Araştırma notu: Alibaba’nın yapay zekâ stratejisi ve içeriden alımların piyasaya etkisi

İçeriden yapılan hisse alımları, yatırımcıların yakından takip ettiği bir sinyal olarak öne çıkıyor. Ağustos 2026’da Alibaba’nın (BABA) kurucusu, yönetim kurulu başkanı ve CEO’su toplamda 102 milyon doları aşan hisse alımı gerçekleştirdi. Şirketin 10 milyar dolarlık hisse satışı sonrası hisselerde yaşanan düşüşün ardından, Yönetim Kurulu Başkanı Joseph Tsai ve CEO Eddie Wu da yaklaşık 25,8 milyon dolarlık hisse aldı. Alibaba’nın kurucusu Jack Ma ise 76,6 milyon dolarlık ek alımla sürece dahil oldu. Bu adımlar, şirketin küresel yapay zekâ liderliğini sürdürme hedefi konusunda üst yönetimin güçlü bir güven duyduğunu gösteriyor.

Ancak son araştırmalar, içeriden yapılan alımlarda yeni bir eğilimin ortaya çıktığını gösteriyor. Buna göre, üst düzey yöneticiler bazen temellere ve projeksiyonlara dayalı olarak değil, piyasa algısını canlandırmak amacıyla hisse alımı yapabiliyor. 2023 sonunda Alibaba hisseleri, Cloud Intelligence Group’un ayrılma planının iptal edilmesiyle yaklaşık 20 milyar dolarlık piyasa değeri kaybı yaşadı. Bu dönemde Jack Ma ve Joseph Tsai, 200 milyon doları aşan hisse alımı yaptı. 2024 başında bu alımlar kamuoyuna açıklandığında, Alibaba hisseleri bir günde yüzde 6 yükseldi. Ancak son içeriden alımlar benzer bir etki yaratmadı; Alibaba’nın ABD’deki hisseleri yatay seyrederken, Hong Kong’daki hisseleri kısa süreliğine yüzde 3 yükseldi.

Sonuç olarak, içeriden yapılan alımlar gelecekteki hisse performansı için en doğru sinyal olmayabilir. Özellikle “düşüşte alım” kararı vermek isteyenler için Alibaba’nın yapay zekâ iş kolunun performansı daha belirleyici. Artan yapay zekâ yatırımlarıyla birlikte, Alibaba’nın yapay zekâ ve bulut gelirlerinin ne kadar hızlı büyüdüğünü ve şirketin bu yarışta sürdürülebilir sonuçlar elde etmek için nelerle karşılaşabileceğini analiz etmek gerekiyor.

Alibaba’nın Yapay Zekâ Hamlesinin Stratejik Gerekçesi

Alibaba’nın çeşitlenme ve yeni bir büyüme motoru bulma çabası, şirketin mevcut konumu göz önüne alındığında mantıklı görünüyor. 2014’te hisse başına 68 dolardan halka açılan Alibaba, e-ticaret büyümesiyle Ekim 2020’de 310,29 dolara kadar yükseldi ve on yılın en dikkat çekici büyüme hikâyelerinden birine imza attı. Çift haneli gelir artışlarıyla öne çıkan e-ticaret devi, son dönemde bu alanda tek haneli büyüme oranlarına geriledi.

Şirketin Çin e-ticaret birimi, geçen çeyrekte yıllık bazda yalnızca yüzde 4 büyüdü. İlk yıllarda yeni kategoriler ve şehirlerle büyüme alanı genişti. Ancak işin olgunlaşması ve rekabetin artmasıyla, Alibaba’nın e-ticaret tarafında gelecekte büyük sıçramalar yapması zor görünüyor. Çin e-ticaret pazarının 2026’da 1,68 trilyon dolardan 2031’de 2,64 trilyon dolara, yıllık bileşik yüzde 9,4 büyümesi bekleniyor. Ancak Alibaba’nın pazar payı geçmişe kıyasla daha düşük. Olgun ve yoğun rekabetin olduğu bir pazarda, şirketin fiyatları kolayca artırması veya kullanıcı tabanını eski hızda genişletmesi mümkün değil.

Alibaba, yeni büyüme motoru olarak yapay zekâ ve bulut işini stratejik biçimde öne çıkarıyor. AI Cloud ve Compute Services segmenti, geçen çeyrekte yıllık bazda yüzde 45 büyüdü. Bu güçlü büyüme, şirketin yeni bir rekabet avantajı oluşturma ve yüksek getiri sağlama fırsatı gördüğünü gösteriyor. Ancak bu yeni büyüme aşamasında göz ardı edilemeyecek önemli sorular da var.

