Ekonomi ve Finans Haberleri

TCMB’nin repo adımı bankacılık endeksini yükseltti, Türkiye CDS primi 217 baz puana geriledi

Yurt içi piyasalarda Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) repo ihalelerine dönerek fonlama maliyetini yüzde 37 seviyesine çekmesinin doğrudan olumlu etkileri görüldü. Bankacılık endeksi, tek günde yüzde 2’ye yakın yükselerek piyasaya açık ara öncülük etti. Dr. Gözde Sarak, bu adımın bankaların kâr marjı beklentilerini doğrudan beslediğini ve gösterge tahvil faizinin yüzde 40’ın altına gerileyerek yüzde 39,91 seviyesine indiğini belirtti. Öte yandan, holding ve teknoloji endekslerinin günü ekside kapatması nedeniyle yükselişin genele yayılmadığına dikkat çekti. Brent petrol fiyatlarındaki düşüşlerin ise hem enerji ithalatı hem de enflasyon endişeleri açısından yurt içinde ekstra bir rahatlama yarattığını vurguladı.

ABD’de enflasyon dengede ama tüketici hala güçlü

Küresel gelişmeleri ve ABD çekirdek PCE (Kişisel Tüketim Harcamaları) verilerini değerlendiren Dr. Sarak, aylık yüzde 0,2 ve yıllık yüzde 3,3 gelen çekirdek enflasyonun beklentilerle tam paralel olduğunu ve piyasa için büyük bir sürpriz yaratmadığını ifade etti. Ancak manşet enflasyonun yıllık yüzde 3,7 ile beklentinin biraz üzerinde geldiğini belirtti. Kişisel gelirler ile harcamaların beklentileri belirgin biçimde aşmasının, Amerikan tüketicisinin hala güçlü harcadığını ve talebin tam anlamıyla soğumadığını gösterdiğini ekledi. Bu tablonun Fed’i şahin kalmaya zorlayabileceğini belirten Dr. Sarak, Jackson Hole zirvesindeki açıklamaların ve Fed yetkililerinin yapacağı değerlendirmelerin piyasalarda oynaklığı artırabileceğini öngördü.

ABD tahvillerindeki kısır döngü ve yapay zekanın görünmeyen faturası

Moody’s Baş Ekonomisti Mark Zandi’nin “ABD farkında olmadan mali krize sürükleniyor” uyarısını son derece ciddi bir başlık olarak değerlendiren Dr. Sarak, ABD’nin toplam borcunun ilk kez 40 trilyon doları aştığını ve borcun milli gelire oranının yüzde 100’ü geçtiğini söyledi. 30 yıllık tahvil faizlerinin 2007’den bu yana en yüksek seviyelerde olmasının borç çevrim maliyetini artırarak klasik bir kısır döngü yarattığını ifade etti. Yapay zeka harcamalarının da bu maliyetleri dolaylı olarak yukarı çektiğini belirtti.

Yapay zeka altyapısı için şirket tahvilleri ihraç eden teknoloji devleri ile borç çevirmek için tahvil satan ABD Hazinesi’nin aynı sınırlı para havuzunu kovaladığını vurgulayan Dr. Sarak, bu durumun faizleri yukarı ittiğini ve dünyanın en güvenli varlığının yüksek getiri sunmaya başlamasının, gelişmekte olan piyasalardan para çekerek küresel borçlanma maliyetlerini artırdığını söyledi.

Türkiye’nin CDS priminde belirgin iyileşme

Yurt içinde risk priminin (CDS) 217 baz puana kadar gerilediğini belirten Dr. Sarak, bu düşüşün yatırımcının Türkiye’ye bakışının iyileştiğini somut olarak gösterdiğini ifade etti. Bu durumun hem devletin hem de Türk şirketlerinin dışarıdan borçlanma maliyetini düşüren bir unsur olduğunu belirtti. Düşen fonlama maliyetleri ve gerileyen tahvil faizleriyle birleştiğinde yurt içinde olumlu bir resmin desteklendiğini söyledi.

Güven endekslerindeki gerileme dezenflasyon için olumlu

Ağustos ayında hizmet, perakende ve inşaat sektörlerindeki güven endekslerinin gerilemesini değerlendiren Dr. Sarak, bunun ilk bakışta olumsuz görünse de dezenflasyon süreci açısından olumlu bir talep soğuması işareti olduğunu belirtti. Enflasyonun kalıcı düşüşü için iç talebin bir miktar yavaşlaması gerektiğini hatırlatan Dr. Sarak, güven endekslerindeki gerilemenin de sıkı para politikasının işe yaradığını gösteren bir kanıt olduğunu söyledi. Mevcut durum göstergeleri gerilerken gelecek beklentilerinin korunmasının dezenflasyon için ideal bir denge olduğunu, TCMB’nin de ekonomiyi tamamen durdurmadan bu ince dengede ilerlemeye çalıştığını sözlerine ekledi.

Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: ekonomim.com