Portföy kurmanın en zor tarafı veriye ulaşmak değil, veriyi sıraya koymak. Borsa İstanbul’da 650’yi aşkın şirket işlem görüyor ve her biri için bilanço, çarpan, hacim, emir defteri derinliği, takas dağılımı ve bildirim verisi mevcut. Sorun veri yokluğu değil, hangi veriyi hangi sırayla ve hangi soruya cevap vermek için kullanacağını bilmek.
Birinci adım evreni daraltmak. Likidite bunun en hızlı filtresi. Haziran ile Eylül 2026 arasında BIST 100 şirketlerinde hisse başına ortalama günlük işlem hacmi 1,9 milyar TL, endeks dışındaki şirketlerde 162 milyon TL civarındaydı. Asgari bir günlük hacim eşiği koymak, 650 şirketlik listeyi takip edilebilir bir boyuta indirir.
Günlük hacim bir ortalamadır, emrin gireceği an ise tek bir andır. Aradaki farkı emir defteri derinliği gösterir. Derinlik ekranı, o anda en iyi alış ve satış fiyatlarında ve bunların altındaki kademelerde ne kadar emir beklediğini gösterir. En iyi alış ile en iyi satış arasındaki fark, yani makas, bir hisseye girip çıkmanın en doğrudan maliyet göstergesidir. Hacim filtresi hangi şirketlerin takip edilebilir olduğunu söylerken, derinlik o şirkette emrin nasıl uygulanacağını söyler. Kademe derinliğini Midas Pro kullanıcıları uygulama içinde görebiliyor.
Pratik faydası şurada. Taşımayı düşündüğün pozisyon büyüklüğü, ilk birkaç kademede bekleyen toplam miktarın yanına konduğunda emrin fiyatı kendi başına hareket ettirip ettirmeyeceği görülür. Kademelerdeki miktar ince kaldığında piyasa emri yerine limit emir kullanmak ya da emri parçalara bölmek daha kontrollü bir uygulama sağlar. Buradaki ayrım önemli. Derinlik bir yön göstergesi değil, bir uygulama aracıdır. Kademelerdeki emirler saniyeler içinde değişebildiği için bu ekrandan fiyat tahmini çıkarmak yerine emrin nereye ve nasıl yerleştirileceğine karar vermek daha doğru bir kullanım.
İkinci adım sektör dağılımını hisse seçiminden önce belirlemek. Hangi sektörlere yer verileceği ve her birinin üst sınırı önceden yazıldığında portföy tek bir temaya kaymaz. BIST 100 üyelerinin piyasa değeri dağılımında bankacılık %18,2, savunma %13,5 ve holdinglerin %9,3 pay taşıdığını, en büyük 10 şirketin toplamın yaklaşık yarısına denk geldiğini bilmek burada bir karşılaştırma zemini verir.
Üçüncü adım aynı sektördeki şirketleri aynı metriklerle karşılaştırmak. F/K, PD/DD ve FD/FAVÖK gibi çarpanlar ancak benzer şirketler arasında ve şirketin kendi tarihsel bandıyla birlikte anlam taşır. Bankalar, sigorta şirketleri ve gayrimenkul yatırım ortaklıkları bu karşılaştırmalarda ayrı tutulur, çünkü bilanço yapıları farklıdır ve borç ile nakit akışı kalemleri aynı şeyi ifade etmez.
Dördüncü adım bilanço kontrolü. Satış gelirlerinin yönü, FAVÖK marjının seyri (FAVÖK bölü satış gelirleri) ve net borç ile FAVÖK ilişkisi birkaç çeyreklik seriyle okunduğunda, çarpanın neden o seviyede olduğu hakkında fikir verir. Tek çeyreğe bakmak, tek günlük fiyat hareketine bakmakla aynı sorunu taşır.
Takas verisi başka bir soruya cevap veriyor: bir hissenin payları hangi aracı kurumlarda saklanıyor ve bu dağılım zaman içinde nasıl değişiyor? Midas Pro kapsamındaki bu veri, yatırımcı tabanının genişliğini ve payların belirli adreslerde ne ölçüde toplandığını gösterir. Dağılımın geniş olması payların çok sayıda elde bulunduğuna, yoğunlaşmanın artması ise daha az sayıda adreste toplandığına işaret eder.
Kullanım yeri şu. Takip listendeki bir şirkette fiyat hareketinin yanına takas dağılımındaki değişimi de koyabilirsin. Böylece hareketin geniş bir katılımla mı yoksa dar bir dağılım değişimiyle mi geldiğine dair bir bağlam oluşur. Burada iki sınırı bilmek gerekiyor. Takas verisi kurum bazındadır ve kurumun arkasındaki yatırımcıyı göstermez, tek bir kurumdaki artış o kurumun tek bir müşterisinden de gelebilir. İkincisi, veri seans kapandıktan sonra yayımlandığı için geçmişe dönüktür. Bu yüzden takas dağılımı bir alım ya da satım gerekçesi değil, fiyat hareketini yorumlarken bakılan yardımcı bir başlıktır.
Beşinci adım takip ritmi. Portföy kurulduktan sonra kalemlerin ağırlığı piyasa hareketiyle değişir. Gözden geçirme aralığının ve tek kalem üst sınırının önceden belirlenmesi, bu değişimin fark edilmeden birikmesini engeller. Finansal rapor takvimi ve KAP bildirimleri bu ritmin doğal çıpası, takas dağılımı ve hacim seyri ise iki gözden geçirme arasında bakılan ara göstergeler.
Beş adımın ortak yanı, hepsinin tek tek şirket seçiminden önce tamamlanması. Veri miktarı arttıkça kararın kolaylaşacağı sanılır, oysa sıralama olmadan artan veri yalnızca karşılaştırılacak değişken sayısını artırır. Filtre, dağılım ve sınırlar yazılı olduğunda veri bir karar aracına dönüşür.
Her verinin cevapladığı soruyu ayırmak da bu sıralamanın parçası. Bilanço ve çarpanlar hangi şirket sorusuna, hacim ve derinlik nasıl uygularım sorusuna, takas dağılımı ise bu hareketin arkasında kim var sorusuna bakar. Üçünü aynı soruya cevap veriyormuş gibi okumak, en sık yapılan karıştırma.
Tarama bir başlangıç, sonuç değil. Karar, tarama çıktısının kendi yapı kurallarına oturtulmasıyla veriliyor.
Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için: Midas Sorumluluk Beyanı