Yapay zekâ şirketleri 220 milyar dolarlık borçlanmayla Hazine ile rekabete girdi

BNP Paribas verilerine göre, yapay zekâ şirketleri bu yıl yaklaşık 220 milyar dolarlık borçlanma gerçekleştirdi. Bu gelişme, uzun vadeli ABD Hazine tahvili getirilerinin son yılların en yüksek seviyelerine yaklaşmasına katkı sağladı.

Tahvil satışlarındaki artışa yanıt olarak, Hazine Bakanı Scott Bessent hükümetin uzun vadeli tahvil geri alımlarını genişletti ve daha büyük alımların da gündeme gelebileceğini belirtti. Büyük teknoloji şirketlerinin borçlanma hamlesi, yatırımcı sermayesi için Hazine ile rekabeti artırıyor. Ancak Cato Institute araştırmacısı Jai Kedia, Washington’ın bu rekabette yapay zekâ tarafını sorun olarak görmemesi gerektiğini ifade etti. Kedia, yapay zekâ yatırımlarının endişe verici olmadığını, aksine giderek daha değerli hale gelen şirket tahvillerinin devlet tahvillerine sağlıklı bir alternatif sunduğunu belirtti.

Washington, Yapay Zekâdan Daha Büyük Bir Risk

Federal borç 40 trilyon doları aşarak yatırımcı sermayesi için rekabet eden arzı artırdı. Janney’nin sabit getirili menkul kıymetler baş stratejisti Guy LeBas, devlet borçlanması ile yapay zekâ yatırımlarının tahvil getirileri üzerindeki etkilerini ayırt etmenin mümkün olmadığını, bu iki unsurun etkileşiminin doğrusal olmayabileceğini söyledi. Kedia ise üretken özel sektör borçlanması ile hükümet politikalarının yarattığı baskı arasında ayrım yapıyor. Yapay zekâ yatırımlarını sağlıklı bulurken, asıl endişe kaynağının mali sorumsuzluk ve enflasyon olduğunu vurguladı. Kedia, yönetimin fiyatları artıran gümrük vergisi ve benzeri politikalardan vazgeçmesi gerektiğini ifade etti.

Hazine Geri Alımları Fark Yaratabilir mi?

Hazine, geçen hafta yaptığı açıklamada, uzun vadeli likidite destekli geri alımların büyüklüğünü mevcut en fazla 2 milyar dolar seviyesinden en az iki katına çıkararak 9 Eylül’den itibaren her bir işlemde en az 4 milyar dolara yükselteceğini bildirdi. Kedia, 30 trilyon doları aşan Hazine piyasasında, tek haneli milyar dolarlık tahvil geri alımlarının kalıcı bir etki yaratmayacağını belirtti. Getirilerin ilk düşüşün ardından hızla toparlandığını, bunun Washington’ın yarattığı bir sorun olduğunu ve daha fazla devlet müdahalesiyle çözülemeyeceğini söyledi. Kedia, bu adımın daha büyük müdahalelerin sinyali olabileceğini ancak bunun gerçekleşmemesini umduğunu da ekledi.

CNBC’nin Pazartesi günkü haberine göre, üst düzey Hazine yetkilileri yaklaşık 950 milyar dolarlık Hazine Genel Hesabı’nı, piyasada daha az likit olan tahvillerin alımında kullanmayı değerlendiriyor. Kedia, özellikle eski Hazine Bakanı Janet Yellen’ı benzer müdahaleler nedeniyle eleştirmiş olması sebebiyle bu durumun Bessent’in güvenilirliğine bir miktar zarar verdiğini, ancak bu etkinin kalıcı olacağını düşünmediğini belirtti.

Yüksek Getiriler Geri Alımlardan Daha Uzun Sürebilir

10 yıllık tahvil getirisi Pazartesi günü yüzde 4,71 seviyesinde, 30 yıllık ise yüzde 5,24’e yakın işlem gördü. Kalshi yatırımcıları, 10 yıllık tahvilin 2026 sonunda yüzde 4,75 veya üzerinde olma ihtimalini yüzde 56, yüzde 5 veya üzerinde olma ihtimalini ise yüzde 27 olarak değerlendiriyor.

Bu yüksek seviyelere rağmen, Kedia bu getirilerin Nvidia (NVDA), Palantir (PLTR) veya SpaceX (SPCX) gibi şirketleri doğrudan olumsuz etkilemesini beklemiyor. Şirketlerin, getirileri yukarı çeken savaş ve enflasyon baskılarından etkilenebileceğini ancak güçlü yatırımcı iştahı sayesinde şimdilik sermaye toplamaya devam edebileceklerini ifade etti.

Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: Benzinga