Bloomberg Intelligence kıdemli emtia stratejisti Mike McGlone’a göre, Bitcoin’deki son toparlanma, yatırımcılara yeni bir yükselişin başlangıcından ziyade satış fırsatı sunabilir.
McGlone, yükselen devlet tahvili getirilerinin kripto paralar, değerli metaller ve hisse senetlerindeki tarihi yükselişleri sona erdirebileceği uyarısında bulundu.
ABD 30 yıllık Hazine tahvilinin getirisinin 2007’den bu yana en yüksek seviyeye ulaşmasını, sıkılaşan finansal koşulların spekülatif varlıklar için tehdit oluşturduğunun bir göstergesi olarak değerlendirdi.
McGlone, volatilite dönemine girildiğini belirterek, Bitcoin’deki yükselişin satış için bir fırsat olabileceğini ifade etti.
Bu uyarı, Bitcoin’in ayı piyasasını geride bıraktığı ve yeniden “en hızlı getiri sağlayan varlık” rolüne hazırlandığı yönündeki boğa yönlü görüşlerle taban tabana zıt bir tablo çiziyor.
ABD Merkez Bankası’nın (Fed) son H.15 raporuna göre, 30 yıllık Hazine tahvili getirisi 17 Ağustos’ta %5,31 ile zirve yaptıktan sonra 20 Ağustos’ta %5,23’e geriledi. 10 yıllık tahvil getirisi %4,69 seviyesinde kalırken, 20 yıllık tahvil getirisi ise %5,20 oldu.
Enflasyondan arındırılmış reel getiriler de tarihsel olarak kısıtlayıcı seviyelerde bulunuyor. 20 Ağustos’ta 30 yıllık reel tahvil getirisi %2,95, 10 yıllık reel getiri ise %2,35 olarak kaydedildi.
Yüksek tahvil getirileri, devlet destekli menkul kıymetler aracılığıyla yatırımcılara anlamlı getiri sunarak Bitcoin ve altın gibi varlıklarla rekabeti artırıyor.
Aynı zamanda borçlanma maliyetlerini yükseltiyor, likiditeyi azaltıyor ve hisse senetleri ile uzun vadeli varlıklara uygulanan iskonto oranını artırıyor.
30 yıllık tahvil getirisi, 18 Ağustos’ta %5,28 ve ertesi gün %5,19 seviyelerine ulaşarak, zirveden geri çekilse de uzun vadeli faizlerin dalgalı seyrini koruduğunu gösterdi.
McGlone, Bitcoin’in ayı piyasasına girdiğini ve bunun diğer riskli varlıklar üzerinde de “yayılma etkisi” yaratabileceğini savundu.
Bitcoin’in önceki momentumunu koruyamaması, para birimi değer kaybı dönemlerinde en hızlı performans gösteren varlık olma algısını zedeliyor.
Bu nedenle, mevcut toparlanma, kalıcı bir dönüşten ziyade daha geniş bir düşüş trendi içinde geçici bir rahatlama olarak değerlendiriliyor.
Altın da benzer şekilde baskı altında kalabilir. McGlone, altının 200 günlük hareketli ortalamasının aşağı yönlü döndüğünü ve yükselen tahvil getirilerinin getiri sağlamayan varlıklar üzerinde baskı oluşturduğunu belirtti.
Ne Bitcoin ne de altın gelir veya faiz üretmiyor. Risksiz getiriler yükseldikçe, bu varlıkları elde tutmanın fırsat maliyeti artıyor.
Buna karşın, Bitcoin savunucuları, artan kamu borcu ve uzun vadeli para birimi değer kaybının, kıt varlıklara olan talebi güçlendirdiğini savunuyor.
Bu durum, Bitcoin’in uzun vadeli kıtlık anlatısı ile yüksek getirilerin yarattığı kısa vadeli likidite baskısı arasında bir çatışma yaratıyor.
McGlone, ABD piyasa değerinin yaklaşık olarak gayrisafi yurtiçi hasılanın 2,5 katına ve kamuya açık borcun 2,1 katına ulaştığını, bunun çok uzun yılların en yüksek seviyeleri olduğunu belirtti.
Bu oranlar, hisse senedi piyasasının genel ekonomiyle derin bir şekilde iç içe geçtiğine işaret ediyor.
Keskin bir değerleme düzeltmesi, hanehalkı servetini, şirketlerin finansmanını ve ekonomik faaliyeti zayıflatırken, spekülatif varlıkların da değer kaybetmesine yol açabilir.
McGlone ayrıca, S&P 500’ün 260 günlük volatilite ölçümünün, altının eşdeğer seviyesinin yaklaşık yarısında olduğunu ve bunun 2007’den bu yana en düşük göreli seviye olduğunu vurguladı.
Bu olağan dışı sakin ortam, piyasalar mevsimsel olarak volatil bir döneme girerken hisse senetlerini kırılgan bırakabilir.
Uzun vadeli tahvil getirilerindeki yükseliş devam ederse, Bitcoin’deki toparlanma kısa ömürlü kalabilir ve McGlone’un “satış fırsatı” uyarısı, tüm riskli varlıklar için geçerli bir sinyale dönüşebilir.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: ccn.com