Vir Biotechnology 2026 ilk çeyrek zararı beklentileri aştı, hisseler piyasa sonrasında yükseldi

Google News Icon Takip Et

Vir Biotechnology (VIR), 2026’nın ilk çeyreğinde beklentilerin üzerinde zarar açıkladı. Şirketin hisse başına zararı (EPS) -0,85 dolar olarak gerçekleşti; piyasa beklentisi ise -0,10 dolardı. Bu fark, EPS tarafında %750’lik negatif bir sürprize yol açtı. Zayıf finansal sonuçlara rağmen, şirket hisseleri bilanço sonrası piyasa kapanışı sonrası işlemlerde %1,4 artışla 10,15 dolara yükseldi. Vir Biotechnology’nin piyasa değeri ise 1,66 milyar dolar seviyesinde bulunuyor.

Şirketin ilk çeyrek performansı, geçen yılın aynı dönemindeki 121 milyon dolarlık net zarara kıyasla 125,7 milyon dolarlık daha yüksek bir net zararla dikkat çekti. Buna karşın, faaliyet giderleri yıllık bazda %7,2 azaltılarak maliyet disiplininin korunduğu görüldü. Vir Biotechnology’nin Astellas ile yürüttüğü iş birliği ve güçlü nakit pozisyonu, şirketin gelecekteki büyümesini desteklemesi açısından öne çıkıyor.

Şirketin hisse başına zararı, önceki finansal eğilimleriyle kıyaslandığında önemli bir sapma gösterdi ve bu durum, bilanço sonrası olumlu hisse hareketine rağmen yatırımcı algısını etkileyebilir. Son bir yılda şirket hisseleri %83, son altı ayda ise %101 oranında değer kazandı; bu da yatırımcıların şirketin ürün portföyü ve ortaklıklarına olan güveninin arttığını gösteriyor.

İleriye dönük olarak Vir Biotechnology, önümüzdeki üç çeyrek için sırasıyla -0,65, -0,68 ve -0,73 dolar EPS zararı öngörüyor. Ancak Astellas ile yapılan stratejik iş birliğinin önemli finansal katkılar sağlaması ve uzun vadeli büyüme stratejisini desteklemesi bekleniyor. Wall Street analistleri, şirket için 17 ila 30 dolar arasında değişen hedef fiyatlarla yukarı yönlü potansiyelin sürdüğünü belirtiyor.

Yönetim, Astellas ile yapılan iş birliğinin stratejik önemine vurgu yaptı. CEO, bu ortaklığın finansal pozisyonlarını güçlendirdiğini ve klinik geliştirme programlarını hızlandırdığını belirtti.

Bilanço görüşmesinde analistler, Astellas iş birliğinden gelecek ödemelerin zamanlaması ve finansallara etkisi hakkında sorular yöneltti. Yönetim, 315 milyon dolarlık ödemenin kısa sürede alınacağına dair güvenini yineledi ve iş birliğinin klinik portföyü genişletmedeki stratejik faydalarını öne çıkardı.

Şirketin Astellas ile yaptığı küresel stratejik iş birliği, ABD’de ticari kârların %50-%50 paylaşılmasını ve Vir Biotechnology’nin Astellas ile birlikte tanıtım yapabilmesini içeriyor. Bu iş birliği, Astellas’ın prostat kanseri alanındaki küresel liderliği ile Vir’in farklılaşan PRO-XTEN tabanlı T-hücre yönlendirici platformunu bir araya getiriyor. Metastatik kastrasyona dirençli prostat kanseri (mCRPC), %30’luk beş yıllık sağkalım oranıyla hâlâ önemli bir karşılanmamış ihtiyaca işaret ediyor. VIR-5500, prostat kanserinde değerlendirilen en gelişmiş çift maskeli T-hücre yönlendirici olarak öne çıkıyor.

Faz I verileri, VIR-5500’ün güvenli ve tolere edilebilir bir profil sunduğunu, doz sınırlayıcı toksisite gözlenmediğini gösterdi. 3.000 mikrogram/kg ve üzeri dozlarda çoğunlukla sadece ateşle seyreden hafif sitokin salınım sendromu (CRS) görüldü; yüksek dereceli CRS ise saptanmadı. Protokolde zorunlu steroid ön tedavisi gerekmemesi, VIR-5500’ü rakiplerinden ayıran önemli bir özellik olarak öne çıkıyor. Bu sayede, tedavi karmaşıklığı azalırken T-hücre fonksiyonunun korunması hedefleniyor.

