Coinbase, ABD’deki yerel topluluk bankalarını ve kredi birliklerini stablecoin ödemeleriyle buluşturmak için yeni bir adım atıyor.
10 Eylül’de Coinbase, ödeme şirketi Moov ile iş birliği yaparak ABD genelinde 1.000’den fazla topluluk bankası ve kredi birliğine stablecoin ödemelerini kabul etme, mutabakat sağlama ve fonlama imkânı sunacağını açıkladı. Bu iş birliğiyle, volatil kripto işlemleriyle bilinen bir borsa, geleneksel bankacılığın dijital dolarlarla ilk deneyimlerinde arka planda altyapı sağlayıcısı rolüne geçiyor.
Moov, halihazırda küçük ölçekli bankaları kart işleme ve anlık ödeme altyapılarına bağlıyor. Yeni anlaşma kapsamında, Moov’un mevcut altyapısına Coinbase’in saklama cüzdanları ve ödeme API’si entegre ediliyor. Böylece, topluluk bankalarında hesabı olan bir işletme, ana finansal kuruluşundan ayrılmadan USDC ile ödeme alabiliyor. Moov CEO’su Wade Arnold, işletmelerin stablecoin ile ödeme kabul etmeleri yönünde talepler aldığını, ancak şu anda bu işlemleri başka platformlara yönlendirmek zorunda kaldıklarını belirtiyor. Bu çözümle, küçük işletmeler daha düşük kart komisyonları ve hafta sonu veya tatil beklemeden anında gerçekleşen ödemelerden faydalanabiliyor.
Bu gelişme yalnızca bir ortaklık duyurusu olabilirdi; ancak Washington’da önümüzdeki hafta yaşanacaklar nedeniyle daha büyük bir anlam taşıyor.
Coinbase’in Hedeflediği Oylama
ABD’de stablecoin’lere ilişkin yasal çerçeve halihazırda mevcut. 2025’te kabul edilen GENIUS Act, ödeme stablecoin’lerinin kimler tarafından ve hangi rezerv koşullarıyla ihraç edilebileceğini düzenliyor. Ancak, kripto varlık piyasasının genel denetimini ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) ile Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu (CFTC) arasında nasıl paylaşılacağını belirleyecek olan Digital Asset Market Clarity Act henüz netleşmiş değil. Bu yasa tasarısı, 15 Eylül’de Senato’da kritik bir oylamaya sunulacak ve ilerlemesi için 60 oya ihtiyaç var.
Coinbase-Moov duyurusunun zamanlaması bu nedenle önemli. Büyük bankacılık birlikleri — American Bankers Association, Independent Community Bankers of America ve diğerleri — Clarity Act’in mevcut haline karşı çıkıyor. Bu kuruluşlar, dijital varlık şirketlerinin stablecoin’ler üzerinden faiz benzeri ödüller sunarak topluluk bankalarındaki mevduatları çekebileceğini savunuyor. Mevduat çıkışı endişesi, yasa yapıcılar arasında da yankı buluyor.
Bu gelişmeler ışığında Coinbase’in anlaşması, yalnızca bir ürün değil, aynı zamanda siyasi bir hamle olarak öne çıkıyor. Topluluk bankaları rakip değil, stablecoin hacmi üzerinden gelir elde eden ortaklar haline gelirse, stablecoin’lerin mevduatları çektiği yönündeki temel itiraz zayıflıyor. Bankalara ödeme altyapısında pay verildiğinde, yasa tasarısına karşı çıkan bir lobi, çıkarı olan bir paydaşa dönüşüyor. Bu da, ödeme altyapısının siyasi bir araç olarak yeniden konumlandırılması anlamına geliyor.
Ekonomik açıdan da benzer bir tablo var. Coinbase, USDC’nin bulunduğu her yerde bu stablecoin üzerinden gelir elde ediyor: Kendi platformunda tutulan USDC’nin faiz gelirinin tamamı Coinbase’e kalıyor, diğer USDC rezerv gelirleri ise ihraççı Circle ile paylaşılıyor. İkinci çeyrekte, Coinbase ürünlerinde tutulan ortalama USDC miktarı yaklaşık 20 milyar dolarla tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı ve dolaşımdaki USDC’nin %30’undan fazlasını oluşturdu. Stablecoin’ler binlerce bankanın kasasına girdiğinde, Coinbase ve Circle’ın getiri elde ettiği bu taban büyüyor ve bu artış, herhangi bir bireysel yatırımcı işlemi olmadan gerçekleşiyor. Bu model, Coinbase’in yatırımcılara sunduğu düşük marjlı, yüksek ölçekli çeşitlendirme stratejisinin bir yansıması.
Süreci Etkileyebilecek Unsurlar
İki önemli nokta öne çıkıyor.
Birincisi, anlaşmanın Coinbase’e doğrudan bir gelir yaratıp yaratmadığına dair herhangi bir açıklama yapılmadı. Bu adım, kısa vadeli bir kazanç değil, stratejik bir altyapı pozisyonu olarak değerlendiriliyor.
İkincisi, rekabet de aynı alana yöneliyor. Aralarında Goldman Sachs, Bank of America, Citi ve Deutsche Bank’ın da bulunduğu 21 küresel bankadan oluşan bir konsorsiyum, 2027’nin ilk yarısında kendi dolar stablecoin’ini piyasaya sürmeyi planlıyor. Bu hamle, büyük bankaların Circle-Coinbase USDC iş modeline rakip oluşturma çabası olarak öne çıkıyor. Ayrıca, 15 Eylül’deki oylamanın sonucu kesin değil; Cumhuriyetçiler 53 sandalyeye sahip olsa da, 60 oya ulaşmak için en az on Demokrat senatörün desteği gerekiyor.
Tüm bu gelişmeler, Coinbase hisselerinin zirve seviyelerine göre ciddi bir iskontoyla işlem görmesine neden oluyor. Hisseler eylül ortasında 172 dolar civarında seyrederken, son 52 haftanın en yüksek seviyesi 400 doların üzerindeydi. Kripto işlem hacminin düştüğü bir dönemde, şirketin yatırımcılara istikrarlı ve komisyon benzeri bir gelir akışı sunduğunu göstermek istemesi dikkat çekiyor. Bu ortaklık, bugünkü değeri ne olursa olsun, uzun vadeli bir stratejinin parçası olarak öne çıkıyor.
Buradaki temel soru, anlaşmanın bugünkü maddi değerinden ziyade, Coinbase’in kendisini bankalardan ayrı duran bir borsa olmaktan çıkarıp, bankaların üzerinde çalıştığı bir altyapı sağlayıcısına dönüştürüp dönüştüremeyeceği. Bu anlaşma, o dönüşüm için atılmış bir ön adım niteliğinde ve kritik oylamadan dört gün önce duyuruldu. Eğer Clarity Act kabul edilir ve topluluk bankaları stablecoin ekonomisine ortak olarak katılırsa, Coinbase bu dijital dolar işlemlerinden pay almaya devam edecek. Aksi takdirde, bankaların endişe ettiği mevduat çıkışı henüz yaşanmasa da, bu potansiyel şimdilik ertelenmiş olacak.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: ainvest.com