Eski döviz diplomatı: Japonya’nın yen müdahalesi Asya finansal krizini hatırlatıyor

Japonya’nın son dönemde yene destek amacıyla attığı adımlar, eski üst düzey döviz diplomatı Naoyuki Shinohara’ya göre, Asya finansal krizini hatırlatıyor. Shinohara, bu müdahalenin geleneksel koordineli müdahalelerden oldukça farklı olduğunu belirtti.

Bu ay Washington’un Tokyo’nun yenin değer kaybını durdurma çabalarına katıldığını açıklayan ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Japonya’ya gelecekteki müdahaleleri finanse etmek için ABD Hazine tahvili satmak yerine dolar swap hatlarını kullanmasını tavsiye etti.

Shinohara, bu durumun 1990’ların sonundaki Asya finansal krizini akla getirdiğini söyledi. O dönemde, ABD, Japonya ve Uluslararası Para Fonu (IMF), Tayland’ın döviz rezervlerini güçlendirmek için dolar likiditesi sağlamıştı.

Shinohara, “Bugünkü Japonya, Tayland’ın o zamanki durumundan çok uzakta. Ancak dinamikler rahatsız edici şekilde benzer” dedi. Shinohara, IMF’de genel müdür yardımcılığı yapmadan önce Japonya Maliye Bakanlığı’nda uluslararası ilişkilerden sorumlu bakan yardımcısı olarak görev almıştı.

Washington’un swap hatlarını kullanma ve tahvil satmaktan kaçınma çağrısının, o dönemin anılarını canlandırdığını belirten Shinohara, Reuters’a verdiği röportajda bu sürecin geleneksel koordineli müdahalelerden önemli ölçüde farklı olduğunu vurguladı.

Shinohara’ya göre, geçmişte koordineli müdahaleler, büyük ekonomiler arasında döviz hareketleri konusunda ortak bir değerlendirme ve G7 ülkelerinin açıklamalarıyla desteklenirdi. “Bu kez böyle bir sürecin yaşandığına dair bir işaret yok. Normalde G7’den ortak bir açıklama gelirdi, ancak henüz böyle bir şey görmedik” dedi.

Ayrıca, son müdahalenin alışılmadık bir şekilde merkez bankalarının neredeyse hiç yer almamasıyla dikkat çektiğini söyledi. Shinohara, “Koordineli müdahalede en önemli unsur mesajdır. Merkez bankaları olmadan verilen mesaj çok güçlü olmaz” dedi.

ABD’nin katılımının, Japonya’ya politika konusunda daha kararlı adımlar atması gerektiğine dair gizli bir mesaj taşıyan sembolik bir jest olduğunu belirten Shinohara, bu mesajın Japonya Merkez Bankası’nın (BOJ) faiz artışlarını hızlandırmasını da içerdiğini ifade etti.

Shinohara, BOJ’un mevcut yüzde 1 seviyesinden faiz oranlarını en az yüzde 1,5’e çıkarması gerektiğini düşündüğünü, ancak bir veya iki ek faiz artışının yenin değer kaybını tersine çevirmek için yeterli olmayabileceğini söyledi.

Bunun yerine, ABD’de büyümenin yavaşlaması veya Ortadoğu’da gerilimin azalması gibi dış faktörlerin, petrol ithalat maliyetini düşürerek yene destek olabileceğini belirtti.

Shinohara, “Kaçınılması gereken tek şey, yenin hızlı bir şekilde değer kaybetmesidir. Bir ülke, para birimi güçlendiği için batmaz. Sorun, para birimi aşırı zayıfladığında ortaya çıkar” dedi.

Shinohara, Asya finansal krizi sırasında Japonya Maliye Bakanlığı’nda küresel ekonomik politika yapımında yer almış ve 2007-2010 yılları arasında üst düzey döviz diplomatı olarak görev yapmıştı.

Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: marketscreener.com