Cardano ve Solana, zincir üstü yönetişimde seçmen ilgisizliğinin bedelini gözler önüne seriyor

Cardano ve Solana, zincir üstü yönetişimde iki farklı yaklaşımı test ediyor. Cardano, seçmen katılımının eksikliğinin maliyetini doğrudan ortaya koyarken; Solana, daha fazla yetkiyi varsayılan temsilcilere devrederek bu temsilcilerin kendi ekonomik çıkarlarını öne çıkarabileceği bir yapı sunuyor.

Cardano’nun anayasal komite yenileme süreci, hem yetki devredilmiş temsilciler (DRep) hem de stake havuzu operatörlerinin ayrı ayrı onayını gerektiriyor. Solana ise, doğrulayıcıların kendilerine devredilen aktif stake ile yönetişim oylaması yapmasına izin veriyor; bireysel staker’lar bu tercihi geçersiz kılmadıkça doğrulayıcılar oy hakkını kullanabiliyor.

Her iki ağda da eş zamanlı yürütülen oylamalar, bu farkı net şekilde ortaya koyuyor.

Cardano’da Acil Yönetişim Riski

Cardano, daha acil bir riskle karşı karşıya. 26 Ağustos’ta alınan bir anlık görüntü, komite yenileme desteğinin hem DRep’ler hem de stake havuzu operatörleri arasında gerekli eşiklerin altında kaldığını gösterdi. Bu durum, dört komite döneminin yerine yenileri atanamadan sona ermesi olasılığını doğuruyor.

Solana ise, doğrulayıcıları varsayılan oy temsilcisi yaparak katılım darboğazını azaltıyor. Ancak mevcut yönetişim oylaması, bu modelin getirdiği ödünleşimi de ortaya koyuyor: Hiçbir işlem yapmayan staker’lar, doğrulayıcıların kendi ekonomik çıkarlarıyla çakışabilecek tekliflerde, stake’lerinin oy hakkını bu doğrulayıcılara bırakmış oluyor.

Her iki sistem de aynı temel sorunu farklı açılardan ele alıyor. Cardano, pasif seçmenleri sessiz bırakırken; Solana, mevcut temsilcinin onlar adına konuşmasına izin veriyor.

Cardano’da Yönetişim Riski Ölçülebilir Hale Geldi

26 Ağustos’ta erişilen bir DRepTalk anlık görüntüsüne göre, Cardano’nun 2026 Anayasal Komite Güncellemesi teklifine DRep desteği %43’te kaldı; gerekli eşik ise %67. Stake havuzu operatörlerinin desteği ise %15,1 ile %51’lik gerekliliğin oldukça altında.

Her iki grubun da kendi eşiğini bağımsız olarak aşması gerekiyor. Bir grubun yüksek katılımı, diğerindeki eksikliği telafi edemiyor.

Oylamanın sonucu sabit bir sonuca bağlı: Dört komite dönemi, 799. epoch’ta sona erecek. Maksimum dönem uzunluğu nedeniyle, yenilemelerin 653. epoch’ta hayata geçirilmesi gerekiyor. Yayınlanan materyaller, ilgili son tarihi 1 Eylül olarak gösteriyor.

Teklifin başarısız olması halinde, Cardano’da aktif komite üye sayısı üçe düşecek. Bu sayı, komiteye bağlı yönetişim işlemleri için gereken beş üyelik asgari sınırın altında kalıyor.

Cardano’nun iki haftası var; dört komite koltuğu boşalırken yönetişim kilitlenmesini önlemesi gerekiyor.

Bu durum, blok üretimini veya tüm ağı durdurmayacak. Ancak komite, yeterli üye sayısına ulaşana kadar onay gerektiren işlemleri gerçekleştiremeyecek.

Intersect, böyle bir aksaklığın Dijkstra güncellemesinin zamanlamasını etkileyebileceği uyarısında bulundu. Ancak bu, otomatik olarak bir gecikme anlamına gelmiyor.

Cardano’nun tasarımı, hareketsizliğin maliyetini açıkça ortaya koyuyor. Yönetişim sistemi, iki ayrı grubun yeterli desteği göstermesini şart koşuyor. Bu da hem bağımsızlığı koruyor hem de yetersiz katılımın sürekliliği engelleme riskini ikiye katlıyor.

Solana Katılım Riskini Azaltıyor, Temsil Sorunu Ortaya Çıkıyor

Solana’nın modeli, doğrulayıcıların kendilerine devredilen stake ile oy kullanmasına izin vererek katılım yükünü azaltıyor.

Uygun staker’lar, doğrulayıcının tercihini kendi stake hesapları için geçersiz kılabiliyor. Bu durumda, ilgili stake doğrulayıcının toplamından çıkarılıp doğrudan staker’ın seçimine ekleniyor.

Bu mekanizma, SOL’un daha hızlı dezenflasyonunu destekleyen SGP-0002 teklifinde de aktif olarak kullanıldı.

