ABD tahvil getirilerindeki yükseliş, Fed Başkanı Kevin Warsh’ın şahin açıklamaları ve güçlü istihdam verileri, altın üzerinde kısa vadeli baskı oluşturuyor. Buna karşın, merkez bankalarının talebi ve mali sürdürülebilirliğe ilişkin endişelerin değerli metali uzun vadede desteklemesi bekleniyor.
Altın fiyatları, ağustos ayının ilk üç haftasında yüzde 15 yükseldikten sonra, son iki haftada yüzde 5,5 geriledi. ABD Hazine tahvili getirilerindeki artış, Fed Başkanı Kevin Warsh’ın şahin açıklamaları ve beklentilerin üzerinde gelen ABD tarım dışı istihdam verileri, değerli metal üzerinde baskı yarattı.
Raporda, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bu yıl politika faizini toplam 50 baz puan artıracağı öngörülüyor. Yükselen reel faizler ve güçlenen doların kısa vadede altın açısından olumsuz etki yaratmaya devam edebileceği belirtiliyor.
Buna karşılık, altının portföylerde çeşitlendirme aracı olarak stratejik rolünü koruduğu vurgulanıyor.
Merkez bankalarından güçlü talep
Çin Merkez Bankası (PBoC), ağustos ayında 650 bin ons, yani yaklaşık 20 ton altın satın aldı. Temmuzdaki 640 bin onsluk alımın üzerine çıkan bu miktar, Ekim 2023’ten bu yana en yüksek aylık artış oldu.
Böylece Çin’in kesintisiz altın alımları 22’nci aya ulaştı.
Dünya Altın Konseyi’nin (WGC) son anketine göre, merkez bankalarının yaklaşık yüzde 90’ı küresel resmi altın rezervlerinin önümüzdeki 12 ayda artmasını bekliyor. Katılımcıların yüzde 45’i ise kendi altın rezervlerini artırmayı planlıyor.
Raporda, merkez bankalarının yıllık altın alımlarının 750 ila 1.000 ton arasında gerçekleşmesinin beklendiği ve bunun altın için yapısal bir destek oluşturduğu ifade edildi.
Mali endişeler altını destekleyebilir
ABD’de yüksek faizler ve dirençli ekonomik büyümenin kısa vadede doları desteklediği, ancak mali sürdürülebilirliğe yönelik devam eden endişelerin uzun vadede doların değer kazanmasını sınırlayabileceği belirtiliyor.
Yüksek kamu borcunun, rezervlerde dolara yoğunlaşmanın azaltılması yönündeki eğilimi destekleyebileceği, bunun da alternatif bir rezerv varlığı ve değer saklama aracı olarak görülen altına talebi artırabileceği kaydedildi.
Raporda ayrıca, kalıcı enflasyon ve jeopolitik belirsizliklerin altının portföylerde riskten korunma ve çeşitlendirme aracı olarak konumunu desteklediği vurgulandı.
Bu çerçevede, altına yönelik uzun vadeli yatırım görünümünün olumlu kalmaya devam ettiği ve fiyatlardaki zayıflık dönemlerinin stratejik pozisyon oluşturmak için değerlendirilebileceği belirtildi.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: ekoturk.com