Analist Notları

Rekor bir portföyün en büyük kırılganlığı, kendi başarısıdır

Rekor bir portföyün en büyük kırılganlığı, kendi başarısıdır

Bir portföy şimdiye kadar gördüğü en yüksek seviyeye ulaştığında, bu göz ardı edilemeyecek kadar büyük bir başarıdır. Ama tam bu noktada sorulması gereken bir soru var: bu portföyü zirveye taşıyan neydi? Genelde cevap tek bir kalem ya da birbirine yakın hareket eden birkaç kalemdir, dağılımın geri kalanı çoğu zaman aynı hızda büyümez.

Burada işleyen mekanizmanın adı portföy kaymasıdır. (portfolio drift). Hiçbir alım satım kararı verilmese bile, en çok yükselen kalem zamanla portföydeki ağırlığını da en çok artırır. Küçük bir örnekle gösterelim. 100.000 TL’lik bir portföyün 50.000 TL’si güçlü performans gösteren bir hisseye, 50.000 TL’si ise dağılmış diğer kalemlere ayrılmış olsun. Güçlü kalem %150 değer katıp 125.000 TL’ye çıkarken diğer kalemler yatay kalsın. Portföyün toplamı 175.000 TL’ye, yani yeni bir zirveye ulaşır. Ama o tek kalemin ağırlığı hiçbir işlem yapılmadan %50’den %71,4’e çıkmıştır.

Bu örüntü büyük ölçekte de kendini gösteriyor. Vanguard’ın rebalancing üzerine yaptığı analizlere göre 1989’da kurulup dokunulmadan bırakılan klasik bir “%60 hisse %40 tahvil” portföyü, 2021 itibarıyla hisse ağırlığı yaklaşık %80’e kadar kaymış durumda. Piyasa kendi başına, hiçbir karar alınmadan portföyün getiri ve oynaklık profilini yeniden yazmış.

Zirvedeyken bu kaymayı sorgulamamak, ayrı bir psikolojik eğilimden besleniyor. Davranışsal finans bunu kazanılan parayla oynama etkisi (house money effect) olarak tanımlar. Richard Thaler ve Eric Johnson’ın 1990’da ortaya koyduğu bu bulguya göre insanlar, kazançla elde ettikleri parayı kendi anaparalarından ayrı bir gözde değerlendirir ve bu parayı bedava gibi gördüğü için üzerinde daha fazla dalgalanmayı kabullenmeye daha istekli davranır. Bir portföy zirvedeyken her şeyin doğru gittiği hissi oluşur, oysa zirveyi taşıyan yoğunlaşma tam da bu rahatlık anında sessizce büyür.

Konunun bir de para birimi tarafı var. Bu zirve hangi para biriminde görüldü? Portföy tamamen TL cinsindense ve ABD tarafında hiç pozisyon yoksa, ortaya çıkan rekor sadece yerel para üzerinden bir rekordur. Aynı portföyün dolar bazlı ya da enflasyondan arındırılmış karşılığı çok daha mütevazı bir tabloya işaret edebilir. Tek bir para birimine ve tek bir ekonomiye bağlı kalmak, zirvedeki bir portföyü de aynı ölçüde kırılgan kılar.

ABD piyasaları burada iki işi birden görür. S&P 500 tek başına 11 farklı sektörü kapsar ve bu sektörler çoğu zaman birbirinden bağımsız döngülerde hareket eder. Dolar bazlı pozisyonlar ise yerel paradaki olası değer kaybına karşı ayrı bir katman oluşturur. Yani mevcut kazancın bir bölümünü yeni bir sepete taşımak, hem yoğunlaşmayı çözer hem de kur tarafında ikinci bir güvence ekler.

Bunun yolu portföyü tamamen değiştirmek değil. Zirvedeki kazancın bir bölümünü kademeli olarak farklı bir coğrafyaya yönlendirmek yeterli. Parça (fractional) alımla küçük bir tutarla başlanabilir, geniş bir endeks ya da ilgilenilen şirketler önce izleme listesine eklenip tanınabilir. Çünkü zirvede kalmanın yolu, zirveyi tek bir kalemin üzerine kurmamaktan geçer.

Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için: Midas Sorumluluk Beyanı