CLARITY Act düzenleyici netlik sağlıyor ancak operasyonel boşlukları kapatmıyor

CLARITY Act, dijital varlıklar için düzenleyici bir çerçeve oluşturmayı ve ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) ile Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu (CFTC) arasındaki sorumlulukları net şekilde ayırmayı hedefliyor. Düzenleme; kayıt, denetim, muhasebe ve saklama gibi alanlarda hükümler içeriyor. Ancak, şirketlerin faaliyetlerini nasıl uyumlu hale getireceği veya eski operasyonel süreçleri nasıl modernize edeceği konusunda bir yol göstermiyor.

Düzenleyici netlik ile operasyonel hazırlık, birbirinden tamamen farklı iki sorun olarak öne çıkıyor. Başkan French Hill tarafından 29 Mayıs’ta sunulan H.R. 3633 numaralı yasa tasarısı, dijital varlıklar için kapsamlı bir piyasa yapısı oluşturmayı amaçlıyor.

CLARITY Act oylaması 15 Eylül’de yapılacak. Yasa geçerse neler değişecek?

Yasa öncesinde SEC, neredeyse her token’ın menkul kıymet olduğunu iddia edebiliyor. CFTC ise yalnızca gerçekleşen dolandırıcılık vakalarına müdahale edebiliyor. Kripto borsaları için bir kayıt çerçevesi bulunmuyor ve kurumsal sermaye piyasada beklemede kalıyor.

Tasarının 401. maddesine göre, CFTC, dijital emtiaların spot işlemlerinde, bu işlemler CFTC’ye kayıtlı borsa, broker veya tüccarlar üzerinden gerçekleştiği sürece, münhasır düzenleme yetkisine sahip olacak. Ayrıca, bu şirketler için hızlandırılmış bir kayıt süreci öngörülüyor.

SEC ise, SEC’ye kayıtlı kuruluşlar üzerinden gerçekleşen izinli ödeme stablecoin’leri ve dijital emtia işlemlerinde dolandırıcılık ve manipülasyonla mücadele yetkisini koruyacak.

304. madde, hem SEC’ye hem de CFTC’ye kayıtlı olan aktörlerin çıkar çatışmalarını önleyici politikalar oluşturmasını zorunlu kılıyor. Ayrıca, iki kurumun çifte denetimi önlemek ve bilgi paylaşımını artırmak için bir mutabakat zaptı imzalaması gerekecek.

CLARITY Act’in göz ardı ettiği operasyonel boşluk

Yasanın düzenleyici çerçevesi, sermaye piyasalarının arka ofisinde yaşanan operasyonel yükleri çözmüyor. ABD ve Birleşik Krallık’ta operasyon, finans ve teknoloji alanlarında görevli 250 yöneticiyle yapılan bir ankete dayanan AutoRek raporu, artan işlem hacmi, yeni varlık sınıfları, veri parçalanması ve yetersiz yapay zeka entegrasyonu nedeniyle ciddi bir baskı oluştuğunu ortaya koyuyor.

Katılımcıların %85’i, işlem hacminin eski sistemlere dayalı süreçlerden daha hızlı büyümesi nedeniyle ölçeklenebilirlik sorunları bekliyor. Dijital varlıklarla çalışan şirketlerin %59’u, diğer varlık sınıflarına kıyasla orantısız derecede yüksek operasyonel karmaşıklık yaşadıklarını bildiriyor.

Ayrıca, katılımcıların %41’i veri entegrasyonu ve uyumluluğunu en büyük operasyonel zorluk olarak görüyor. Şirketler, manuel süreçler ve elektronik tablolar nedeniyle operasyonel bütçelerinin ortalama %15,9’unu düzeltme işlemlerine harcıyor.

Firmaların %98’i bir şekilde yapay zeka kullanıyor olsa da, yalnızca %14’ü bu teknolojiyi operasyonlarına tam olarak entegre etmiş durumda. Bu bulgular, daha çok işletme modellerini ilgilendiriyor; düzenleyici kurumların yetki alanının dışında kalıyor.

Bir piyasa yapısı yasası, düzenleyici kategorileri ve yükümlülükleri tanımlayabilir; ancak veri entegrasyonunu, manuel iş akışlarının otomasyonunu veya farklı sistemler arasında veri uyumunu kendiliğinden sağlamaz.

Yasanın altyapıya temas ettiği noktalar

Buna rağmen, tasarıda operasyonel altyapı açısından önemli hükümler de yer alıyor. 305. madde, broker, tüccar, transfer acentesi ve yatırım danışmanlarının mevcut muhasebe yükümlülükleri kapsamında blok zinciri kayıtlarını kullanmasına olanak tanıyacak. Ancak bunun için, yasanın yürürlüğe girmesinden itibaren 180 gün içinde SEC tarafından bir düzenleme yapılması gerekecek.

402. madde ise, vadeli işlem tüccarlarının dijital müşteri varlıklarını nitelikli saklama kuruluşlarında tutmasını zorunlu kılıyor. Kongre özeti ayrıca, muhasebe gereklilikleri ve müşteri varlıklarının karıştırılmasının yasaklanmasına ilişkin hükümleri de içeriyor.

Bu hükümler, saklama ve muhasebe gibi belirli konuları ele alıyor; ancak AutoRek anketinde öne çıkan veri entegrasyonu veya manuel süreçlerle ilgili genel bir çözüm sunmuyor.

CLARITY Act kabul edilirse, dijital emtialar için yasal bir çerçeve ve SEC ile CFTC arasında net görev dağılımı oluşacak. Saklama, şeffaflık ve piyasa aracılarına yönelik yükümlülükler belirlenecek.

Ancak, sektör liderlerinin dile getirdiği veri entegrasyonu ve ölçeklenebilirlik sorunlarına yönelik ayrıntılı bir operasyonel model sunmuyor. Düzenleyici netlik ile operasyonel modernizasyon, birlikte ilerleyebilse de, iki ayrı görev alanı olarak kalmaya devam ediyor.

Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: cryptonews.com