Önemli Çıkarımlar:
Shein’in etik odaklı Everlane markasını satın alması, olası bir Hong Kong halka arzı öncesinde imajını ucuza düzeltme girişimi olarak değerlendiriliyor.
Canadian Solar ise yüksek teknolojili hücre üretimini ABD’ye taşıyarak gümrük vergilerinden kaçmayı hedefliyor, ancak Pekin’den tepkiyle karşılaşabilir.
Çin kökenli iki büyük şirketin Batı’daki şüphecilik ve ticaret gerilimlerini aşmak için çok farklı stratejiler izlediği görülüyor. Zor günler geçiren hızlı moda devi Shein, ABD merkezli Everlane’i satın alarak etik bir imaj edinmeye çalışıyor. Canadian Solar (NASDAQ: CSIQ) ise yüksek teknolojili üretimini ABD’ye taşıyarak Çin kimliğinden sıyrılmayı hedefliyor. Sektörleri farklı olsa da iki şirketin ortak noktası, Batı pazarlarına uyum sağlamak ve jeopolitik engelleri aşmak için acil adımlar atmaları.
Shein kısa süre önce Everlane’i satın alarak dünya çapında gündeme oturdu. Everlane, şeffaflık ve sürdürülebilirliğe sıkı bağlılığıyla özellikle genç profesyoneller arasında popüler olmuştu. Ancak marka son dönemde finansal zorluklar yaşadı ve bu da onu beklenmedik bir alıcıya yönlendirdi. Satın alma bedeli resmi olarak açıklanmasa da, haberi ilk duyuran bir medya kuruluşu fiyatı yaklaşık 100 milyon dolar olarak belirtti.
Bu rakam Shein için oldukça küçük; özellikle de Everlane’in daha önce yaklaşık 600 milyon dolar değer biçildiği düşünülürse. Yine de Shein’in bugüne kadarki en büyük satın alımı olarak öne çıkıyor. Shein’in şeffaflık eksikliği ve tartışmalı iş uygulamalarıyla bilinen bir şirket olması göz önüne alındığında bu alışılmadık bir hamle. Şirketin ucuz iş gücü kullanımı gibi iddialarla anılması, Everlane’in etik duruşuyla büyük bir tezat oluşturuyor.
Bu satın almanın arkasında imaj düzeltme amacı olduğu düşünülüyor. Eleştirilen bir şirket, etik davranışlarıyla tanınan bir markayı satın alarak kısa yoldan itibar kazanmayı hedefliyor. Shein’in Everlane ürünlerinde maliyetleri düşürerek rekabetçiliği artırması ve bu hamleden halkla ilişkiler anlamında fayda sağlaması bekleniyor.
Ancak bu satın almanın Shein’in en büyük sorununu, yani sürekli ertelenen halka arzını çözmeye yetmeyeceği düşünülüyor. Şirket, ABD ve Londra’da yoğun siyasi baskı ve ESG (çevresel, sosyal ve yönetişim) endişeleri nedeniyle borsaya kote olamamıştı. Hong Kong’da gizli bir başvuru yaptığı bildirildi, ancak bu süreç bir yılı aşkın süredir ilerlemiyor. Hong Kong’da dolaşan ESG odaklı Batılı sermaye, Shein’den ciddi değişiklikler talep edecek. Everlane’in üst yönetiminin Shein yönetim kuruluna katılması teorik olarak imajı iyileştirebilir, ancak Batılı yöneticilerin Çinli bir şirketin yönetimine entegre edilmesi oldukça zorlu bir süreç.
Öte yandan, Everlane içinde moralin düşük olduğu tahmin ediliyor. Şirketin etik misyonu için çalışmaya başlayan genç Amerikalı çalışanlar, hızlı moda fazlalığının simgesi olan bir şirkete satılmaktan dolayı büyük olasılıkla rahatsız. ABD işgücü piyasasında yapay zekâ nedeniyle işini kaybetme korkusu varken, bazı çalışanlar daha iyi bir iş bulana kadar kalmaya devam edecek. Ancak yeni sahipliğin temel değerlerle çelişmesi nedeniyle birçok çalışan ayrılmayı tercih edebilir.
Üretimi yurtdışına taşımak: Canadian Solar’ın ABD hamlesi
Shein Amerikan kimliği satın almaya çalışırken, Canadian Solar ise bu kimliği inşa etmeye çalışıyor. Teknik olarak Kanada’da kurulan ve merkezlenen şirket, kurucusunun Çinli olması ve ilk üretim tesislerinin Çin’de bulunması nedeniyle genellikle Çinli olarak görülüyor. Şirket şimdi ABD’deki iki tesisinde büyük bir genişleme planı açıkladı; bunlardan biri yüksek teknolojili güneş hücreleri üretecek yeni bir fabrika.
Bu strateji, ABD gümrük vergilerinden kaçınmayı ve şirketi pazardaki Çinli olmayan bir alternatif olarak konumlandırmayı amaçlıyor. Ancak “bir kez Çinli, hep Çinli” algısı devam ediyor. Yerel ABD üreticileri, bu genişlemenin aslında gizli bir Çin operasyonu olduğunu savunarak kendi alanlarını korumak için mücadele edecekler.
İhracat kontrolleri de bir diğer önemli konu. Canadian Solar, son bilanço görüşmesinde, ileri teknoloji üretim ekipmanlarının ABD’ye ihracatı konusunda Pekin’den resmi bir engelle karşılaşmadığını açıkladı. Ancak Çin’in ileri teknolojiyi elinde tutmaya odaklandığı göz önüne alındığında, bu durumun değişmesi an meselesi olabilir. Çin hükümeti, elektrikli araç üreticilerine çekirdek teknolojiyi yurtdışında üretmemeleri yönünde uyarılarda bulunuyor. Meta’nın (META.US) Manus’u satın alması gibi bazı durumlarda, yurtdışına teknoloji transferi başta fark edilmese de sonradan sıkı denetimlere tabi tutuldu. Güneş enerjisi tedarik zinciri son derece sofistike ve otomatik hale geldiği için Çin yönetimi bu süreçlerin kendi kontrolünde kalmasını tercih ediyor.
Ayrıca, ABD’de güneş paneli veya hücre üretmek, uzun ve karmaşık bir zincirin sadece son halkası. Daha önceki aşamalar — yüksek saflıkta polisilikon üretimi, bunun külçeye ve ardından ince plakaya dönüştürülmesi — büyük ölçüde Çin’in kontrolünde. Çin, küresel güneş enerjisi üretiminin yaklaşık %80’ini elinde bulunduruyor. JinkoSolar (JKS.US), Trina Solar ve JA Solar gibi büyük şirketler de aynı gerçeklikle karşı karşıya.
Alternatif tedarikçiler ortaya çıkıyor; örneğin Umman’daki United Solar, temiz ve izlenebilir polisilikon üretiyor. Ancak bu şirketler gerekli hacmin yalnızca küçük bir kısmını karşılayabiliyor. Ortadoğu’nun zengin ülkeleri bol sermaye ve kumla Çin’e rakip olmaya çalışsa da, yine de Çin teknolojisi ve ekipmanına büyük ölçüde bağımlı kalacaklar.
Sonuç olarak, hem Shein hem de Canadian Solar jeopolitik sorunlarını çözmek için sermaye harcıyor. Ancak kurumsal kimliğinizi değiştirmek, ucuz bir satın alma ya da yeni bir üretim hattından fazlasını gerektiriyor. Batı piyasaları ise bu süreci yakından izliyor.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: Benzinga