VIR-5500’ün hem radyoligand tedavisi (RLT) öncesi hem de sonrası kullanılabilmesi, tedavi sürecinde esneklik sağlıyor. PSA ve RECIST yanıtlarının derinliği, özellikle karaciğer metastazı gibi kötü prognozlu ve tedaviye dirençli hastalarda elde edilen sonuçlarla dikkat çekiyor. Faz I monoterapi genişleme kohortlarında ilk hasta dozlandı; bu adım, prostat kanseri hastaları için VIR-5500’ün potansiyelini daha kapsamlı değerlendirmek adına önemli bir aşama olarak görülüyor.

Şirket, önümüzdeki aylarda erken evre mCRPC ve metastatik hormon duyarlı prostat kanseri hastalarında enzalutamid ile kombinasyon kohortlarında da hasta dozlamayı planlıyor. VIR-5500’ün, RLT’lerin getirdiği radyoaktivite ve uygulama kısıtları olmadan, uzun vadede bu alanda en iyi seçeneklerden biri olabileceği öngörülüyor. Faz III kayıt programının 2027’de başlatılması hedefleniyor.

Klinik aşamadaki diğer T-hücre yönlendirici programlarda ise, HER2 hedefli VIR-5818’in monoterapi ve pembrolizumab ile kombinasyon verilerinin 2026’nın ikinci yarısında paylaşılması bekleniyor. EGFR hedefli VIR-5525’in faz I çalışmasında ise hem monoterapi hem de kombinasyon kollarında hasta alımı devam ediyor.

Hepatit delta topluluğu hâlâ ciddi şekilde karşılanmamış bir ihtiyaçla karşı karşıya. ABD, Birleşik Krallık ve AB genelinde yaklaşık 180.000 aktif viremiye sahip hasta bulunuyor. ABD’de hasta popülasyonu büyük şehirlerde yoğunlaşmış durumda ve hedefli bir uzman satış ekibiyle etkin bir ticari yaklaşım mümkün. Şirketin tobevibart ve elebsiran kombinasyonunun, aylık subkutan uygulama ve hem evde hem de klinikte kullanılabilme avantajlarıyla rakiplerine göre iki önemli üstünlüğü olduğu belirtiliyor.

Kronik hepatit delta alanında, virüsün tamamen temizlenmesi (TND) uzun vadeli klinik sonuçlar için kritik kabul ediliyor. Şirketin faz II SOLSTICE çalışmasında, tobevibart ve elebsiran kombinasyonu ile tedavi edilen hastaların %88’inde virüs saptanamaz seviyeye ulaşıldı; bu oran, sadece antikor tedavisi alanlarda %46’da kaldı. Kombinasyon tedavisi, sirotik hastalarda da benzer etkinlik gösterdi ve ciddi yan etki bildirilmedi.

Tobevibart ve elebsiran kombinasyonu, rakiplerin günlük veya haftalık enjeksiyon gerektiren rejimlerine kıyasla, ayda bir uygulama kolaylığı sunuyor. Ayrıca, hastaların %20’sinin kendi kendine enjeksiyon yapamayabileceği göz önüne alındığında, bu kombinasyon hem evde hem de klinikte uygulanabilen tek seçenek olabilir. FDA ve EMA gibi düzenleyici kurumlardan alınan hızlandırılmış onay ve yetim ilaç statüleri, tedavinin güçlü veri seti ve karşılanmamış ihtiyaca yanıt verdiğini gösteriyor.

Şirket, 29 mayıs’ta Barselona’da düzenlenecek EASL 2026 kongresinde 96 haftalık SOLSTICE faz II verilerini sözlü sunumla paylaşacak. Ayrıca, 48 haftalık alt grup analizinde BMI’nın ALT normalizasyonuna etkisi de poster olarak sunulacak. ECLIPSE 1 çalışmasında hasta alımı tamamlandı; birincil sonlanım noktası, 48. haftada virüsün saptanamaması ve ALT normalizasyonu olarak belirlendi. ECLIPSE 2 ve 3 çalışmaları ise Avrupa’da devam ediyor.

Gilead Sciences’ın ABD’de bulevirtide lansmanının, hepatit delta pazarında farkındalığı artıracağı ve yeni nesil tedavilere zemin hazırlayacağı öngörülüyor. Avrupa, Avustralya ve Yeni Zelanda’da ise şirketin ticari ortağı Norgine’in uzmanlığı ve altyapısı sayesinde HDV rejiminin potansiyeli en üst düzeye çıkarılacak.

