S&P 500, yükselen petrol fiyatları, tahvil getirileri ve şahin Fed baskısıyla geriledi

S&P 500, yükselen petrol fiyatları, tahvil getirileri ve şahin Fed baskısıyla geriledi

ABD endeks vadeli kontratları, küresel piyasalarla birlikte zayıf seyrini sürdürüyor. ABD ve İran güçlerinin karşılıklı saldırılarının ardından petrol fiyatları gece gördüğü zirveden gerilese de, WTI varil başına 90 dolar seviyesine yakın kalmaya devam ediyor. Tahvil getirileri de kazançlarını koruyor. Bu ortamda, Asya ve erken Avrupa işlemlerinde risk iştahı oldukça düşük kaldı.

Piyasalar Neden Zorlanıyor?

Bu hafta küresel hisse senetleri, altın, tahviller ve bitcoin değer kaybederken, yükselişte olanlar ise yine alışıldık isimler: ABD ve İran arasındaki artan gerilimle birlikte petrol ve ABD doları. Hisse yatırımcıları, Fed’in şahin duruşuna dair beklentileri daha da güçlendiriyor ve bu durum risk iştahını olumsuz etkiliyor.

Yatırımcıları tedirgin eden bir diğer unsur ise küresel tahvil getirilerindeki yükselişin devam etmesi. Bu gelişme, petrol fiyatlarıyla paralel ilerliyor. Ayrıca, yen ile finanse edilen taşıma işlemlerinin çözülme ihtimali de ABD hisseleri dahil olmak üzere birçok riskli varlığı baskılıyor; son birkaç seansta S&P 500’deki düşüş de bunu yansıtıyor.

Yükselen Tahvil Getirileri Baskı Yaratıyor

Fed Başkanı Kevin Warsh’ın Jackson Hole’daki şahin konuşması, eylül ayında faiz artışını yeniden güçlü bir ihtimal haline getirdi. Bu durum, küresel tahvil piyasalarında satışları tetikleyerek getirilerin eğri boyunca yükselmesine yol açtı.

ABD’de 10 yıllık tahvil getirisi son 19 ayın en yüksek seviyesine çıktı. 30 yıllık getiri de son zirvelerini aşarken, Japonya’da 30 yıllık tahvil getirisi yüzde 4,18’in üzerine çıkarak rekor kırdı. Bu gelişme, BoJ’dan 50 baz puanlık bir artış beklentisiyle taşıma işlemlerinin çözülmesine dair endişeleri artırdı.

ABD Hazine Bakanlığı, yalnızca iki hafta önce tahvil piyasasını desteklemeye yönelik önlemler açıklamıştı; ancak getiriler yükselmeye devam etti. Piyasa, yetkililerin daha yüksek borçlanma maliyetlerine ne kadar tolerans göstereceğini test etmeye istekli görünüyor. ABD’nin borcu 40 trilyon doların üzerine çıkmışken, 10 yıllık getirinin yüzde 5’e doğru kalıcı bir hareketi, mali açıdan önemli sonuçlar doğurabilir.

Getirilerdeki artış, hisse senedi tutmanın fırsat maliyetini yükseltiyor ve özellikle teknoloji gibi yüksek değerli, uzun vadeli sektörler üzerinde baskı oluşturuyor.

Yeni Veriler Faiz Artışı Beklentilerini Güçlendirecek mi?

Şimdi asıl soru, ABD’den gelecek verilerin eylül ayı faiz artışı beklentilerini daha da güçlendirip güçlendirmeyeceği. Aslında, Fed Başkanı’nın Jackson Hole’daki şahin tutumu göz önüne alındığında, Fed verilerden bağımsız olarak da faiz artırabilir. Piyasalar, cuma günü açıklanacak bir istihdam raporu ve gelecek hafta yayımlanacak bir TÜFE verisiyle birlikte, 16 Eylül’deki FOMC toplantısı öncesinde bu hafta birkaç ikincil göstergeyi daha takip edecek.

Bu gelişmeler öncesinde, yeni sinyaller için odak noktası petrol ve tahvil piyasaları olacak. Bu piyasalarda yaşanacak ilave yükselişler, hisse piyasaları üzerinde baskıyı artırabilir. Yüksek petrol fiyatları, enflasyon endişelerini yeniden gündeme getiriyor ve yalnızca ABD’de değil, gelişmiş ülkelerin tamamında daha sıkı para politikası riskini artırıyor.

S&P 500 Teknik Analizi

Teknik açıdan bakıldığında, S&P 500 endeksi birkaç düşük dip ve düşük tepe oluşturarak düşüş eğilimine girmeye başladı. Ancak uzun vadeli destek seviyeleri hâlâ korunuyor. Yine de, endeksin artan makro risklere yenik düşüp düşmeyeceği merak konusu.

S&P 500 vadeli kontratları, ağustos ortasında görülen 7.838 puanlık tüm zamanların zirvesine kıyasla 7.782 seviyesinde daha düşük bir tepe yaptı. Bu durum, yatırımcıların artık gerçek bir düzeltme olup olmayacağını sorgulamasına yol açtı.

Şu anda test edilen 7.600-7.648 aralığındaki kritik destek bölgesi belirleyici olacak. Endeks, haziran ayında bu bölgede önceki tüm zamanların zirvesini görmüş ve ardından bir konsolidasyon sürecine girmişti. O dönemde direnç olan bu bölge şimdi destek haline gelebilecek mi? Yazı kaleme alınırken bu ihtimal zayıf görünüyordu.

Belirtilen destek bölgesinin altına inilirse, bu teknik açıdan düşüş sinyali olarak değerlendirilecek. Böyle bir senaryoda, satışların 7.500 seviyesine doğru devam etmesi beklenebilir. Bu seviyenin de altına inilirse, temmuz ayındaki 7.324 dip seviyesi gündeme gelebilir.

Yukarı yönlü hareketlerde ise 7.674 seviyesi pazartesi gününün en düşük noktası olarak direnç oluşturuyor. Bunun üzerinde ise 7.724 seviyesi bir sonraki direnç noktası olarak öne çıkıyor. Pazartesi günü bu seviye korunmuş ve son düşüşü tetiklemişti.

Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: investing.com