Ucuz yuan finansmanı panda tahvili ihracını rekor seviyelere taşıdı

Google News Icon Takip Et

Yabancı hükümetler, Wall Street bankaları ve çok uluslu şirketler, dünyanın en düşük borçlanma maliyetlerinden bazılarını sunan Çin’in yerel tahvil piyasasına yöneliyor. Bu durum, yuanı giderek daha cazip bir finansman para birimi haline getiriyor.

Yuan cinsinden ve “panda tahvili” olarak bilinen bu tahviller, yurtdışındaki ihraççılar tarafından Çin’in iç piyasasında satılıyor. Çin ile Batı arasındaki faiz farkının açılmasıyla birlikte, Pekin’in para birimini uluslararasılaştırma çabalarının önemli bir parçası haline geldiler.

Bu yıl panda tahvili ihracı hızla arttı. Kazakistan ve Pakistan gibi egemen borçlanıcıların yanı sıra Morgan Stanley ve Deutsche Bank gibi küresel finans kuruluşları ile Volkswagen ve Henkel gibi çok uluslu şirketler de piyasaya katıldı. Deutsche Bank, mayıs ayı sonunda yaptığı açıklamada, üç ve beş yıl vadeli panda tahvili ihracıyla 3,5 milyar yuan (518 milyon dolar) topladığını duyurdu. Bu ihraç, yoğun talep gördü.

Moody’s verilerine göre, panda tahvili ihracı son yıllarda güçlü seyrini korudu. 2024’te ihraç hacmi 197,8 milyar yuan ile rekor kırarken, 2025’te toplam 183,1 milyar yuan seviyesine ulaştı. Haziran ayının ikinci haftasında ise ihraç hacmi 137,1 milyar yuanı aşarak geçen yılın aynı dönemine göre %80,4 artış gösterdi.

Fareast Credit Rating’e göre, mayıs ayında panda tahvili ihracı 26,64 milyar yuan ile aylık bazda rekor seviyeye ulaştı.

Çin’de paranın ucuz olması, bu tahvillere olan ilgiyi artırıyor.

Fed’in faizleri yüksek tutması nedeniyle dolar piyasalarında borçlanma maliyetleri yüksek kalırken, Çin’deki uzun süreli ekonomik yavaşlama ve destekleyici para politikası, yerel faiz oranlarını tarihi düşük seviyelere çekti.

Analistler, birçok yabancı ihraççının yuan cinsinden %3’ün altında kupon oranlarıyla borçlanabildiğini ve bunun dolar cinsinden borçlanmaya kıyasla çok daha ucuz olduğunu belirtiyor.

Moody’s Ratings, temel etkenin faiz farkı olduğunu ve yuan cinsinden finansmanın ABD dolarına göre çok daha ucuz olduğunu vurguladı.

Finansal risk değerlendirme kuruluşuna göre, panda tahvili ihraç eden yabancı bankalar yaklaşık %1,7 ile %2,2 arasında borçlanabiliyor. Dolar piyasalarında ise bu oran %4,5 ile %5,5 arasında değişiyor. Böylece iki ila üç puanlık faiz avantajı sağlanıyor.

Eski “yen” stratejisi mi?

Analistlere göre, bu maliyet avantajı yuanı fiilen bir finansman para birimine dönüştürdü. Bu durum, Japon yeninin onlarca yıl boyunca küresel finans piyasalarındaki rolünü hatırlatıyor.

Natixis’in Asya-Pasifik baş ekonomisti Alicia Garcia Herrero, “Bu aslında eski yen fikri. Ucuz finansman.” değerlendirmesinde bulundu.

Moody’s, bu yıl panda tahvili ihracının neredeyse yarısının yabancı ihraççılardan geldiğini ve bunun birkaç yıl öncesine göre büyük bir artış olduğunu belirtiyor. Finans kuruluşları hâlâ en büyük paya sahipken, onları egemen ve uluslararası kuruluşlar izliyor. Çin’de büyük operasyonları olan çok uluslu şirketler de piyasadan giderek daha fazla faydalanıyor.

Eurasia Group Çin Direktörü Dan Wang, Wall Street bankalarının uluslararası ticaretin yuan ile yapılmasını desteklemek için RMB cinsinden borçlanmalarını artırdığını söyledi. Wang, bankaların Çin bağlantılı müşteriler için ana ilişki bankası ve piyasa yapıcı olarak kalabilmek için daha fazla RMB yükümlülüğüne ve varlığına ihtiyaç duyduğunu belirtti.

Ancak düşük faiz oranları, son dönemdeki ihraç artışını tek başına açıklamıyor. Yıllarca, panda tahvillerine olan yabancı ilgisi, sermaye kontrolleri nedeniyle sınırlıydı.

İhraççılar Çin’de yuan toplayabiliyordu ancak bu geliri ana karanın dışına çıkarmak çoğu zaman zordu ve düzenleyici belirsizliklere tabiydi. Bu nedenle panda tahvilleri, esas olarak Çin’de önemli operasyonları olan şirketler için cazipti.

Uzmanlara göre, değişen şey Pekin’in tahvil gelirlerinin kullanımında daha fazla esneklik tanımaya başlaması. Natixis’ten Herrero, kısıtlamaların gevşetilmesinin politika yaklaşımında önemli bir değişime işaret ettiğini söylüyor.

“Çin daha önce sermaye çıkışına izin vermiyordu. Şimdi hazır. Çin, para birimini uluslararasılaştırmak istiyor.” dedi.

Bu politika değişikliği, özellikle Kazakistan ve Pakistan gibi egemen borçlanıcılar için önemli. Çünkü bu ülkelerin, tahvil gelirlerini Çin dışında kullanamadıkları sürece yuan toplamak için fazla nedeni yok.

Pekin’in kararlılığının son göstergesi ise Çin Merkez Bankası Başkanı Pan Gongsheng’in, yabancı merkez bankaları ve egemen varlık fonlarının Çin tahvillerini teminat göstererek yuan likiditesine erişebileceğini duyurması oldu. Bu adım, denizaşırı RMB kullanımını destekleyen altyapıyı daha da güçlendirdi.

Z-Ben Advisors’ın kurucusu Peter Alexander, panda tahvillerinin, Çin’in SWIFT’e alternatif olarak geliştirdiği Sınır Ötesi Bankalararası Ödeme Sistemi’nin yaygınlaştırılması, emtia ticaretinin yuan ile yapılmasının teşvik edilmesi ve denizaşırı RMB piyasalarının derinleştirilmesi gibi çabalarla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Alexander, “Panda Tahvili piyasası son iki yılda yavaş yavaş inşa edildi. Artık Pekin’in RMB’yi uluslararasılaştırma stratejisinin ayrılmaz bir parçası olarak görülmeli.” dedi.

Analistler, bu ivmenin yakın zamanda kaybolmasını beklemiyor. Çin bankacılık sistemindeki bol likidite, ABD’de faizlerin yüksek kalacağı beklentisi ve Pekin’in devam eden politika desteği, yılın geri kalanında ihraçların sürmesini sağlayan başlıca faktörler olarak öne çıkıyor.

En büyük riskler arasında ise faiz farklarının hızla daralması, yuanın aşırı dalgalanması veya Çinli düzenleyicilerden beklenmedik bir politika değişikliği yapılması gösteriliyor.

Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: cnbc.com