26 Ağustos tarihli Validator Info anlık görüntüsünde, 83,66 milyon SOL “Evet”, 12,01 milyon “Hayır”, 8,32 milyon ise “Çekimser” olarak oylandı. Kararlı oylar arasında destek oranı %87,45 seviyesinde.

Doğrudan delege geçersiz kılmaları gözlemlense de, yaklaşık 104 milyon SOL’luk toplam oy içinde bu miktar oldukça küçük kaldı. Validator Info, 308 delege seçmeni listelerken, toplam oy ağırlığının yalnızca küçük bir kısmı doğrudan yeniden atandı.

Bu da geçersiz kılma mekanizmasının kullanıldığını, ancak pasif delege sahiplerinin büyük çoğunluğunun henüz müdahale etmediğini gösteriyor.

Bu soru, doğrulayıcıların oylanan politika üzerinde ekonomik çıkarı olduğunda daha da önem kazanıyor.

Solana Company, halka açık bir SOL hazinesi şirketi olarak, SGP-0002 teklifine zamanlama ve politika istikrarı gerekçesiyle karşı çıktı. İkinci çeyrek raporunda, toplam 2,526 milyon dolarlık gelirin 2,512 milyon doları staking gelirinden oluştu; bu da çeyreklik gelirin yaklaşık %99,4’ünün staking’den geldiğini gösteriyor.

Teklif edilen politika, yıllık dezenflasyonu %15’ten %30’a çıkararak, altı yıl içinde yaklaşık 18,9 milyon SOL’luk ihraç azalması öngörüyor. Böylece ağ, terminal %1,5 enflasyon tabanına yaklaşık 2,8 yılda ulaşacak; mevcut durumda bu süre 5,7 yıl.

Bu veriler, ekonomik bir maruziyeti ortaya koysa da, şirketin oyunun tamamen finansal teşviklerle belirlendiğini veya usulsüzlük yapıldığını kanıtlamıyor. Staker’lar, doğrulayıcı tercihini geçersiz kılma hakkını koruyor.

Solana’da Kural Belirsizliği Ek Bir Katman Yaratıyor

Solana’daki oylama, geçerli kabul kriterleriyle ilgili çelişkili açıklamalar nedeniyle daha da karmaşık hale geliyor.

Solana yönetişim SSS’si, ağ stake’inin üçte birinin katılımını ve katılan stake’in üçte ikisinin “Evet” oyu vermesini şart koşuyor. Yönetişim teklifi deposu ise herhangi bir yeterlilik şartı olmadığını, “Evet” oylarının, “Evet” ve “Hayır” toplamının üçte ikisini aşması gerektiğini, “Çekimser” oyların hariç tutulduğunu belirtiyor.

Depo kuralına göre, mevcut oylama destek eşiğini aşıyor. SSS ve Validator Info’ya göre ise katılım üçte birin altında kalıyor.

Bu durum, aynı oylamanın iki farklı şekilde yorumlanmasına yol açıyor ve geçerli kural netleşene kadar sonucun değerlendirilmesini zorlaştırıyor.

Olumlu bir sonuç alınsa bile, SOL ihraç politikası hemen değişmeyecek. SGP-0002, politika yönünü belirleyecek; ancak temel SIMD-0550 teklifinin uygulanması ve mutabakatı için ek adımlar gerekecek.

Her İki Sistem de Seçmen İlgisizliğinin Maliyetini Yeniden Dağıtıyor

Mevcut oylamalar, delege etmenin katılım riskinin biçimini değiştirdiğini, ancak tamamen ortadan kaldırmadığını gösteriyor.

Cardano’da seçmenler oy kullanmadığında maliyet doğrudan ortaya çıkıyor. İki grup, sabit bir son tarih öncesinde gerekli eşiklerin altında kalıyor ve komite kapasitesi riske giriyor.

Solana ise, doğrulayıcıların pasif sahipleri temsil etmesine izin vererek bu riski azaltıyor. Ancak bu model, gözetim sorumluluğunu artırıyor. Delegeler, stake’leriyle oy kullanan temsilcileri izlemeli ve tercihler ayrıştığında müdahale etmeli.

Bu nedenle Cardano, kısa vadede daha somut bir yönetişim tehdidiyle karşı karşıya. Solana ise, temsil ve teşvik uyumu konusunda uzun vadeli bir soru işareti yaratıyor.

Önümüzdeki sonuçlar bu farkı daha da belirginleştirecek. Cardano, DRep’ler ve stake havuzu operatörlerinin komite son tarihinden önce harekete geçip geçemeyeceğini belirleyecek. Solana ise, SGP-0002 için hangi oylama kuralının geçerli olduğunu ve delege geçersiz kılmalarının nihai ağırlığını netleştirmek zorunda.

Her iki sistem de, zincir üstü yönetişimin, çoğu token sahibinin katılım göstermemeyi tercih ettiği bir ortamda etkinliğini koruyup koruyamayacağı sorusuna farklı açılardan yanıt arıyor.

Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: cryptorank.io