilir; İran’da yeniden başlayan çatışmaların ardından ABD borsalarında vadeli işlemler düşüşte.
İran’ın, ABD’nin Tahran’a bağlı Larak Adası’ndaki iki roket rampasını vurmasının ardından bugün Ürdün’deki iki ABD üssünü hedef aldığı bildirildi. Bu, ABD ile İran’ın bir aydan uzun süredir ilk kez karşılıklı saldırı düzenlemesi anlamına geliyor. ABD Merkez Komutanlığı’nın MS NOW’a doğruladığı pazar günkü ABD saldırıları, İran güçlerinin Hürmüz Boğazı’na deniz mayını taşıyan roketler fırlatmaya hazırlandığı endişesiyle gerçekleştirildi. Saldırıların ardından petrol fiyatları işlem gününde yüzde 3’ten fazla yükseldi. Trump ise cuma günü Venezuela ile 65 milyar varilden fazla petrol rezervinin kontrolünü içeren bir anlaşma açıkladı. Trump, bu anlaşmanın ABD vergi mükelleflerine herhangi bir maliyeti olmayacağını belirtti.
Teknoloji şirketlerinin yöneticileri uzun süredir ürünlerini dünyayı daha iyi bir yer haline getirme aracı olarak tanıtıyor. Ancak CNBC’den Ashley Capoot’un aktardığına göre, Amerikalılar giderek bunun tersini düşünmeye başladı. Yapay zekâya yönelik tepkiler, sosyal medyanın “Büyük Tütün” anıyla birleşince bu algı daha da güçlendi. Pew Research Center’ın yakın tarihli bir raporuna göre, Amerikalıların yarısından fazlası günlük yaşamda yapay zekâ kullanımının artmasından heyecan duymaktan çok endişe duyduğunu belirtti; bu oran 2021’de yüzde 37 idi. CNBC’nin ABD’li genç yetişkinlerle yaptığı bir ankette ise, yapay zekâ şirketlerinin yöneticilerine olan güvenin daha da düşük olduğu ortaya çıktı. Buna ek olarak, sosyal medya kullanımının gençler üzerindeki etkisine dair endişeler de artıyor. Meta, geçen hafta bir grup eyalet başsavcısı tarafından açılan sosyal medya bağımlılığı davasında yaklaşık 17 milyar dolarlık bir uzlaşmayı kabul etti. Daha önce Büyük Tütün’e karşı mücadele eden eski Mississippi başsavcısı Mike Moore, şimdi de eyalet başsavcılarına sosyal medya şirketleriyle olası bir ana uzlaşma üzerinde yardımcı oluyor.
Ekonomistler, pandemi sonrası ekonomik toparlanmayı uzun süredir “K” şeklinde tanımlıyordu. Ancak artık ekonominin şekli konusunda daha az fikir birliği var; bazıları “C” ya da “E” harfinin daha uygun olup olmadığını sorguluyor. Nobel ödüllü ekonomi tarihçisi Joel Mokyr’in CNBC’ye söylediğine göre, bu durum “harf çorbası” gibi hissettirebilir. Ekonominin durumunu harflerle tanımlama geleneği onlarca yıldır var. Bir resesyonun ardından ekonomiyi bir harfle tanımlamak yaygın olsa da, toparlanmanın yıllar sonrasında bu şeklin hâlâ tartışılıyor olması alışılmadık bir durum. Bugün bu tartışmanın sürmesi, ABD’de artan servet eşitsizliğine yönelik farkındalığın yükseldiğine işaret ediyor.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: cnbc.com