Eylül ayı tarım dışı istihdam verisi beklentilerin altında kaldı: tarım dışı istihdam 29 bin kişi arttı.
Piyasa beklentisi 89 bin kişilik artış yönündeyken önceki ayın verisi 162 bin kişilik artıştan 133 bin kişiye revize edildi.
İşsizlik oranı %4,2 olarak açıklandı ve önceki aya göre yükseldi.
Analist Notu:
ABD’de eylül ayında tarım dışı istihdamın beklentilerin altında, yalnızca 29 bin artması, iş gücü piyasasında zayıf seyrin sürdüğüne işaret ediyor. İşsizlik oranının %4,1’den %4,2’ye yükselmesi ve ağustos ayındaki istihdam artışının 162 binden 133 bine revize edilmesi, raporun olumsuz görünümünü pekiştiriyor. Önceki aya ilişkin 29 bin kişilik aşağı yönlü düzeltmenin eylüldeki istihdam artışına eşit olması, son açıklanan artışın revizyonla dengelendiğini gösteriyor.
Zayıflık yalnızca kamu istihdamındaki azalıştan kaynaklanmıyor. Kamuda 17 bin kişilik kayıp manşet veriyi aşağı çekerken, özel sektörün istihdam artışı da 89 binden 46 bine yavaşladı. Toplam istihdamın üç aylık ortalama artışının 51 bin seviyesinde kalması, işe alımların güçlü bir ivme kazanamadığına işaret ediyor. Bununla birlikte, özel sektörün üç aylık ortalamasındaki sınırlı iyileşme, tek aylık veriden hareketle kesintisiz bir kötüleşme sonucuna varmayı zorlaştırıyor.
Sektörel dağılımda sağlık ve sosyal yardım 23 bin kişilik artışla öne çıkarken, inşaat ve imalat istihdamı da artmaya devam etti. Buna karşılık bilgi, finans ve profesyonel iş hizmetlerinde istihdam kayıpları görüldü. Geçici istihdamdaki yaklaşık 11 bin kişilik düşüş de şirketlerin yeni iş gücü talebinde temkinli davrandığını düşündürüyor. Özel sektör istihdam yayılım endeksinin 57,6’dan 49’a gerilemesi ise zayıflığın daha fazla sektöre yayıldığını gösteriyor.
Ücretler tarafında ortalama saatlik kazançların aylık yaklaşık %0,13, yıllık %3 artması, iş gücü kaynaklı enflasyon baskılarının sınırlı kaldığına işaret ediyor. Ortalama haftalık çalışma süresi 34,4 saatte korunurken toplam çalışma saatlerinin artmaması, ekonomik faaliyete istihdam kanalından gelen desteğin de zayıf olduğunu düşündürüyor.
İki gün önce açıklanan beklenti altı PCE verisiyle birlikte değerlendirildiğinde, bu rapor yeni bir faiz artırımının gerekçesini belirgin biçimde zayıflatıyor. Enflasyon tarafında beklenenden ılımlı bir görünüm oluşurken istihdamın yavaşlaması ve işsizliğin yükselmesi, ilave sıkılaşmanın büyüme üzerindeki maliyetini artırıyor. Bu veri bileşimi, Fed’in faizleri artırmak yerine mevcut seviyede tutarak gelişmeleri izlemesi yönündeki argümanı güçlendiriyor. Ancak faiz artırımının tamamen gündemden çıktığını söylemek için sonraki enflasyon verilerinin de bu görünümü desteklemesi gerekir.
Hisse piyasaları açısından ise daha düşük faiz beklentisinin sağlayabileceği destek ile büyüme kaygılarının yaratabileceği baskı birlikte değerlendirilmeli. Ilımlı enflasyon ve soğuyan istihdam, faiz baskısını hafifletebilir; ancak işe alımlardaki zayıflığın tüketim ve şirket gelirlerine yansıması, bu desteği sınırlayabilir. Mevcut rapor sert inişi tek başına doğrulamasa da Fed’in istihdam tarafındaki risklere daha fazla ağırlık vermesini gerektiren bir tablo sunuyor.
Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için: Midas Sorumluluk Beyanı