Küresel jeopolitik krizler ve bölgesel çatışmalar, tarımsal üretimin en temel girdilerinden biri olan gübre piyasası üzerinde baskı oluşturmaya devam ederken, Türkiye ile Rusya arasında stratejik bir tarım diplomasisi adımı atıldı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Şanghay İşbirliği Örgütü Kırgızistan Zirvesi’ndeki görüşmesinin ardından iki ülke, kritik ürünlerin tedariki konusunda mutabakata vardı. Bu anlaşma kapsamında Rusya, ihracatını sınırlandırdığı azotlu ve fosforlu gübreler ile amonyak sevkiyatında Türkiye’ye özel bir kota tanıyacak. Türkiye’nin gübre tedarik zinciri son dönemde iki ana kanal üzerinden daralmıştı. 28 Şubat 2026’da başlayan İran savaşı sonrası Hürmüz Boğazı’nın geçişe kapanmasıyla Körfez ülkelerinden yapılan üre, amonyak ve kükürt ithalatı neredeyse tamamen durmuştu. Ayrıca Moskova yönetiminin mart ayında gübre ürünlerine getirdiği ihracat kısıtlamaları, iç piyasada ham madde teminini daha da zorlaştırmıştı. Yeni anlaşmayla birlikte her iki kanaldan kaynaklanan aksaklıkların önüne geçilmesi hedefleniyor.
Türkiye’de tarım sektörünün yıllık gübre kullanımı yaklaşık 7 milyon ton seviyesinde bulunuyor. Ülkede 8 milyon tonun üzerinde kurulu üretim kapasitesi olmasına rağmen, ham maddede dışa bağımlılık nedeniyle tesisler yüzde 60-70 kapasiteyle çalışıyor ve yıllık ortalama 4,5-5 milyon ton üretim yapılabiliyor. Yerli üretimin karşılayamadığı 2 ila 2,5 milyon tonluk kısım ise ithalat yoluyla temin ediliyor.
Moskova ile sağlanan bu özel anlaşmanın, yaklaşan bahar ekim dönemi öncesinde hem iç piyasada arz güvenliğini sağlaması hem de Türk üreticilerin kapasite kullanımını artırarak gübre ihracatında elini güçlendirmesi bekleniyor.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: patronlardunyasi.com