SWIFT’in, XRP’yi gereksiz kılacağı düşünülen küresel bankacılık mesajlaşma sistemi olarak bilinirken, 1 Temmuz’da “Policy Lab” platformunu yeniden devreye alması dikkat çekti. Bu forumun, XRP’nin benimsenmesini hızlandırabileceği öngörülüyor.
Aynı dönemde Ripple, Afrika’nın en büyük ödeme sistemine teknolojisini entegre ediyor. 3,3 milyar dolarlık Flutterwave yatırımıyla XRP, analist Dr. Kamilah Stevenson’ın “Nijerya’nın ödeme damarları” olarak tanımladığı alana giriş yaptı.
SWIFT, XRP’yi masaya davet ediyor
İki önemli gelişmeden ilki, SWIFT’in bu yılki Policy Lab etkinliğini “Sürekli değişen bir dünyada doğru aktörlerin birbiriyle iletişimde olmasını nasıl sağlarız?” sorusuyla başlatması oldu.
Forumda düzenleyiciler, standart belirleyiciler ve uluslararası finans kuruluşları bir araya geliyor. Bu yılın ana gündemi ise küresel bankacılık iletişiminde yeni standart olan ISO 20022 ve sınır ötesi ödemelerin anında nasıl gerçekleştirilebileceği. Şirketler, blockchain tabanlı seçenekleri keşfetmeye açıkça teşvik ediliyor.
Tam bu noktada XRP devreye giriyor. Ripple’ın On-Demand Liquidity (ODL) çözümüyle, SWIFT üzerinden yeni XRP ödeme rotaları oluşturulabiliyor; üstelik SWIFT’in mesajlaşma altyapısı değişmeden. XRP, farklı likidite kaynakları arasında isteğe bağlı bir köprü varlık olarak kullanılabiliyor.
Detaylarda ise büyük bankalar öne çıkıyor: HSBC, Santander, Lloyds ve Barclays gibi SWIFT uyumlu büyük bankalar, RippleNet üzerinden XRP teknolojisini ihtiyaç duyduklarında entegre edebiliyor. 2027’den itibaren anında ödeme zorunlu hale gelecek; ancak bankalar hangi ödeme rotasını kullanacaklarına kendileri karar verecek.
XRP’nin avantajı nereden geliyor?
Ripple’ın bu konumlanması tesadüf değil. Şirket, 2020’de ISO-20022 kayıt grubuna DLT odaklı ilk üye olarak katıldı; bu, standart zorunlu hale gelmeden çok önceydi.
Bu erken adımların meyveleri şimdi alınıyor:
– XRP Ledger, günlük milyarlarca dolarlık işlem hacmini yönetiyor.
– Ripple’ın hazinesi geçen yıl 13 trilyon dolarlık hacme ulaştı.
– Standartlaştırılmış API’ler sayesinde bankalar, pahalı dönüşüm ücretleri olmadan XRP entegrasyonu sağlayabiliyor.
SWIFT, 40’tan fazla blockchain tabanlı defter ve binlerce bankayı birbirine bağlayan merkezi bir dağıtıcı gibi çalışıyor. Bağlı bankalar, bu modern ağda XRP’den kalıcı bir fayda sağlarsa, gelecekte işlem verileri eski MT mesaj formatı yerine XRP Ledger üzerinden akabilir.
Böylece, SWIFT rakip olmaktan çıkıp potansiyel bir kapı açıcıya dönüşüyor.
Nijerya: XRP, bir kıtanın ödeme damarı
SWIFT, geleneksel sisteme kapı aralarken Ripple, Afrika’da daha derin bir entegrasyon peşinde.
Flutterwave’e yapılan 3,3 milyar dolarlık yatırımla Ripple, teknolojisini doğrudan Afrika’nın en büyük ödeme sistemine yerleştiriyor. Başlangıç noktası ise Nijerya. Dr. Kamilah Stevenson’a göre bu, sadece finansal bir ortaklık değil.
Anlaşmanın özü, Flutterwave’in Nijerya’ya ve Nijerya’dan yapılan sınır ötesi ödemelerde XRP ve Ripple’ın stablecoin’inin kullanılacak olması.
Mevcut duruma kıyasla fark büyük. Bugün Nijerya’ya yapılan uluslararası transferler çoğu zaman günler sürüyor ve muhabir bankalar üzerinden değer kaybediyor. Ripple’ın teknolojisiyle ise aynı işlemler saniyeler içinde tamamlanıyor; XRP, bankadan bankaya yavaş ilerleyen zinciri ortadan kaldırıyor.
Analist Stevenson, “Bu bir manşet değil, XRP’nin bir kıtanın yaşam damarı haline gelmesi” yorumunu yapıyor.
Nijerya neden ideal test alanı?
3,3 milyar dolarlık değerleme dikkat çekici olsa da asıl önemli olan erişim. Flutterwave, Afrika’nın büyük bölümünde baskın bir ödeme sağlayıcısı olarak görülüyor ve Nijerya en karmaşık pazar olarak öne çıkıyor.
Nijerya, dünyanın en zorlu döviz ve transfer pazarlarından biri. Ripple’ın teknolojisi burada başarılı olursa, Flutterwave’in faaliyet gösterdiği diğer ülkelere de yayılabilir. Bu da XRP için spekülatif değil, işlem odaklı bir kullanım anlamına geliyor; token, borsalarda değil, milyonlarca insanın her gün farkında olmadan kullandığı ödeme akışlarında yer alacak.
Eski sistem ve yeni pazarlar
Her iki gelişme yan yana değerlendirildiğinde, geleneksel finans dünyası modernleşme mücadelesi verirken XRP’nin masada yer aldığı görülüyor. Diğer yandan XRP, yüz milyonlarca insanın bulunduğu bir pazarda somut bir ödeme altyapısı haline geliyor.
Her iki yolun da hedefi aynı: XRP’nin spekülasyon aracı değil, gerçek para transferlerinde gömülü bir ödeme katmanı olması. Biri köklü kurumlar üzerinden, diğeri ise en çok ihtiyaç duyulan büyüyen pazarlardan ilerliyor ve bu iki yol birbirini güçlendiriyor.
SWIFT’in Policy Lab’inin kalıcı bir XRP entegrasyonuna dönüşüp dönüşmeyeceği ve Flutterwave’in Nijerya dışına yayılıp yayılmayacağı önümüzdeki aylarda netleşecek. Ancak yön belli: XRP, işlem ekranlarından çıkıp paranın gerçekten aktığı yerlere, bir yanda geleneksel bankacılık ağına, diğer yanda ise bir kıtanın ödeme damarlarına taşınıyor.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: investing.com