Finansal güncellemede, Astellas ile yapılan küresel iş birliği ve lisans anlaşmasının 15 nisan 2026’da tamamlandığı belirtildi. Vir Biotechnology, anlaşmanın kapanışıyla birlikte 75 milyon dolar nakit aldı; 30 gün içinde ise 240 milyon dolarlık peşin ödeme bekleniyor. Ayrıca, 2027’de 20 milyon dolarlık üretim teknoloji transferi kilometre taşı ödemesi alınabilecek. Küresel geliştirme maliyetleri Vir Bio ve Astellas arasında %40-%60 oranında paylaşılacak. ABD’de ticari kâr/zarar eşit paylaşılırken, şirket ek olarak 1,37 milyar dolara kadar geliştirme, regülasyon ve ABD dışı satış kilometre taşı ödemelerine ve ABD dışı net satışlardan çift haneli kademeli royalty gelirlerine hak kazanacak.

Şirket, şubat sonunda tamamlanan ek hisse ihracından 172,5 milyon dolar brüt gelir elde etti. Çeyrek sonunda nakit ve nakit benzerleri ile yatırımlar toplamı 809,3 milyon dolar oldu; Astellas iş birliğinden gelen 315 milyon dolarlık gelir ise bu rakama dahil değil. Mevcut operasyon planına göre, nakit pozisyonunun 2028’in ikinci yarısına kadar yeterli olacağı öngörülüyor.

2026’nın ilk çeyreğinde Ar-Ge giderleri 108,9 milyon dolar, genel yönetim giderleri ise 23,3 milyon dolar olarak gerçekleşti. Toplam faaliyet giderleri yıllık bazda 10,3 milyon dolar azalarak 132,3 milyon dolara geriledi. Net zarar ise geçen yılın aynı dönemindeki 121 milyon dolara kıyasla 125,7 milyon dolar oldu.

Yönetim, sermaye tahsisinde disiplinli davranmaya ve hasta yararı ile değer yaratma potansiyeli en yüksek programlara öncelik vermeye devam edeceklerini belirtti.

Kapanışta, şirketin Norgine ve Astellas ile yaptığı iş birlikleri ve başarılı finansman sayesinde bilanço gücünün önemli ölçüde arttığı vurgulandı. Astellas ile küresel iş birliğinin tamamlanmasıyla, VIR-5500’ün prostat kanseri alanında agresif şekilde ilerletilmesi ve sermaye tahsisinde disiplinin korunması hedefleniyor. Klinik programların yanı sıra, PRO-XTEN platformunu kullanan yedi preklinik T-hücre yönlendirici adayının geliştirilmesiyle yeni değer yaratma dalgası amaçlanıyor.

Hepatit delta programında ise ECLIPSE çalışmalarıyla kısa ve orta vadede önemli katalizörler bekleniyor. Onkoloji alanındaki ilerlemelerle birlikte, şirketin bilimsel platformlarının genişliği ve odaklı, hızlı ve disiplinli yürütme kabiliyeti öne çıkıyor. Öncelikler arasında hızlı ve kaliteli klinik uygulama, çoklu genişleme ve kayıt aşamasına geçiş çalışmaları ile sermayenin uzun vadeli değer yaratacak şekilde etkin kullanımı yer alıyor.

Soru-cevap bölümünde, analistler özellikle VIR-5818’in HER2 pozitif meme kanseri ve diğer tümör tiplerindeki geliştirme planları, VIR-5500’ün erken ve geç evre mCRPC’de faz III’e geçiş kriterleri, PRO-XTEN platformunun biyolojisi, hepatit delta tedavisinde fiyatlandırma ve rekabetçi ortam gibi konularda sorular yöneltti. Yönetim, ilgili programlarda veri paylaşımının yılın ikinci yarısında yapılacağını, faz III’e geçişte toplam veri setinin dikkate alınacağını ve fiyatlandırmada bulevirtide gibi mevcut tedavilerin referans alındığını belirtti.

Ayrıca, hepatit delta alanında tanı oranlarının düşük olduğu, ancak yeni tedavilerin ve daha erişilebilir testlerin bu oranı artırabileceği ifade edildi. ECLIPSE 1 ve 2 çalışmalarının birleşik verileriyle ruhsat başvurusu yapılmasının planlandığı, evde ve klinikte uygulanabilen aylık tedavi seçeneğinin hem hasta hem de hekimler için önemli bir avantaj sunduğu vurgulandı.

Son olarak, şirketin önümüzdeki dönemde klinik ve kurumsal hedeflerine ulaşmak için güçlü bir konumda olduğu ve hasta odaklı yaklaşımını sürdüreceği belirtildi.

Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: investing.com