Afrika, 2025 yılında savunma harcamalarına 58,2 milyar dolar ile rekor bir bütçe ayırdı. Ancak kıta, dünyanın en büyük 100 savunma şirketi arasında yer alacak büyüklükte bir savunma şirketi çıkaramadı.
Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI) tarafından bildirilen bu rakam, 2024 yılına kıyasla yüzde 8,5’lik bir artışa işaret ediyor ve en az 1988’den bu yana Afrika’nın en yüksek askeri harcaması olarak kayıtlara geçti.
Artan harcamalara rağmen, kıtanın askeri ekipman ihtiyacının büyük bölümü hâlâ yabancı üreticiler tarafından karşılanıyor.
Bu fark, dünyanın en büyük savunma şirketlerini savunma gelirlerine göre sıralayan 2026 Defense News Top 100 listesinde de net şekilde görülüyor. Listede Afrika merkezli hiçbir şirket yer almıyor.
Listenin zirvesinde yer alan ABD’li Lockheed Martin, 2025 yılında yaklaşık 72,1 milyar dolar savunma geliri elde etti. Bu tutar, Afrika’nın yıllık toplam askeri harcamasından daha fazla.
Bu tablo, Afrika’nın yerli savunma sanayisini geliştirmedeki en büyük zorluklarından birini ortaya koyuyor: Hükümetler askeri bütçeleri artırsa da, yerel şirketler henüz dünyanın en büyük silah üreticileriyle rekabet edecek ölçek, finansman ve ihracat ağına ulaşabilmiş değil.
Afrika’da savunma şirketleri var, ancak küresel devler yok
Afrika’dan hiçbir şirketin Top 100 listesinde yer almaması, kıtada savunma üreticisi olmadığı anlamına gelmiyor.
Güney Afrika, Denel, Paramount Group ve Milkor gibi şirketlerle Afrika’nın en gelişmiş savunma sanayisine sahip. Bu firmalar silah, zırhlı araç, uçak, füze, mühimmat ve insansız hava aracı üretiyor.
Devlete ait Denel, yıllardır yaşadığı finansal zorluklara rağmen önemli bir oyuncu olmayı sürdürüyor. Şirket, 2025/26 döneminde yaklaşık 1,4 milyar rand (76 milyon dolar) gelir elde etti. Rheinmetall ile ortak girişimi ise büyük uluslararası mühimmat sözleşmeleri kazandı.
Özel sektör şirketleri de küresel erişimini artırıyor. Paramount Group, savunma teknolojilerini beş kıtada 30’dan fazla ülkeye sağlarken, Milkor ürünlerinin 56’dan fazla ülkede kullanıldığını belirtiyor.
Nijerya’da ise yeni bir savunma teknolojisi nesli ortaya çıkıyor. 2024’te kurulan Terra Industries, 52 milyon dolar fon topladı ve insansız hava araçları, otonom sistemler ile yapay zekâ destekli güvenlik teknolojileri geliştiriyor. Şirketin sistemleri, Afrika genelinde yaklaşık 11 milyar dolar değerinde altyapıyı koruyor.
Öte yandan, Mısır’ın Arab Organization for Industrialization ve Nijerya’nın DICON kuruluşları, ortaklıklar ve teknoloji transferi yoluyla yerel askeri üretimi artırıyor.
Ancak tüm bu gelişmelere rağmen, Afrika’daki savunma şirketleri hâlâ küresel devlerle kıyaslandığında çok daha küçük ölçekli. Gerekli gelir, sermaye ve uluslararası sipariş portföyüne sahip değiller.
Afrika’nın savunma harcamalarını kimler kazanıyor?
Afrika’daki artan askeri harcamalar, yabancı savunma üreticileri için büyük bir fırsat olmaya devam ediyor. Kıta, büyük silah sistemlerinde hâlâ ithalata büyük ölçüde bağımlı.
Ölçek farkı dikkat çekici. Lockheed Martin, 2025 yılında 72,1 milyar dolar savunma geliri elde ederek, Afrika’nın o yılki toplam askeri harcamasını geride bıraktı.
ABD ve Avrupa’dan RTX, Northrop Grumman, General Dynamics ve BAE Systems gibi diğer devler de onlarca milyar dolarlık gelir elde etti.
Bu arada, Çin, Türkiye, Güney Kore ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden şirketler de küresel erişimini genişletiyor. BAE merkezli EDGE Group, 4,5 milyar doları aşan savunma geliriyle dünyanın en büyük 40 savunma şirketi arasında yer aldı. Türk şirketleri ASELSAN ve Roketsan da Top 100 listesine girdi.
Bu tablo, Afrika’nın savunma sanayisindeki açığı gözler önüne seriyor: Askeri harcamalar artıyor, ancak paranın büyük bölümü hâlâ yabancı üreticilere gidiyor ve küresel ölçekte rekabetçi Afrika savunma şirketleri inşa edilemiyor.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: businessinsider.com