QIA’nın büyük ölçekli yatırım planları İran savaşıyla sekteye uğradı

Google News Icon Takip Et

Katar Yatırım Otoritesi’nin daha büyük ölçekli yatırımlara yönelme planı, İran ile yaşanan savaş nedeniyle sekteye uğradı.

ABD Merkez Komutanlığı’na (Centcom) ev sahipliği yapan Katar’ın enerji altyapısına yönelik saldırılar ve Doha’nın ürün sevkiyatında yaşadığı zorluklar, ülkenin varlık fonuna aktarılması beklenen ek kaynaklara dair beklentileri azalttı.

Katar Yatırım Otoritesi (QIA), yeni yönetimi ve gaz gelirlerinde beklenen milyarlarca dolarlık artışla birlikte son bir yılda daha büyük ölçekli anlaşmalara yönelme mesajı veriyordu. Bu stratejinin merkezinde, Katar’ın sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) üretimindeki büyük kapasite artışının devlete yıllık yaklaşık 30 milyar dolar ek gelir sağlaması beklentisi yer alıyordu.

Bu gelir artışının hem ülkenin hem de 580 milyar dolarlık büyüklüğe sahip QIA’nın finansal gücünü artırması öngörülüyordu. Ancak Bloomberg’in konuya yakın kaynaklara dayandırdığı habere göre, savaş bu fazla gelirin fona kayda değer ölçüde aktarılması beklentisini zayıflattı. Bu durum, QIA’nın yatırım hızını planlandığı kadar artırıp artıramayacağı konusunda soru işaretleri yarattı.

ABD’de 500 milyar dolarlık taahhüt

QIA Üst Yöneticisi Muhammed Al Sowaidi, bir yıl önce ABD’de gelecek 10 yılda ek 500 milyar dolarlık yatırım taahhüdünde bulunmuştu. Al Sowaidi’nin fonu daha büyük yatırımlara yönlendirme planı, QIA’nın geçmişte küresel yatırımcılar liginde üst sıralara taşıyan büyük ölçekli anlaşmalara dönüş sinyali olarak görülmüştü.

Ancak İran’ın mart ayında dünyanın en büyük LNG tesisi olan Ras Laffan’ı vurması, Katar’ın ihracatının yaklaşık %17’sini etkiledi. Saldırıların yaklaşık 20 milyar dolarlık gelir kaybına yol açması beklenirken, onarımların beş yıla kadar sürebileceği belirtiliyor.

Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nı da kapatması, geçen yıl küresel LNG arzının neredeyse beşte birini karşılayan Katar’ın şubat sonundan bu yana sevkiyatlarını dışarıya taşımakta zorlanmasına neden oldu.

Polisphere Advisory kurucusu Robert Mogielnicki, gaz gelirlerinin QIA’nın finansal kaynaklarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu belirtti. QIA’nın hâlâ önemli bir finansal güce sahip olduğunu ancak gaz ihracatındaki aksamanın, olası kamu transferlerinin niteliğini ve ölçeğini kesinlikle etkileyeceğini ifade etti.

Katar, Hürmüz’e bağımlı

Abu Dabi bazı ham petrol ihracatını Fujairah boru hattı üzerinden yönlendirebilirken, Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz’de ihracat tesisleri bulunuyor. Katar ise dar Hürmüz Boğazı’na bağımlı kalmaya devam ediyor. Bu kısıtlar nedeniyle Doha ekonomisinin Körfez’de savaştan en sert etkilenen ekonomilerden biri olması bekleniyor.

Mogielnicki, bölgedeki jeopolitik risk görünümü netleşene kadar yatırım dağılımında “rasyonalizasyondan çok optimizasyon” beklediğini söyledi. Buna karşın QIA savaş sırasında da bazı küresel anlaşmaları takip etmeyi sürdürdü.

Fon, savaşın başlamasından bu yana General Atlantic’e 500 milyon dolar taahhüt etti. Ayrıca fitness takip cihazı girişimi Whoop ve uydu istihbarat şirketi Iceye’nin finansman turlarına katıldı. QIA, ABD’li enerji şirketi AES’in satın alınmasına yönelik 10,7 milyar dolarlık anlaşmada da yer aldı.

Konuya yakın bir kaynağa göre fonun güçlü bir anlaşma hattı bulunuyor. QIA’nın, bölgedeki diğer büyük yatırımcılarla birlikte yapay zeka altyapısının inşasında da önemli bir destekçi olmayı sürdürmesi bekleniyor.

QIA sözcüsü, uzun vadeli stratejik önceliklerle uyumlu sektörler ve coğrafyalar genelinde sermaye dağıtmaya hız ve ölçekle devam ettiklerini, bölgesel gelişmeler yakından izlenirken yatırım faaliyetlerinin görev tanımı ve küresel ortaklarla birlikte sürdüğünü belirtti.

Yatırım hızı 2025 ortalamasının altında

Global SWF verilerine göre QIA, mayıs ayına kadar ayda yaklaşık 1,2 milyar dolar harcama yaptı. Bu tutar, fonun 2025 aylık ortalamasının %14 altında kaldı. Buna karşın fonun aylık ortalama sermaye taahhütleri, 2024’teki 376 milyon dolarlık seviyeye kıyasla belirgin biçimde arttı.

