SEC, AB borçlanma araçlarına dayalı vadeli işlemleri ABD düzenlemelerinden muaf tutmayı önerdi

ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC), 28 Ağustos tarihli bir teklifinde, Avrupa Birliği tarafından ihraç edilen borçlanma araçlarının, 1934 tarihli Menkul Kıymetler Borsası Kanunu’nun 3a12-8 numaralı kuralı kapsamında yabancı devlet menkul kıymetleri arasına eklenmesini önerdi.

Teklife göre, Avrupa Birliği borcuna bağlı nitelikli vadeli işlem sözleşmeleri, ABD’de veya ABD kişilerine, belirlenmiş yabancı hükümetlerin borçlarına dayalı vadeli işlemler için uygulanan düzenleyici çerçeveyle aynı koşullarda sunulabilecek, satılabilecek veya onaylanabilecek. Bu sözleşmelerin düzenlenmesinde ise münhasır yetki Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu’nda (CFTC) olacak.

Bu değişiklik, AB tahvillerine ABD menkul kıymetler yasalarından genel bir muafiyet sağlamıyor. SEC’e göre, bu statü yalnızca vadeli işlem sözleşmelerinin pazarlanması ve alım-satımıyla sınırlı olacak; dayanak borçlanma araçlarının arzı ise federal menkul kıymetler düzenlemelerine tabi olmaya devam edecek.

3a12-8 numaralı kural, hâlihazırda Birleşik Krallık, Kanada, Japonya, Avustralya, Fransa, Almanya, İtalya, İspanya ve diğer bazı yabancı hükümetlerin ihraç ettiği devlet borçlarını kapsıyor. Kuralda 11 AB üye devleti yer alırken, Avrupa Birliği’nin kurum olarak ihraç ettiği borçlar kapsam dışında kalıyor.

SEC Başkanı Paul Atkins, bu ayrımın benzer borçlanma araçlarının farklı düzenleyici rejimlere tabi olmasına yol açtığını belirtti. Atkins, “Uzun süredir, AB üyesi bazı devletlerin borçları kapsanırken, Avrupa Birliği’nin kendi borçlarının kapsam dışında kalması gibi boşluklar, piyasada güven yerine kafa karışıklığı yaratan tutarsızlıklar oluşturdu” dedi.

AB borç muafiyeti dar kapsamlı olacak

SEC, kural kapsamında AB borçlanma aracı tanımını, Avrupa Komisyonu tarafından AB adına ihraç edilen ve borcun AB’nin doğrudan ve koşulsuz yükümlülüğü olduğu borçlar olarak önerdi. Bu tanım, Avrupa Komisyonu’nun resmi belgelerinde kullanılan yapıyı takip ediyor. SEC’in teklifine göre, ihraç işlemini Avrupa Komisyonu yürütse de, ihraççı ve borçlu olarak Avrupa Birliği kabul ediliyor.

Nitelikli sözleşmelerin, kuralın mevcut koşullarını da karşılaması gerekecek. 3a12-8 numaralı kural, Menkul Kıymetler Kanunu kapsamında kaydedilmemiş ve kayıtlı Amerikan depo sertifikası ile temsil edilmeyen borçlanma araçlarını kapsıyor. Muafiyet kapsamındaki vadeli işlemlerin, bir borsa platformunda işlem görmesi ve kuralın yabancı teslimat, takas ve mahsup gerekliliklerini karşılaması gerekiyor.

1984’te oluşturulan 3a12-8 numaralı kural, başlangıçta Birleşik Krallık ve Kanada hükümetlerinin ihraç ettiği borçları kapsıyordu. SEC, daha sonra ABD’li yatırımcıların yurt dışı devlet borcuna dayalı vadeli işlemlere erişimini kolaylaştırmak için başka yabancı hükümetleri de ekledi.

Avrupa Birliği, bir ulus-devlet olmadığı için kuralın dışında kalmaya devam ediyor. Ancak SEC, AB’nin kendine özgü ekonomik ve kurumsal özelliklere sahip olduğunu ve piyasa katılımcıları tarafından giderek daha fazla egemen ihraççı olarak değerlendirildiğini belirtiyor.

Teklif edilen değişiklik, AB’yi belirlenmiş yabancı devlet menkul kıymetleri tanımına eklerken, kuralda listelenen diğer hükümetlere uygulanan gerekliliklerde bir değişiklik yapmıyor. Yatırımcılar ve piyasa operatörleri, ABD’de AB borcuna dayalı vadeli işlemleri pazarlarken veya alım-satımını yaparken aynı koşullara uymak zorunda olacak.

CFTC, nitelikli AB borç sözleşmelerini düzenleyecek

AB borcunun 3a12-8 numaralı kurala dahil edilmesi, nitelikli vadeli işlemleri “menkul kıymet vadeli işlemi” yasal tanımının dışında bırakacak. SEC’e göre, bu sözleşmeler, hâlihazırda kural kapsamında olan 11 AB üye devletinin borcuna dayalı vadeli işlemlerde olduğu gibi, CFTC’nin münhasır yetkisine tabi olacak.

