Ekranda hacim yükseliyor, fiyatlar hızlanıyor. İlk düşünce, piyasaya yeni para girdiği olabilir. Oysa vade sonunda bu hareketliliğin bir kısmı, yatırımcıların aynı pozisyonu başka bir vadede sürdürmesinden kaynaklanabilir. VİOP’ta böyle günleri anlamak için fiyatın yanında takvime de bakmak gerekir. Çünkü piyasa beklentin devam etse bile elindeki kontratın ömrü sona erebilir.
Önce takvimi netleştirelim. BIST 30 vadeli işlem sözleşmelerinin vade ayları şubat, nisan, haziran, ağustos, ekim ve aralıktır. Pay vadeli işlem sözleşmelerinde ise yılın tüm ayları vade olabilir. Her iki sözleşme türünde de son işlem günü ilgili vade ayının son iş günüdür. Bu gün resmi tatil nedeniyle yarım güne denk gelirse tarih bir önceki iş gününe çekilir. Bu nedenle ayın son takvim gününü esas almak yerine işlem yapılan kontratın vadesini kontrol etmek gerekir.
Peki vade bittiğinde ne olur? BIST 30 kontratlarında nakdi uzlaşma uygulanır. Vade sonuna kalan pozisyonlar uzlaşma fiyatı üzerinden sonuçlandırılır. Pay vadeli kontratlarında ise fiziki teslimat vardır. Açık kalan uzun pozisyon payları teslim alma ve bedelini ödeme, kısa pozisyon payları teslim etme yükümlülüğü doğurur. Buradaki fiziki teslimat, payların hesaplar arasında kaydi olarak aktarılmasıdır. Dolayısıyla “Hiçbir şey yapmazsam sadece kâr veya zarar hesabı yapılır” düşüncesi pay kontratlarında eksik kalır.
Pozisyonu devam ettirmek isteyen yatırımcının yaptığı işleme vade taşıma, yani kontrat devri denir. Örneğin ağustos vadeli BIST 30 kontratında uzun pozisyonu olan biri, bu pozisyonunu satışla kapatıp ekim vadesinde alış yaparak aynı yöndeki pozisyonunu sürdürebilir. Kısa pozisyonda ise yakın vade alışla kapatılır, ileri vadede satışla yeni pozisyon açılır. Eski kontrat kendiliğinden yeni kontrata dönüşmez. Devir için son günü beklemek de gerekmez. İki vadedeki işlem yoğunluğu, geçiş zamanlamasını değerlendirirken yol gösterir.
Hacmin hikâyesi tam burada değişir. Eski pozisyonun kapanması ve yeni pozisyonun açılması ayrı işlemlerdir. Bu nedenle artan hacmin tamamını yeni bir yükseliş veya düşüş beklentisiyle açıklayamayız. Açık pozisyon sayısı da bu ayrımı anlamaya yardımcı olur. İşlem miktarı gün içindeki hareketliliği, açık pozisyon sayısı ise henüz kapanmamış sözleşmeleri gösterir. Yakın vadede açık pozisyon azalırken sonraki vadede artıyorsa bu tablo, pozisyonların taşındığı yorumunu destekleyebilir. Yine de tek başına kimlerin hangi yönde pozisyon taşıdığını kanıtlamaz.
Oynaklık tarafında ise her vade sonunun sert hareket getireceği gibi bir kural yok. Taşıma işlemleri yoğunlaşırken yakın vadede emir derinliği azalırsa alış ve satış fiyatları arasındaki makas açılabilir. Böyle bir ortamda küçük bir emir bile fiyatı daha fazla hareket ettirebilir. Günlük toplam hacmin yüksek olması, işlem yapmak istediğin anda yeterli karşı emir bulunacağını garanti etmez. Bu yüzden hacmin yanında makasa ve fiyat kademelerinde bekleyen miktarlara da bakmak gerekir.
BIST 30 kontratında son günün bir başka önemli ayrıntısı uzlaşma fiyatıdır. Normal koşullarda hesaplamada, spot piyasada sürekli müzayedenin son 30 dakikasındaki endeks değerlerinin zaman ağırlıklı ortalaması %80, endeksin kapanış değeri %20 ağırlık taşır. Sonuç en yakın fiyat adımına yuvarlanır. Yani hesabın sonuçlanacağı fiyat, vadeli kontratta ekranda görülen son işlem fiyatıyla aynı olmak zorunda değildir. Son dakikalardaki hareketi değerlendirirken bu ayrım önem kazanır.
Yeni vadeye geçerken iki kontrat arasındaki fiyat farkı da dikkat çeker. İleri vadeli kontratın daha yüksek olması, tek başına piyasanın o seviyeye yükseleceği beklentisini göstermez. Endeks vadeli fiyatlamasında faiz, vadeye kalan süre ve beklenen temettüler de rol oynar. Bu nedenle iki vade arasındaki farkı doğrudan kazanç ya da kayıp olarak okumak yanıltıcıdır. Devrin ekonomik etkisini değerlendirirken bu farkın yanında komisyonları ve alış satış makasını da hesaba katmak gerekir.
Fırsatlar da bu fiyat ilişkisinde ortaya çıkabilir. Spot piyasa ile vadeli fiyat veya iki farklı vade arasındaki fark, finansman ve temettü varsayımlarıyla hesaplanan teorik seviyeden uzaklaşabilir. Bu durum, fiyat farklarının normalleşmesine yönelik stratejiler için incelenebilir. Ancak görünen farkın işlem maliyetlerini karşılaması, işlemlerin hedeflenen fiyatlardan gerçekleşmesi ve yeterli teminat bulunması gerekir. Sadece ileri vade daha pahalı diye kolay kazanç sonucu çıkarılamaz.
Borsa İstanbul’daki vadeler arası strateji emirleri, uygun sözleşmelerde yakın ve uzak vadede ters yönlü işlemleri tek bir fiyat farkı üzerinden birlikte gerçekleştirmeye imkân verir. Aracı kurumun bu emir türünü sunup sunmadığı kontrol edilmelidir. Ayrı emirlerle devirde ise ilk işlemden sonra fiyat değişebilir ve ikinci işlem beklenenden farklı bir seviyede gerçekleşebilir.
Son olarak, vade taşımak oluşmuş zararı silmez. Kaldıraç nedeniyle küçük bir fiyat hareketi, yatırılan teminata göre büyük bir kayıp yaratabilir. Vadeli işlemlerde kâr ve zarar günlük uzlaşmayla hesaplara yansır, teminat yetersizliği vade gelmeden de ek kaynak gerektirebilir. Son güne yaklaşırken kontratın vadesini, uzlaşma biçimini, iki vadedeki likiditeyi ve kullanılabilir teminatı birlikte kontrol etmek bu nedenle önemlidir. VİOP’ta beklentinin yönü kadar, o beklentiyi hangi vadede ve hangi maliyetle taşıdığın da sonucu belirler.
Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için: Midas Sorumluluk Beyanı