1- ECB ve TCMB’nin faiz kararı
Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) geçen ay yaptığı faiz artışının ardından, önümüzdeki perşembe günü faizleri sabit tutması bekleniyor. ECB, İran’daki savaşın başlamasından sonra faiz artıran ilk büyük merkez bankası olmuştu.
Geçen ay enerji fiyatlarında yaşanan hızlı düşüş, yetkililerin enflasyon endişelerini bir miktar hafifletmişti. Ancak çatışmaların yeniden başlaması, geleceğe dair belirsizliğin devam etmesine yol açtı.
Buna rağmen petrol fiyatları, çatışmanın en yoğun olduğu dönemlerdeki seviyelerin oldukça altında seyrediyor. Vadeli petrol fiyatları da ECB’nin haziran ayında çizdiği temel senaryo ile daha iyimser bir görünüm arasında bulunuyor. Bu nedenle piyasadaki genel görüş, mevcut koşulların ECB’yi bu hafta yeniden faiz artırmaya zorlayacak kadar değişmediği yönünde.
Bu durum, dikkatlerin büyük ölçüde eylül ayına çevrilmesine neden oldu. Piyasa katılımcıları ECB’nin eylülde faizleri tekrar artırabileceğini düşünürken, ekonomistler bu ihtimale daha temkinli yaklaşıyor.
Yatırımcılar, ECB Başkanı Christine Lagarde’ın perşembe günü yapacağı açıklamalarda eylül ve sonrasına dair vereceği sinyalleri yakından takip edecek. Son dönemde piyasalar, eylül sonrası bir faiz artışı daha olabileceği beklentisini güçlendirdi. Lagarde’ın bu beklentileri destekleyip desteklemeyeceği toplantının en önemli başlıklarından biri olacak.
Aynı gün Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) da faiz kararını açıklayacak. Merkez Bankası’nın 23 Temmuz’daki Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini %37 seviyesinde sabit bırakması bekleniyor.
2- İkinci çeyrek bilançoları
ABD’de bilanço sezonu yeni haftada hız kazanacak.
Wall Street’te rekor seviyelere yakın seyreden piyasada yatırımcılar, Alphabet’in bilançosunu yakından izleyecek.
Google’ın çatı şirketi Alphabet, bu çeyrek bilançosunu açıklayan ilk büyük teknoloji şirketlerinden biri olacak. Yatırımcılar özellikle şirketin yapay zekâ yatırımlarına ayırdığı sermaye harcamalarında bir değişiklik olup olmayacağına odaklanacak. Yapay zekâ yatırımlarındaki güçlü artış, bu yıl teknoloji ve yarı iletken hisselerindeki yükselişin başlıca nedenleri arasında yer aldı.
Gelecek hafta Tesla, Intel ve American Express de bilançolarını açıklayacak şirketler arasında bulunuyor.
LSEG IBES verilerine göre, şimdiye kadar bilanço açıklayan 40’tan fazla şirketin ardından S&P 500 şirketlerinin ikinci çeyrek kârlarının geçen yılın aynı dönemine göre %25,7 artması bekleniyor.
Bu hafta bilanço açıklayan büyük ABD bankalarının kârları ise birleşme ve satın alma aracılık gelirleri ile işlem gelirlerindeki güçlü artış sayesinde beklentilerin üzerinde gerçekleşti.
3- İngiltere’de Maliye Bakanı kim olacak?
İngiltere varlıklarına yatırım yapanlar, pazartesi günü başbakanlık görevini devralacak Andy Burnham’ın hükümetin sıkı mali kurallarına bağlı kalacağına ve piyasaların güvenini koruyacağına giderek daha fazla inanıyor.
Manchester’ın eski belediye başkanı olan Burnham, Keir Starmer’dan görevi devralacak. Ancak son haftalarda yatırımcıların odağında, yeni başbakanın maliye bakanlığı görevine kimi getireceği sorusu vardı.
Bu görev için adı en çok geçen isim İçişleri Bakanı Shabana Mahmood. Mahmood’un ekonomi politikalarına ilişkin görüşleri yatırım çevrelerince çok iyi bilinmese de piyasalar şimdilik ona güvenme eğiliminde.
Sterlin, euro karşısında son bir yılın en yüksek seviyelerine çıkarken, son dönemde dolar karşısında da en güçlü performans gösteren başlıca para birimleri arasında yer aldı. Genellikle siyasi ve mali belirsizliklere hassas tepki veren İngiliz devlet tahvilleri ise yatay seyretti.
Piyasalar şimdi Burnham ve atayacağı maliye bakanının bu güven ortamını sürdürüp sürdüremeyeceğine odaklanmış durumda.
4- Endonezya gündemin merkezinde
Asya piyasalarında işlem yapan yatırımcıları yoğun bir hafta bekliyor. Endonezya Merkez Bankası’nın çarşamba günü faiz artırması bekleniyor. Banka, altı yıl aradan sonra ilk kez dış ticaret açığı veren ülkenin para birimi rupiyi desteklemeye çalışıyor. Bu sırada hükümetin ekonomi politikaları da kredi derecelendirme kuruluşları ve küresel yatırımcılar nezdinde soru işaretleri yaratmaya devam ediyor.
S&P Dow Jones Global Indices, bu ay MSCI’ın ardından Endonezya’nın gelişmekte olan piyasa statüsünden “sınır piyasa” statüsüne düşürülüp düşürülmemesini değerlendirmeye başladı.
Çin’de ise gözler pazartesi günü açıklanacak kredi faiz oranına çevrildi. Piyasalar, Çin Merkez Bankası’nın politika yaklaşımında bir değişiklik beklemiyor. Ancak çarşamba günü açıklanan ve koronavirüs döneminden bu yana en zayıf çeyrek performansına işaret eden büyüme verilerinin ardından, ekonomiyi canlandıracak ilave adımlar atılması yönündeki baskı artmış durumda.
Japonya’da çarşamba günü dış ticaret dengesi verileri açıklanacak. Cuma günü ise enflasyon rakamları ile öncü PMI verileri piyasaların yakından izleyeceği başlıca göstergeler olacak.
5- Bir Dünya Kupası daha geçti
Beş hafta süren sürprizler, erken elenmeler ve heyecanlı maçların ardından FIFA Dünya Kupası sona erdi.
Turnuva yalnızca futbol açısından değil, iş dünyası açısından da önemli bir hareketlilik yarattı. Taraftarların uçak bileti, otel, forma ve içecek harcamaları; seyahat şirketlerinden spor giyim üreticilerine kadar birçok sektöre ek gelir sağladı.
Turnuvanın en büyük kazananlarından biri Alman spor giyim devi Adidas oldu. Adidas, Dünya Kupası’nda mücadele eden 14 takıma sponsor oldu. Finale kalan Arjantin ve İspanya’nın da forma sponsoru olan Adidas, kupayı hangi takım kazanırsa kazansın şampiyon bir ekiple anılmayı garantiledi.
Rakibi Nike ise turnuvadan istediği sonucu alamadı. İngiltere ve Fransa’nın da aralarında bulunduğu, sponsor olduğu 12 takımın hiçbiri finale yükselmeyi başaramadı.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: cnbce.com