Saxo Bank Emtia Stratejisi Başkanı Ole Hansen, altın piyasasında agresif satışların büyük ölçüde sona erdiğini ancak yeni alımların henüz başlamadığını belirtti. Hansen’e göre ons altının 4 bin dolar seviyesinin altına gerilememesi, piyasada yeni bir konsolidasyon sürecinin işareti olabilir.
Altın 3.950-4.200 dolar bandında kalabilir
Saxo Bank’ın değerlendirmesine göre, ons altının 4 bin doların altına düşmemesi dikkat çekici bir gelişme olarak öne çıkıyor. Hansen’in kaleme aldığı raporda, “Altın enflasyonun ötesine bakmaya mı başlıyor?” sorusuna yanıt arandı. Hansen, yatırımcıların altın piyasasında yeni bir yön arayışında olduğunu ve kısa vadede altının 3.950-4.200 dolar aralığında işlem görmesini beklediklerini ifade etti. Merkez bankalarının devam eden alımlarının, altına yönelik önemli bir yapısal talep kaynağı oluşturduğunu ve bu durumun altının yeni bir yükseliş trendinden ziyade konsolidasyon aşamasında olduğu görüşünü güçlendirdiğini vurguladı.
Kritik seviyeler: 4.200 dolar ve 3.950 dolar
Hansen, geçen ay yaşanan tasfiyelerin ardından altın ETF varlıklarının genel olarak istikrar kazandığını, bunun da agresif satış sürecinin büyük ölçüde sona erdiğini ancak yatırımcıların henüz güçlü alımlara başlamadığını gösterdiğini belirtti.
Raporda, merkez bankalarının alımlarının altın için yapısal talep oluşturmaya devam ettiği kaydedildi. Altının 4.200 dolar seviyesinin üzerinde kalıcı olarak yükselmesi, yatırımcıların enflasyonun ötesine geçerek uzun süreli enerji şokunun ekonomi üzerindeki etkilerine odaklanmaya başladığına işaret edecek. Buna karşılık, 3.950 doların altına gerileme ise enflasyon endişeleri, yükselen tahvil faizleri ve güçlenen doların yeniden piyasalarda belirleyici hale geldiğini gösterecek.
Yatırımcı denge arayışında
Hansen, altının ocak ayından bu yana yaşanan sert düzeltmenin ardından yön arayışını sürdürdüğünü, piyasaların yılın ikinci yarısında enflasyon, ekonomik büyümedeki yavaşlama, kamu borcu endişeleri ve para birimlerindeki değer kaybı riskleri arasında denge kurmaya çalıştığını ifade etti.
ABD Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verisinin beklentilerin altında kalmasının ardından altının yaklaşık 100 dolar yükselerek kısa süreliğine 4.100 dolar seviyesini yeniden aştığını belirten Hansen, bu hareketin yatırımcıların Fed’in kısa vadeli sıkı para politikası beklentilerini azaltmasından kaynaklandığını söyledi.
Petrol riskine karşı 4 bin dolar seviyesi korunuyor
Hansen, ham petrol fiyatlarındaki yeniden yükseliş ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarının ardından yüksek enerji maliyetlerinin enflasyonu yeniden hızlandırabileceği ve daha sıkı para politikası riskini artırabileceği endişeleriyle altının bu yükselişini koruyamadığını, fiyatların yeniden 4.000 dolar seviyesine gerileyerek son haftalardaki konsolidasyon bandında kaldığını belirtti.
Raporda, yükselen petrol fiyatlarının normal şartlarda enflasyon beklentilerini, ABD tahvil getirilerini ve doları destekleyerek faiz getirisi olmayan altın üzerinde baskı oluşturduğu, ancak son fiyat hareketlerinin yatırımcıların yüksek enerji maliyetlerinin uzun vadeli ekonomik etkilerini de fiyatlamaya başladığını gösterdiği ifade edildi.
Brent petrolün varil fiyatının 85 doların üzerine çıktığını, dizel, benzin ve jet yakıtı fiyatlarının ise varil başına 160 dolar seviyelerine yaklaştığını belirten Hansen, buna rağmen altının daha derin bir satış baskısıyla karşılaşmadığını kaydetti.
Fed belirsizliği devam ediyor
Hansen, Fed Başkanı Kevin Warsh’ın Kongre’deki sunumunun para politikasının geleceğine ilişkin belirsizliği gidermediğini, bu nedenle değerli metallerin enflasyon verileri ve enerji piyasalarındaki gelişmelere duyarlı kalmayı sürdürdüğünü ifade etti.
Altın, gümüş ve platine göre öne çıkacak
Raporda ayrıca, yılbaşından bu yana altının %7,2, gümüşün %17 ve platinin %20 değer kaybettiği belirtildi. Buna karşın son bir yıllık dönemde altının %20, gümüşün %52 ve platinin %15 yükseldiği ifade edildi.
Hansen, makroekonomik görünüm netleşene kadar altın, gümüş ve platinin belirli fiyat aralıklarında işlem görmesinin muhtemel olduğunu, altının ise ekonomik büyümeye daha duyarlı olan gümüş ve platine kıyasla daha güçlü performans göstermeyi sürdürebileceğini söyledi.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: cnbce.com