Atkins, bu teklifi “uygulamada uyumlaştırma” olarak nitelendirirken, SEC’in CFTC ile birlikte yatırımcıları korumak ve kurumlar arası düzenleme boşluklarını gidermek için yürüttüğü çalışmalara dayandığını belirtti.

ABD’li piyasa katılımcıları için teklif, doğrudan erişim sunan yabancı borsalarda nitelikli AB borcuna dayalı vadeli işlemlere ulaşmak için tanımlı bir yol sağlayacak. SEC, bu tür sözleşmelerin, Emtia Borsası Kanunu ve 3a12-8 numaralı kuralda yer alan mevcut koruma önlemleri kapsamında, riskten korunma ve risk yönetimi fırsatları sunabileceğini ifade etti.

ABD kripto piyasalarında da dayanak varlık ile ona bağlı türev ürünler arasındaki ayrım gündeme geliyor. Daha önce bildirildiği üzere, SEC’in Bitcoin endeks opsiyonlarını incelemesi, Bitcoin’e doğrudan dayalı sözleşmelerin yalnızca CFTC kurallarına tabi olup olmayacağı konusunda yetki tartışmasına yol açtı.

Bu durumda, CME Group, Bitcoin’in bir menkul kıymet değil emtia olduğunu ve değerini izleyen opsiyonların emtia opsiyon takası olarak değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Nasdaq PHLX ise ortak denetimin uygun bir yol sunabileceğini belirtti. Ancak SEC, konuyu tam Komisyon incelemesine açtığında yetki sorununu henüz çözmemişti.

AB borcuna dayalı vadeli işlemler ise farklı bir hukuki mesele oluşturuyor. SEC, Borsa Kanunu kapsamındaki yetkisini kullanarak, dayanak yükümlülükleri belirli bir amaçla muaf menkul kıymet olarak tanımlamayı öneriyor. Beklemede olan Bitcoin opsiyonları tartışmasından farklı olarak, bu teklif, nitelikli vadeli işlem sözleşmelerini açıkça CFTC’ye atarken, dayanak menkul kıymet arzlarında SEC’in gözetimini sürdürüyor.

SEC’in düzenleme çalışmaları kripto saklama ve arzlarını da kapsıyor

SEC, yabancı devlet borçlanma araçlarına yönelik çalışmasının yanı sıra, dijital varlıklar için de ayrı süreçlerde düzenleme geliştirmeye devam ediyor. Kurum, 25 Ağustos’ta kripto saklama gerekliliklerine ilişkin önerilen değişiklikleri Beyaz Saray Yönetim ve Bütçe Ofisi’ne gönderdi.

Federal düzenleyici takvime göre, saklama projesi, kayıtlı portföy yöneticileri ve yatırım şirketlerinin, kripto paralar dahil olmak üzere, müşteri ve fon varlıklarını nasıl saklayacağına dair düzenlemeleri ele alacak. Tüm gereklilikler, Beyaz Saray incelemesi tamamlanıp SEC komiserleri teklifin yayımlanmasına karar verene kadar kamuya açıklanmayacak.

Komisyon, temmuz ayında kripto arzları, aracı kurum gereklilikleri ve piyasa yapısına ilişkin konuları da 2026 takvimine aldı. Bir proje, belirli kripto arzları için muafiyet ve güvenli liman düzenlemelerini ele alırken, bir diğeri dijital varlıkları yöneten aracı kurumların finansal sorumluluk kurallarını inceliyor.

Kurum, 18 Ağustos’ta 402 sayfalık Kripto Varlıklar Düzenlemesi teklifini yayımladı. Bu belge, dört yıl boyunca 5 milyon dolara kadar olan girişimler için bir başlangıç muafiyeti ve 12 aylık dönemde 75 milyon dolara kadar fon toplama muafiyeti öneriyor.

Ayrı bir güvenli liman düzenlemesi ise, ihraççının taahhüt ettiği temel yönetsel faaliyetleri kalıcı olarak durdurması halinde, nitelikli token’ların yatırım sözleşmesi statüsünü kaybetmesine olanak tanıyabilir. Kripto Varlıklar Düzenlemesi’ne ilişkin görüş süresi, Federal Kayıt’ta yayımlanmasının ardından 60 gün boyunca açık kalacak.

AB borcu değişikliği için de SEC, teklifi Federal Kayıt’ta yayımlayacak ve ardından 60 gün boyunca görüş toplayacak. Kurum, piyasa katılımcılarından AB borcuna dayalı vadeli işlemlere erişim, yatırımcı bilgileri, olası maliyetler ve 3a12-8 numaralı kuralın daha fazla hükümet veya kurumu kapsayıp kapsamayacağı gibi konularda görüş bildirmelerini istedi.

Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: crypto.news