İstanbul Ticaret Odası her ayın ilk günlerinde İstanbul Tüketici Fiyat İndeksi’ni açıklıyor. TÜİK’in Türkiye geneli enflasyon verisi ise genellikle iki gün sonra geliyor. Bu takvim farkı, piyasada İTO verisinin bir öncü gösterge olarak okunmasına yol açıyor. Peki bu okuma ne kadar sağlam?
İTO Ağustos’ta ne açıkladı?
İTO’nun 2023=100 bazlı İstanbul Tüketici Fiyat İndeksi’ne göre Ağustos ayında perakende fiyatlar aylık %1,66 arttı. Temmuz’daki artış %2,06 seviyesindeydi. Yıllık artış ise %35,20’den %34,96’ya geriledi.
Alt kalemlerde en yüksek aylık artış %9,77 ile sağlık grubunda görüldü. Ulaştırma %4,42, haberleşme %3,69 ve konut %2,01 arttı. Gıda ve alkolsüz içecekler %1,30 ile ortalamanın altında kaldı. Tek gerileyen grup %0,66 ile giyim ve ayakkabı oldu.
Son dört ayda iki endeks ne yaptı?
Öncü gösterge iddiasını test etmenin en pratik yolu, iki serinin son aylardaki seyrini yan yana koymak.
Nisan ayında İTO’da aylık artış %3,74 iken TÜİK aynı ay için %4,18 açıkladı, yani İstanbul verisi 0,44 puan aşağıda kaldı. Mayıs’ta İTO %1,53, TÜİK %1,71 seviyesindeydi ve aradaki fark 0,18 puana geriledi. Haziran’da yön tersine döndü, İTO %1,14 açıklarken TÜİK %0,99 ile geldi ve bu kez İstanbul verisi 0,15 puan yukarıda kaldı. Temmuz’da ise İTO %2,06, TÜİK %1,78 oldu ve fark 0,28 puana çıktı.
Bu dört ayın seyrinden iki sonuç çıkıyor.
Birincisi, yön uyumu güçlü. Dört ayın tamamında İTO’nun aylık hareket yönü TÜİK ile örtüştü. Nisan’dan Haziran’a uzanan yavaşlama her iki endekste de görüldü, Temmuz’daki hızlanma da her ikisinde birden ortaya çıktı.
İkincisi, seviye uyumu zayıf. İki endeks arasındaki fark Nisan’da -0,44 puan iken Temmuz’da +0,28 puana döndü. Dört ay içinde 72 baz puanlık bir salınım var ve farkın işareti de değişti. Bu genişlikte bir sapma taşıyan bir göstergeden nokta tahmini üretmek doğru olmaz.
Farkın kaynağı nerede?
İki endeks aynı şeyi ölçmüyor. İTO yalnızca İstanbul’daki perakende fiyat hareketlerini izliyor, TÜİK ise Türkiye genelini kapsıyor. Sepet ve ağırlık yapıları da farklı.
Asıl belirleyici ayrım mal ile hizmet arasında. TÜİK’in Temmuz verisinde temel mallar grubunda yıllık artış %16,82 iken hizmet grubunda %39,70 oldu. Dezenflasyonun yavaşladığı yer net biçimde hizmet tarafı ve perakende fiyat odaklı bir endeksin bu ayrımı tam yansıtması yapısı gereği güç. Dolayısıyla İTO’nun yavaşlaması çoğu zaman mal grubuna dair bilgi taşıyor, hizmet tarafına dair değil.
Bu ay tablo neden dikkat çekici?
Ağustos verisinde İTO ile piyasa beklentisi ters yönü işaret ediyor. İTO’da aylık artış %2,06’dan %1,66’ya inerken, AA Finans anketine katılan 20 ekonomistin TÜİK için ortalama beklentisi %1,86 seviyesinde. Temmuz’da aylık TÜFE %1,78 gelmişti, yani konsensüs hafif bir hızlanma öngörüyor. Ekonomistlerin tahmin aralığı %1,25 ile %2,10 arasında değişiyor.
Ağustos’un mevsimselliğini de hesaba katmak gerekiyor. Giyimde sezon sonu indirimleri devrede ve bu durum İTO verisinde de görülüyor. Eğitim tarafındaki fiyatlamalar ise Eylül’de devreye giriyor. Ağustos’ta ortaya çıkacak ılımlı bir tablonun bir bölümü bu nedenle mevsimsel olabilir.
Faiz tarafıyla bağlantısı
TÜİK Ağustos enflasyonunu 3 Eylül Perşembe günü saat 10.00’da açıklayacak. TCMB Para Politikası Kurulu ise 10 Eylül Perşembe günü toplanacak. Aradaki bir haftalık fark, enflasyon verisini karar öncesindeki son büyük yurt içi gösterge haline getiriyor.
Politika faizi 23 Temmuz toplantısından bu yana %37 seviyesinde bulunuyor. TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi’nde Eylül toplantısı için beklenti de %37, yani sabit. Anketteki 12 ay sonrası politika faizi beklentisi ise %29,44 seviyesinde.
Yani piyasa Eylül toplantısında bir adım beklemiyor, indirim patikasını sonraki toplantılara yerleştirmiş durumda. Beklentinin altında gelecek bir veri bu patikanın öne çekilmesi tartışmasını güçlendirebilir, üzerinde gelecek bir veri ise ters yönde etkili olabilir.
Nasıl okumak gerekir?
İTO verisi TÜİK enflasyonunun yerini tutmuyor ve tutmasını beklemek de doğru değil. Ancak momentumun yönü konusunda erken bir sinyal sunuyor. Doğru kullanım biçimi, bu veriyi tek başına bir tahmin aracı olarak değil, ekonomist anketleri ve Yİ-ÜFE gibi diğer göstergelerle birlikte okunan bir girdi olarak değerlendirmek.
Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için:
Midas Sorumluluk Beyanı