Yapay Zekâ Yatırımlarındaki Soru İşaretleri

Alibaba, yüksek yapay zekâ yatırımları nedeniyle mercek altına alınan ilk şirket değil. Alphabet, Meta, Amazon ve Microsoft gibi devler de benzer şekilde yatırımcıların şüpheleriyle karşılaştı. Yatırımcılar, yapay zekâ altyapısı kurmak ve sürdürmek için gereken sermayenin kârlılıktan daha hızlı arttığını düşünüyor. Yapay zekâ yatırımlarının kısa vadede geri dönüşü olmayabileceği endişesi öne çıkıyor.

Ancak Alibaba’nın yapay zekâ yatırımları, çoğu yatırımcı ve analistin beklentisinin de ötesine geçti. Şirket, 2027’nin ilk çeyreğinde yapay zekâ altyapısına yapılan yatırımların etkisiyle sermaye harcamalarında yıllık bazda yüzde 75 artış bildirdi. Tam entegre yapay zekâ stratejisini finanse etmek için gerçekleştirilen 10,2 milyar dolarlık sermaye artırımı, yılın en büyük üçüncü ek hisse satışı oldu. Şirket, 2027 ilk çeyrek sonuçlarını açıklarken raporlama segmentlerini de yeniden yapılandırdı ve yatırımcıların yapay zekâ işinin maliyet ve gelirlerini daha net görmesini sağladı.

Alibaba’nın Tam Entegre Yapay Zekâ Stratejisi

Yeni segment yapısıyla birlikte, AI Cloud ve Compute Services ile AI Labs and Applications artık yatırım döngüsünün farklı aşamalarında olan iki ayrı iş kolu olarak öne çıkıyor. Alibaba Cloud, yeni bir iş değil. Şirket, Cloud Intelligence Group’u “Diğerleri” segmentinde yer alan T-Head çip birimiyle birleştirdi. Böylece Alibaba’nın bilgi işlem mimarisinin yazılım ve donanım bileşenleri bir araya getirildi.

Cloud Intelligence Group, geçen yıl toplam gelirin yaklaşık yüzde 12’sini oluşturdu. Alibaba Cloud, Çin’in yapay zekâ bulut pazarında lider ve küresel IaaS sağlayıcıları arasında dördüncü sırada. T-Head ise şirketin yarı iletken çip tasarım birimi olarak tam entegre yapay zekâ stratejisinin önemli bir parçası. ABD kontrollerine olan bağımlılığı azaltmak için yıllardır yerel olarak yapay zekâ çipleri geliştiriyor ve üretiyor. Alibaba, bulut platformunda 100 binden fazla Zhenwu işlem birimini başarıyla çalıştırıyor. T-Head ayrıca 560 binden fazla Zhenwu çipini dış müşterilere teslim etti. Yıllık bazda yüzde 45 gelir artışı ve düzeltilmiş FAVÖK’te yüzde 133’lük artışla 830 milyon dolara ulaşan AI Cloud ve Compute Services segmenti, son beş yılın en güçlü büyümesini yakaladı.

Tam entegre yapay zekâ stratejisinin bir diğer ayağı ise Qwen uygulaması ve QwenWork’u içeren AI Labs and Applications segmenti. Son çeyrekte bu segmentin geliri yıllık bazda yüzde 16 artışla 492 milyon dolara yükseldi. Ancak model geliştirme yatırımlarının yüksekliği ve düşük gelirleştirme nedeniyle düzeltilmiş FAVÖK zararı 2,04 milyar dolara çıktı. Qwen modelleri geniş bir erişime sahip. Hugging Face’in “State of Open Models” raporuna göre Qwen serisi, dünyanın en çok indirilen açık kaynak yapay zekâ modeli ailesi oldu. 2,045 milyar indirme ile Alibaba, Google ve Meta gibi büyük ABD’li rakiplerini geride bıraktı. Ancak bu erişim doğrudan gelire dönüşmüyor; çünkü Qwen kullanıcılarının çoğu modellere ücretsiz erişiyor. Alibaba, yakın zamanda Qwen3.8-Max’i piyasaya sürerek lisans ücretleriyle gelir yaratmayı hedefliyor.

T-Head çipleri, Alibaba Cloud ve Qwen modelleri ile uygulamaları artık tam entegre bir teknoloji yığını oluşturuyor. Alibaba, son finansmanının tamamını bu teknoloji yığınına yatırıyor ve her katman diğerini destekliyor. Örneğin, Qwen modelleri ücretsiz ve açık kaynak olsa da, bunların ölçekli çalıştırılması bulut bilgi işlem gerektiriyor ve bu da Alibaba Cloud’a olan talebi artırıyor.

