Bitcoin (BTC) ekosisteminde “fork” (çatallanma), zincirin bölünmesiyle birlikte orijinal coin’i elinde bulunduran herkesin yeni zincirde de karşılık gelen coin’lere sahip olması anlamına geliyor. Bu durum genellikle, elde edilen yeni coin’lerin satılabilmesiyle “bedava para” olarak görülüyor. Ancak BIP-110 çatallanmasında, bu kez coin sahiplerinin satabileceği bir piyasa veya fiyat oluşmadı. Asıl dikkat çekici olan da bu eksiklik; bu durum, ortaya çıkan varlığın niteliği hakkında önemli bir gösterge sunuyor.
BIP-110, “Reduced Data Temporary Softfork” (Azaltılmış Veri Geçici Softfork) olarak biliniyor. Bir yıl süreyle, Bitcoin işlemlerinde ödeme dışı verilerin (örneğin inscription’lar, Ordinals ve BRC-20/Runes token’ları) blok alanında kapladığı yeri sınırlamayı hedefliyordu. Destekçiler, bu adımı Bitcoin’in para işlevini korumak, spam’ı azaltmak, düğüm maliyetlerini ve işlem ücretlerini düşürmek olarak savundu. Eleştirmenler ise tam tersini düşündü; en yüksek sesle karşı çıkanlar arasında Michael Saylor ve Adam Back yer aldı. Saylor, ağın içerik denetimi yapmasına izin veren bir kuralın, geçerli ve ücret ödeyen işlemleri de geçersiz kılabileceğini ve mutabakat değişiklikleri için tehlikeli bir emsal oluşturabileceğini belirtti.
“Soft fork” terimi burada kritik, çünkü bu tür güncellemeler yalnızca ağın yeterli kısmı desteklerse hayata geçebiliyor. BIP-110 için, madencilerin en az %55’inin ağustos ayı içinde destek sinyali vermesi gerekiyordu. Ancak bu oran yalnızca yaklaşık %2,5’te kaldı. Ağın kendi kuralları gereği, teklif kabul edilmedi.
Sonrasında yaşananlar, “fork” kavramının ne kadar esnek olabileceğini gösterdi. Bitcoin Knots yazılımı etrafında toplanan küçük bir düğüm operatörü grubu, Luke Dashjr liderliğinde, daha sıkı kuralları uygulamaya devam etti. 8 Ağustos’ta 961.632 numaralı blok civarında, bu düğümler BIP-110 sinyali taşımayan blokları reddetmeye başladı ve azınlık bir zincir oluştu. Bu zincir yaklaşık sekiz saatte iki blok üretebildi ve ardından sessizliğe büründü. Bitcoin’in toplam hesaplama gücünün yaklaşık %99,85’i ana ağda kalmaya devam etti. Madencisi, likiditesi ve borsası olmayan bir zincir ise kendi başına varlığını sürdüremiyor.
Ancak bu grup pes etmedi. Eylül başında, Bitcoin’in Proof of Work (PoW) mekanizmasını tamamen terk ederek, SHA-256 yerine sıradan bilgisayarların da madencilik yapabileceği BLAKE2b algoritmasına geçti ve blok boyutunu 300 KB’ye düşürdü. Yeni kurallarla ilk blok, 961.640 yüksekliğinde tek bir operatör tarafından üretildi. Yani, madencilerin desteğini alamayan teklif, baştan sona yeni ve bağımsız bir coin’e dönüştü.
Bu yeni coin’in en dikkat çekici yanı ise, herhangi bir büyük merkezi borsada işlem görmemesi. CoinGecko ve CoinMarketCap’te bir ticker’ı bulunmuyor. Hiçbir büyük cüzdan veya Lightning uygulaması destek sözü vermedi. Geliştiriciler, KYC gerektiren platformlardan uzak duracaklarını ve coin’in borsalar yerine mal ve hizmet karşılığında edinilmesini teşvik edeceklerini belirtiyor.
Dolayısıyla, çatallanmanın fiyatının dalgalandığına dair haberler gerçeği tam yansıtmıyor; ortada gerçek bir piyasa yok. Hiçbir borsada veya endekste bulunmayan bir fiyat, volatil bir varlık değil, arkasında talep olmayan bir iddia anlamına geliyor. Borsalardan gelen “yüksek risk” uyarıları ise, piyasanın bu zinciri tanımadığını açıkça ortaya koyuyor.
Gerçek Bitcoin sahipleri için ise değişen bir şey olmadı. Çatallanma, Bitcoin’in arz sınırını, ihraç takvimini ve Proof of Work mekanizmasını etkilemedi. Özel anahtarlarınız, neredeyse tüm kullanıcıların tercih ettiği ana zincirde işlem yapmaya devam ediyor. Bitcoin, yaklaşık bir ay öncesine göre beşte bir oranında artışla 77.000 dolar civarında işlem görüyor. Fiyat grafiğinde ise piyasanın bu gelişmeye tepkisi kayıtsız kaldı.
Bu süreçteki asıl finansal risk ise, beklenmedik şekilde “bedava coin’leri” talep etmekte yatıyor. BIP-110’da replay koruması bulunmadığı için, imzaladığınız bir işlem iki zincirde de geçerli olabiliyor. “Bedava” fork coin’lerini yanlış şekilde satmaya çalışırsanız, gerçek Bitcoin’lerinizi de istemeden harcayabilirsiniz. Geliştiriciler ve borsalar bu riske dikkat çekiyor ve zincirler tamamen ayrılana kadar herhangi bir işlem yapılmamasını öneriyor. Çatallanma dönemlerinde, genellikle “bedava para” olarak görülen fırsatlar aslında bir tuzak olabilir; en güvenli yol, herkesin kullandığı zincirde kalmak ve kimsenin satamadığı airdrop’ları görmezden gelmek.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: ainvest.com