Tahvil piyasasında duyarlılık, 2018 sonundan bu yana en düşük seviyeye geriledi. Finom Group, bu durumun önümüzdeki yıl için Hazine tahvili getirileri açısından olumlu bir zemin oluşturabileceğini belirtti.
Finom Group’un tahvil duyarlılığı ölçümü, tarihsel olarak güçlü getirilere işaret eden seviyelere düştü. Verilere göre, NDR duyarlılık endeksi 24 seviyesinin altına indiğinde, Hazine tahvili vadeli işlemlerinde yıllık ortalama %13,19 getiri elde edildi. Şirket, tahvil piyasasındaki duyarlılığın 2024’teki yükseliş döneminden bile daha zayıf olduğunu ve kötümserliğin olağanüstü boyutlara ulaştığını vurguladı.
Ned Davis Research (NDR) Günlük Tahvil Duyarlılık Endeksi, 24 Ağustos itibarıyla 21,16 seviyesinde bulunuyor ve bu değer “Aşırı Kötümserlik” olarak tanımlanan 24 seviyesinin altında. Endeks, kısa süre önce 65-67 aralığından bu seviyeye geriledi.
Tarihsel verilere göre, NDR endeksi 24’ün altındayken Hazine tahvili vadeli işlemlerinde yıllık ortalama %13,19 getiri sağlanırken, bu dönemler Haziran 1984 ile 24 Ağustos 2026 arasındaki örneklemin yalnızca %5,05’ini oluşturdu. 24 ile 73 arasındaki duyarlılık seviyelerinde ise ortalama yıllık getiri %1,90 oldu ve bu aralık toplam sürenin %88,31’ini kapsadı. 73’ün üzerindeki “aşırı iyimserlik” dönemlerinde ise ortalama yıllık kayıp %6,88 olarak kaydedildi ve bu dönemler %6,64 oranında gerçekleşti.
Finom Group, mevcut aşırı kötümserliğin 2027’de yeni bir tahvil boğa piyasasının başlangıcı olabileceğini ve yatırımcıların 2028’de beklenen ekonomik zayıflık öncesinde pozisyon alabileceğini öngörüyor.
Tahvil piyasasının uzun vadeli tarafı, güçlü ekonomik büyüme ve yüksek reel getiri beklentileriyle baskı altında kalmaya devam ediyor. Seeking Alpha yazarı Sagar Agarwal ise, hızlanan yapay zekâ kaynaklı verimlilik artışının reel faizleri ve Hazine tahvili getirilerini yüksek tutabileceğini, bunun da iShares 20+ Year Treasury Bond ETF’i (TLT) gibi uzun vadeli varlıklar üzerinde baskı yaratabileceğini belirtti.
Agarwal, yapay zekâ kullanımının bir sonraki aşamasında önemli verimlilik artışları ve daha hızlı GSYH büyümesi bekliyor. Bu da büyüme ve reel faizlerin yükselmesine ve TLT üzerinde baskı oluşmasına yol açabilir.
Öte yandan, Finom Group’un analizine göre tahvil piyasasındaki düşüş beklentisi, tarihsel olarak güçlü getirilere zemin hazırlayan seviyelere ulaşmış durumda.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: Seeking Alpha