Alibaba İçin Beklentilerim

Alibaba CEO’su Eddie Wu, şirketin ağır yapay zekâ yatırımlarında üç yıl içinde başa baş noktasına ulaşmayı beklediğini belirtti. Bu zaman çizelgesi, kısa vadede sınırlı kârlılık anlamına geliyor. Nakit akışının kısa vadede negatif kalması, marjlar iyileştikçe ve yapay zekâ gelirleri arttıkça daralması bekleniyor.

AI Cloud ve Compute Services gelirinin büyümeye devam ederek 2027’de yüzde 45’ten yaklaşık yüzde 50’ye çıkmasını bekliyorum. Bu artışta, geliştirici ve kurumsal müşterilerin Qwen modellerini daha fazla benimsemesi ve Alibaba Cloud’un Japonya, Malezya, Fransa, Meksika ve Brezilya gibi ülkelerde veri merkezi açarak uluslararası pazarda derinleşmesi etkili olacak. Şirketin Nvidia çipleri yerine kendi T-Head işlemcilerini kullanmaya başlamasıyla marjlarda da iyileşme bekliyorum.

AI Labs and Applications segmentinin ise yakın vadede kâra geçmesi beklenmiyor. Kullanım oranı gelirleştirmeyi aştığı için, bu segmentte düzeltilmiş FAVÖK’ün 2027’de de negatif kalmasını öngörüyorum. Şirketin Qwen3.8-Max için getirdiği 50 milyon dolarlık lisans eşiği ve QwenWork abonelik katmanları gelir yaratacak olsa da, mevcut 2 milyar dolarlık çeyreklik zararın kısa sürede kapanması beklenmiyor.

Göz Ardı Edilemeyecek Riskler

Alibaba gibi büyük şirketler, dava süreçlerine yabancı değil. Şirket, yıllar içinde yüksek meblağlı davalar, düzenleyici zorluklar ve büyük finansal cezalarla karşı karşıya kaldı. Bu yıl Microsoft ve Oracle gibi şirketler de yapay zekâ harcamaları ve getirileriyle ilgili yetersiz açıklamalar nedeniyle toplu menkul kıymet davalarıyla karşılaştı.

Ancak 4 Ağustos 2026’da New York Güney Bölgesi’nde Alibaba aleyhine açılan toplu menkul kıymet davası, yapay zekâ getirilerinin ötesine geçiyor. Şirketin, Çin hükümetine bağlı bir bakanlıkla olan bağlarını gizleyerek yatırımcıları yanılttığı iddia ediliyor. Ayrıca, Anthropic’in Claude yapay zekâ modellerine yetkisiz erişimi “varsayımsal bir risk” olarak tanımlamakla suçlanıyor. Bu iddialar, Alibaba için büyük tazminatlardan Batılı sermayenin kaybına ve hisse fiyatında ciddi bir düşüşe kadar önemli sonuçlar doğurabilir.

Alibaba ayrıca son derece rekabetçi bir pazarda faaliyet gösteriyor. Çin’in yapay zekâ bulut hizmetlerinde lider olsa da, geleneksel bulut altyapısı ve yerli GPU donanımı gibi temel katmanlarda pazar gücü daha sınırlı. Huawei ve Baidu gibi rakipler, ham GPU bulut altyapısının büyük bölümünü kontrol ediyor. İç rekabetin şiddetlendiği ve mevcut jeopolitik sorunların sürdüğü bir ortamda, rakipler Alibaba’nın en hızlı çiplere erişimini kısıtlayabilir veya fiyatları artırarak kâr marjlarını baskılayabilir.

Sonuç olarak, Alibaba devam eden dava süreci, artan rekabet ve yüksek yatırımlar arasında tam entegre yapay zekâ altyapısını inşa etme konusunda güçlü bir konumda. Şirketin 2030’a kadar 100 milyar dolar dış bulut geliri hedefi de dahil olmak üzere belirlediği zaman çizelgesinde başarılı olması, agresif uygulama ve altyapı yatırımlarını piyasadaki beklentiden daha hızlı gelirleştirme becerisine bağlı olacak. Hisse fiyatı 119 dolar civarındayken, 40 analistin “Güçlü Al” notunu koruduğu ve ortalama hedef fiyatın 188 dolar olduğu ortamda, bu dönüşümün potansiyel getirileri sabırlı yatırımcıların lehine görünüyor.

Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: investing.com