Global SWF Genel Müdürü Diego Lopez, Körfez’deki çoğu egemen varlık fonunun anlaşma akışının henüz azalmadığını, hükümetlerin mali hesaplarını yürütmesi ve fonlardan potansiyel olarak para çekmesinin zaman aldığını belirtti. Şubat sonundan bu yana tamamlanan anlaşmaların birçoğunun muhtemelen savaştan önce işlem hattında olduğunu ifade etti.

Son günlerde Katar, ABD-İran barış görüşmeleri sürerken ve iki taraf da fiili olarak su yoluna yönelik ablukayı korurken, Hürmüz Boğazı üzerinden bazı LNG tankerlerini yüklemeyi başardı. Ancak Jefferies International Genel Müdürü Alia Moubayed’e göre ülkenin kamu maliyesindeki zayıflığın sürmesi bekleniyor. Moubayed, mali açığın 2026’da GSYH’nin yaklaşık %9’una kadar belirgin biçimde genişleyeceğini öngörüyor.

Bazı kamu destekli kurumlarda bütçe kesintisi

Konuya yakın kaynaklara göre açıklar şimdiden etkisini göstermeye başladı ve bazı kamu destekli kuruluşların bütçelerinde kesintiye gidildi. Bu baskılar altında QIA’nın yerel ekonomiyi destekleme ve yeniden inşa sürecine yardımcı olma çabalarında daha büyük rol üstlenmesi bekleniyor.

Ziemba Insights kurucusu Rachel Ziemba, bu durumun muhtemelen yerel öncelikleri değiştireceğini ve QIA’nın altyapı dahil olmak üzere yurt içinde daha fazla rol üstleneceğini belirtti. Ziemba, QIA ve QatarEnergy için “bir miktar küresel anlaşma odağının” süreceğini, çünkü yurt dışındaki yatırımların yeni gelir akışları sağlayabileceğini ifade etti.

Katar’ın yaklaşık 72 milyar dolarlık döviz rezervi ve görece düşük borç seviyeleri, ekonomik şokun hafifletilmesine yardımcı olabilecek unsurlar arasında gösteriliyor. Ancak Bloomberg News’in haberlerine göre, küresel tahvil piyasalarında genellikle sık ihraççı olmayan Katar devleti ve önde gelen bankalar, savaşın başlamasından bu yana özel satışlarla milyarlarca dolar borçlandı. Merkez bankası da bankaların borçlulara ödeme ertelemesi sunmasına izin verdi.

Varlık fonunun da finansal sistemi desteklemek ve likiditeyi güçlendirmek için seçenekleri bulunuyor. Bunlar arasında repo işlemleri veya en likit varlıklarındaki küçük ölçekli hisse satışları yer alıyor.

Dünyanın sekizinci büyük varlık fonu

QIA, dünyanın sekizinci büyük egemen varlık fonu konumunda bulunuyor. Fonun portföyünde Glencore, Barclays ve Iberdrola gibi şirketlerde paylar yer alıyor. Bloomberg tarafından derlenen verilere göre QIA’nın borsada işlem gören varlıklarının değeri yaklaşık 85 milyar dolar seviyesinde. Fon ayrıca Londra’daki Harrods mağazası ve Shard gökdeleni gibi sembol varlıklara da sahip.

Fonun geçmişinde, Körfez ülkesinin en büyük yurt dışı yatırımlarında rol oynayan Ahmed Al-Sayed ve Glencore International’ın Xstrata’yı devralmasında kilit rol üstlenen Şeyh Hamad bin Jassim bin Jaber Al Thani gibi isimler yer aldı. Ancak eski yönetici Mansoor Al Mahmoud döneminde Katar’ın 2022’de düzenlenen FIFA Dünya Kupası hazırlıkları için 300 milyar dolar harcamasıyla fonun odağı değişmişti.

Bu tablo, Al Sowaidi’nin 2024 sonlarında göreve gelmesinden kısa süre sonra yeniden farklılaştı. QIA, takip eden aylarda yapay zeka şirketleri Anthropic ve xAI’ye destek verdi. Fon, Carlyle ile 8,9 milyar dolarlık bir anlaşmada işbirliği yaptı ve Paramount Skydance’in Warner Bros. Discovery için yaptığı teklife de katıldı.

Al Sowaidi, fonu Wall Street’in önde gelen kurumlarıyla yüksek profilli ortaklıklara yönlendirdi. Bunlar arasında Brookfield Asset Management ile 20 milyar dolarlık yapay zeka altyapısı girişimi ve Goldman Sachs’ın varlık yönetimi birimine 25 milyar dolarlık QIA taahhüdü yer aldı. Her iki şirketin üst düzey yöneticileri, bu planların yolunda ilerlediği mesajını verdi.

QIA aynı zamanda Katar’ın küresel finans şirketlerini Doha’ya çekme çabalarında ve kentin Dubai, Abu Dabi ve Riyad gibi daha köklü Körfez finans merkezleriyle arayı kapatma hedefinde önemli rol oynadı.

Polisphere’den Mogielnicki’ye göre QIA’nın, ekonominin savaştan toparlanmasına yardımcı olmak için aktif rol üstlenmesi muhtemel. Ancak fon yöneticilerinin bunu mevcut portföyü tamamlayacak bir şekilde yapmak isteyeceği değerlendiriliyor.

Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: finansingundemi.com