Eski Beyaz Saray danışmanı: Kaliforniya servet vergisi eyalete kazandıracağından fazlasını kaybettirebilir

Eski Beyaz Saray ekonomi danışmanı Tomas Philipson, önerilen Kaliforniya servet vergisinin, eyalete beklenenden daha fazla vergi kaybı yaşatabileceğini belirtti.

Philipson, daha önce Ekonomik Danışmanlar Konseyi başkan vekili olarak görev yapmıştı. Fox Business kanalında katıldığı bir programda, Kaliforniya’da gündeme gelen servet vergisi teklifinin işletmeler, yatırımlar ve eyalet ekonomisi üzerindeki olası etkilerini değerlendirdi. Bu açıklamalar, belirli milyarderleri hedef alan ve kasım ayında oylanacak olan yüzde 5’lik tek seferlik servet vergisi önerisi olan Proposition 40’ın gündeme gelmesiyle yapıldı.

Servet Vergisi Ters Tepebilir

Philipson, varlıklı bireylerin bu teklife eyaletten ayrılarak veya yatırımlarını başka yerlere kaydırarak yanıt vermesi halinde, Kaliforniya’nın mevcut vergilerden elde ettiği geliri kaybedebileceğini savundu.

Philipson, “Diğer vergilerden çok daha fazla gelir kaybedecekler ve bu kayıp, yeni servet vergisinden elde edecekleri kazancı fazlasıyla gölgede bırakacak” dedi.

Ayrıca kapitalizmde servet yaratımını savunan Philipson, başarılı iş insanlarının, tüketicilere fayda sağlayan ürün ve hizmetler geliştirerek zenginleşebileceğini belirtti. “Tüketiciler, bu şirketlerin kazançlarına kıyasla yaklaşık 15 kat daha fazla fayda sağlıyor” diyen Philipson, başarılı şirketlerin hisselerine sahip olmanın da bireyler için avantajlı olabileceğini vurguladı.

Coinbase CEO’su Brian Armstrong, önerilen servet vergisi nedeniyle Kaliforniya’dan taşınmayı değerlendirdiğini açıkladı. Armstrong, 25 Ağustos’ta katıldığı bir podcast’te, “Taşınma konusunda her türlü seçeneği değerlendiriyoruz” dedi. Armstrong ayrıca, teklifin anayasaya aykırı olabileceğini ve insanların varlıklarına el konulmasının “derin şekilde Amerikan karşıtı” olduğunu savundu.

Kaliforniya’da Vergi Tartışması Büyüyor

Proposition 40’ın siyasi ve iş dünyasında tartışılmaya devam ettiği dönemde, Berkeley IGS tarafından yapılan bir ankette, muhtemel seçmenlerin yüzde 48’i teklife destek verirken, yüzde 41’i karşı çıktı ve yüzde 11’i kararsız kaldı.

Teklif, 1 milyar doların üzerinde varlığa sahip belirli mükelleflerden tek seferlik yüzde 5 vergi alınmasını ve bu gelirin ağırlıklı olarak sağlık hizmetlerine yönlendirilmesini öngörüyor.

Kaliforniya’daki siyasi liderler arasında da destekler bölünmüş durumda. Vali Gavin Newsom, eyalet düzeyindeki teklife karşı çıkarken, federal düzeyde bir servet vergisini destekliyor. Temsilci Ro Khanna ise Senatör Bernie Sanders ile birlikte teklife destek veriyor.

Varlıklı bireylerin muhalefeti de artıyor. Alphabet’in kurucu ortağı Sergey Brin, teklife karşı çıkarak karşı kampanyalara maddi destek sağladı.

Girişim Ekosistemi Endişeleri

Milyarder girişimci Mark Cuban, teklifin Kaliforniya’daki girişim ekosistemine zarar verebileceği uyarısında bulundu. Cuban, girişim kurucularının şirketleri milyar dolarlık değerlemelere ulaştığında “nakit fakiri, hisse zengini” olabildiğini belirtti. Servet vergisinin, kurucuları vergiyi ödemek için hisse satmaya veya borçlanmaya zorlayabileceğini, yatırımcıların ise Kaliforniya merkezli girişimlere destek vermekte daha isteksiz olabileceğini söyledi. Cuban, “Yatırım için Kaliforniya’da olmamayı ön koşul haline getireceğim” dedi.

Bu endişeler sadece girişimlerle sınırlı değil. Daha önceki haberlerde, vergi danışmanı David Lesperance, önerilen vergi öncesinde yedi çok zengin Kaliforniyalının eyaletten ayrıldığını belirtmişti. Girişim sermayedarı Chamath Palihapitiya ise Kaliforniya’da kalıp vergiyi ödemeyi planladığını açıkladı.

Varlıklı Kaliforniyalılar Ayrılığı Tartışıyor

Lesperance, bazı müşterilerinin kasım ayındaki oylama öncesinde Kaliforniya’dan ayrılmayı düşündüğünü, dördünün teklifin 1 Ocak’taki ikamet sınırından önce, üçünün ise sonrasında eyaletten ayrıldığını söyledi.

Palihapitiya ise teklife karşı olmasına rağmen Kaliforniya’da kalacağını belirtti.

Artan görüş ayrılıkları, önerilen verginin, Kaliforniya’nın en zengin sakinlerinden önemli gelir elde edip edemeyeceği ve bunun onları taşınmaya, yatırımlarını azaltmaya veya varlık yapılarını değiştirmeye teşvik edip etmeyeceği yönündeki daha geniş bir tartışmanın parçası haline geldi.

Philipson, kamu harcamalarıyla ilgili daha genel bir değerlendirmede de benzer bir argüman sundu. Asıl meselenin harcamaların nasıl finanse edildiği değil, harcama düzeyinin kendisi olduğunu belirten Philipson, devlet harcamalarının nihayetinde vergiler, borçlanma veya enflasyon yoluyla karşılanması gerektiğini ifade etti.

Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: Benzinga