Borsa İstanbul Notları

Varant fiyatını ne belirler?

Varant fiyatını ne belirler?
Google News Icon Takip Et

Bir varantın fiyatına baktığında karşına çıkan rastgele bir rakam değildir. Varantın primi aslında iki parçanın toplamından oluşur: içsel değer ve zaman değeri. Bu iki kavramı anladığında, varantı şansa bırakmadan, bilinçli biçimde kullanmaya başlarsın.

Gel, tek tek bakalım.

İçsel değer: varant şu an “kârda” mı?

İçsel değer, varantın hemen şimdi kullanılsa ne kadar değer taşıyacağını gösterir. Yani dayanak varlığın güncel fiyatı ile kullanım fiyatı arasındaki farktır.

Bir örnekle netleştirelim. Kullanım fiyatı 100 lira olan bir alım varantın var ve dayanak hisse şu an 115 liradan işlem görüyor. Bu varant sana 100 liradan alma hakkı verdiğine göre, içsel değeri 15 liradır. Ancak hisse 100 liranın altındaysa alım varantının içsel değeri sıfırdır; çünkü aynı hisseyi piyasadan zaten daha ucuza alabilirsin.

Satım varantında ilişki tersine döner. Orada içsel değer, dayanak varlık kullanım fiyatının altına indikçe oluşur.

Zaman değeri: geleceğe ödediğin bedel

Peki varant çoğu zaman neden içsel değerinden daha pahalıdır? Çünkü fiyatın içinde bir de zaman değeri vardır.

Örneğin, az önce örneğimizde yer verdiğimiz varant piyasada 18 liradan işlem görüyor. İçsel değeri 15 lira olduğuna göre, aradaki 3 lira da zaman değeridir. Bu 3 lira, vade dolana kadar hissenin daha da yükselme ihtimaline ödediğin bedeldir. Henüz gerçekleşmemiş ama mümkün olan bir senaryonun fiyatıdır.

İşte varantı kullanırken en çok dikkat edilmesi gereken nokta burada saklı.

Zaman erimesi: en sessiz risk

Zaman değeri sabit kalmaz. Vade yaklaştıkça, gerçekleşme ihtimali azalan senaryoların değeri de düşer. Buna zaman erimesi denir.

Dahası, bu erime düzgün bir hızda olmaz. Vadeye uzun süre varken yavaştır, vade sonuna yaklaştıkça hızlanır. Yani aynı hisse fiyatında otursan bile varantının değeri her gün biraz daha azalabilir. Sadece dayanak varlık beklediğin yönde hareket etmediği için değil, zaman geçtiği için.

Bu yüzden varantta yön kadar zamanlama da önemlidir. Doğru hisseyi seçip yanlış vadeyi beklemek, çoğu zaman primin sessizce erimesiyle sonuçlanır.

Volatilite: dalgalanma fiyatı yükseltir

Bir diğer önemli etken volatilite, yani dayanak varlığın ne kadar dalgalandığıdır.

İki hisse düşün, ikisi de 100 lira ve aynı vadeli, üstelik aynı kullanım fiyatlı varantları var. Ama biri sakin seyrediyor, diğeri sert hareket ediyor. Dalgalı olanın varantı daha pahalıdır, çünkü büyük bir hareketin gerçekleşme ihtimali daha yüksektir ve bu ihtimal zaman değerini şişirir.

Bunun pratik bir sonucu var. Volatilitenin yüksek olduğu, herkesin aynı yöne koştuğu bir anda varant pahalanır. Tahminin tutsa bile yüksek primle girdiğin için kazancın beklediğinden küçük kalabilir.

Çarpan ve dönüşüm oranı: ucuz görünen, her zaman ucuz değildir

Bir varantın fiyatına bakıp “ne kadar ucuz” diye düşünmeden önce çarpanına bakmak gerekir.

Çarpan, ya da dönüşüm oranı, bir birim dayanak varlık için kaç varant gerektiğini gösterir. Diyelim çarpan 10:1. Bu, 1 hisselik hakka ulaşmak için 10 varant gerektiği anlamına gelir. Böyle bir durumda hisse ile kullanım fiyatı arasındaki her 1 liralık fark, varant başına yalnızca 0,10 lira olarak yansır.

İşte bu yüzden bazı varantlar kuruş seviyesinde fiyatlanır. Bu onların “neredeyse bedava” ya da “kelepir” olduğu anlamına gelmez. Düşük birim fiyatın arkasında çoğu zaman yüksek bir çarpan vardır. Karşılaştırma yaparken bakman gereken, varantın tek başına fiyatı değil, çarpanı da hesaba kattığında dayanak varlığın hareketini ne ölçüde yansıttığıdır.

Hepsini birleştirince: yönü doğru bilmek yetmez

Şimdi bu parçaları bir araya getirelim, çünkü asıl içgörü burada.

Bir alım varantında başabaş noktan, kullanım fiyatına ödediğin primi eklediğin seviyedir. Yani kâra geçmen için hissenin sadece kullanım fiyatını değil, bu eşiği de aşması gerekir. Tahminin doğru çıkıp hisse yükselse bile, hareket bu eşiğin altında kalırsa varantın kazandırmayabilir.

Üç şey aynı anda doğru olmalıdır: yön, büyüklük ve zamanlama. Hissenin doğru yönde, yeterince ve vaden dolmadan hareket etmesi gerekir. Bu üçlüyü birlikte düşünmek, varantı şansa değil bilgiye dayanarak kullanmanın temelidir.

Özetle

Varant fiyatı içsel değer ile zaman değerinin toplamıdır. İçsel değer dayanak varlığın kullanım fiyatına göre durumunu, zaman değeri ise gelecekteki ihtimallerin bedelini gösterir. Volatilite bu bedeli büyütür, zaman erimesi ise vade boyunca tüketir. Çarpan da varantın hareketi ne ölçüde yansıttığını belirler.

Bu mekanizmayı kavradığında varant, fiyatı anlaşılmaz bir kutu olmaktan çıkar. Bir sonraki yazıda bu bilgiyi pratiğe dökecek ve satım varantlarının portföyünü düşüşe karşı nasıl koruyabileceğini ele alacağız.

Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için: Midas Sorumluluk Beyanı