Enerji şokunun ekonomik etkilerine dair artan endişeler ve büyük ekonomilerde para politikalarının farklılaşmasıyla birlikte, yatırımcıların ABD dolarına yönelmesi sonucu dolar çarşamba günü son iki haftanın en yüksek seviyesine ulaştı.
ABD ile İran, haftalardır yaşanan en ciddi çatışmanın ardından çarşamba günü yeniden savaş pozisyonuna geçti.
ABD ekonomisinin enerji şoklarına diğer büyük ekonomilere kıyasla daha az maruz kalması nedeniyle, petrol fiyatlarındaki artış genellikle dolara olan talebi artırıyor ve bu durum euro ve yen gibi para birimlerinin aleyhine işliyor.
Çoğu ekonomist, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) gelecek hafta beklenen faiz artışının ardından sıkılaşma döngüsünün sonuna yaklaştığını öngörürken, Fed’in ise 2027’de para politikasını daha da sıkılaştırmak zorunda kalabileceği riskinin arttığına dikkat çekiliyor.
Schroders kıdemli ekonomisti George Brown, “ECB’nin yıl sonuna kadar faiz artış döngüsünü tamamlamasını, Fed’in ise faiz artırımlarına yeni başlamasını bekliyoruz” dedi.
Brown, bu durumun faiz farklarını dolar lehine genişleteceğini ve yıl sonuna kadar euroda zayıflamaya yol açacağını belirtti. Ayrıca, Schroders’ın euroda zayıflama beklentisiyle pozisyon aldığını ve yıl sonunda euro/dolar paritesinin 1,10 seviyesine gerilemesini öngördüklerini ekledi.
Bununla birlikte, enflasyon ve ABD’nin mali görünümüne ilişkin endişelerle ABD Hazine tahvillerinde yaşanan satışlar, dolar üzerinde baskı oluşturabiliyor. Artan borç seviyesi ve kalıcı fiyat baskıları, ABD varlıklarının uzun vadeli cazibesine dair soru işaretleri yaratıyor.
Dolar endeksi, yen ve euro dahil bir para sepetine karşı doları ölçüyor ve yüzde 0,11 artışla 99,76 seviyesine yükseldi. Endeks, 17 ağustostan bu yana en yüksek seviye olan 99,808’i gördü. Euro ise yüzde 0,16 düşüşle 1,1575 dolara geriledi ve 20 ağustostan bu yana en düşük seviye olan 1,1570’i test etti.
ABD 10 yıllık gösterge tahvil faizi, kasım 2023’ten bu yana en yüksek seviye olan yüzde 4,812’ye kadar yükseldikten sonra yüzde 4,804’e çekildi. Japonya’nın 10 yıllık gösterge tahvil faizi ise salı günü 30 yıl sonra ilk kez yüzde 3 seviyesini aşmasının ardından çarşamba günü yüzde 3,01’e yükseldi.
CME Group’un FedWatch aracına göre, piyasalar eylül ayında Fed’in faiz artırma olasılığını yüzde 70 olarak fiyatlıyor. Bu oran bir hafta önce yaklaşık yüzde 40 seviyesindeydi.
DOLAR 160 YEN SEVİYESİNİN ALTINA GERİLEDİ
Japon yeni, dolar karşısında yüzde 0,45 değer kazanarak 159,50 seviyesine yükseldi. Yen, 31 temmuzdan bu yana en düşük seviyesini gördükten sonra, psikolojik olarak önemli olan 160 seviyesinin hemen üzerinde işlem gördü. Piyasalar, Japonya Merkez Bankası’nın (BOJ) faiz politikasını yakından izliyor.
BOJ Başkanı Kazuo Ueda, art arda faiz artırımlarının mümkün olabileceğini söyledi.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, BOJ Başkanı Kazuo Ueda ile yaptığı görüşmede, yenin zayıflığına karşı “kararlı” para politikası adımlarına güçlü destek verdiğini belirtti.
ABD ve Japonya’nın temmuz sonunda gerçekleştirdiği nadir ortak müdahale, kırılgan yen için kısa süreli bir rahatlama sağlamış ve para birimini 40 yılın en düşük seviyesi olan 163,99’dan uzaklaştırmıştı. Ancak o tarihten bu yana, yendeki kazanımların yaklaşık yarısı geri verildi.
IG piyasa analisti Tony Sycamore, Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimin azalması ve petrol fiyatlarındaki baskının hafiflemesi sağlanmadan yeni bir koordineli müdahale olasılığının düşük olduğunu belirtti.
Yeni Zelanda doları ise, ülkenin merkez bankasının politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 2,75’e çıkarmasına rağmen, dolar karşısında yüzde 1,01 değer kaybederek 0,5844 seviyesine geriledi. Analistler, piyasa katılımcılarının bu kararı beklenenden daha az şahin bulduğunu ifade etti.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: marketscreener.com