Borsa İstanbul Notları

Piyasa açılmadan önce bilmeniz gereken her şey (9 Mart)

Piyasa açılmadan önce bilmeniz gereken her şey (9 Mart)
Google News Icon Takip Et

Yeni haftaya küresel piyasalarda risk iştahının belirgin şekilde zayıfladığı bir görünümle başlanıyor. 

Geçtiğimiz hafta boyunca temkinli bir iyimserlik sergileyen piyasalarda bu yaklaşım yerini yeniden satış baskısına bırakmış durumda. ABD-İsrail ile İran arasındaki gerilimde tansiyonun daha da yükselmesi, özellikle enerji ve temel altyapı hedeflerine yönelik saldırıların artması küresel risk algısını bozuyor. 

Son günlerde su arıtma tesisleri ve petrol depolama alanları gibi kritik altyapılara yönelik saldırı haberleri gelmesi çatışmanın kapsamının genişlediğine işaret ediyor. 

İran’daki petrol depolarının hedef alınması ve bölgedeki enerji altyapısının zarar görmesi, enerji piyasasında arz endişelerini güçlendiren önemli gelişmeler arasında yer alıyor. Hürmüz Boğazı’ndaki aksaklıkların sürmesi ise küresel petrol ve LNG akışının önemli bir bölümünün risk altına girmesine neden oluyor.

Enerji arzına ilişkin belirsizliklerin artmasıyla birlikte petrol fiyatlarında sert yükselişler görülüyor. Brent petrol 2022’den bu yana ilk kez 110 doların üstünü gördü.  

Ham petrol ve Brent petrol fiyatlarının son haftalarda güçlü bir ivmeyle yükselmesi küresel enflasyon beklentilerini yeniden yukarı çekmiş durumda. Petrol fiyatlarının 110 doların üzerine çıkması, para politikası görünümü açısından da önemli sonuçlar doğuruyor. 

Brent ve WTI fiyatları süreç içinde %25’in üzerinde yükselmiş olsa da Bloomberg’in Suudi Arabistan’ın hızlı teslim ham petrol arzı teklif ettiğini bildirmesinin ardından kazançların bir kısmı geri verildi. Buna rağmen Brent petrol yaklaşık %19, WTI ise %17,6 seviyesinde artıda kalmayı sürdürüyor. 

İran’dan gelen “Petrol fiyatlarının 200 doların üzerine çıkmasına dayanabilecekseniz oyunu sürdürün.” ifadesi, küresel piyasalarda belirgin baskıya neden oluyor. 

Artan enerji maliyetlerinin enflasyon üzerindeki etkisi nedeniyle merkez bankalarının daha temkinli bir duruş benimsemesi beklenirken Fed’e yönelik faiz indirimi beklentilerinde de belirgin bir gerileme görülüyor. 

Daha önce yıl sonuna kadar yaklaşık 60 baz puan civarında fiyatlanan faiz indirimi beklentisi son gelişmelerle birlikte daha sınırlı bir seviyeye gerilemiş durumda.

Jeopolitik risklerdeki yükseliş yatırımcı davranışlarını da önemli ölçüde etkiliyor. 

Hisse senetleri, tahviller ve değerli metallerde zaman zaman satış baskısı görülürken doların güç kazandığı bir tablo dikkat çekiyor. 

ABD tahvil getirilerinin yükselmesi ve doların değer kazanması altın üzerinde de baskı yaratıyor. Ons altın jeopolitik risklerin desteğine rağmen yükselen tahvil faizleri ve doların güçlenmesi nedeniyle dalgalı bir seyir izliyor. Teknik görünümde 5100 dolar seviyesi kısa vadede önemli bir denge noktası olarak öne çıkarken bu seviyenin altına sarkmalarda 5050 ve 5000 dolar destek olarak takip ediliyor. 

Makro veri tarafında ise jeopolitik gelişmelerin piyasalar üzerindeki etkisi o kadar güçlü ki ekonomik veriler ikinci planda kalmış durumda. 

Buna rağmen ABD’de açıklanan son istihdam verisi ekonominin momentumuna ilişkin soru işaretlerini artırdı. Tarım dışı istihdamın 58 bin artış beklentilerin aksine 92 bin kişi azalış olarak gerilemesi işgücü piyasasında yavaşlama sinyalleri verirken enerji fiyatlarındaki yükselişin yarattığı enflasyon riski Fed’in politika alanını daraltıyor. 

Bu nedenle küresel piyasalar açısından önümüzdeki dönemde enerji fiyatlarının seyri ve Orta Doğu’daki çatışmanın nasıl gelişeceği belirleyici olmaya devam edecek.

Asya piyasaları yüksek petrol fiyatları nedeniyle baskılı seyrederken Avrupa vadelileri %3, ABD vadelileri ise %2 kayıplara işaret ediyor.  

Yurt içi piyasalar

Yurt içinde de küresel risk iştahındaki bozulmaya paralel olarak piyasaların zayıf bir seyir izlediği görülüyor. 

Borsa İstanbul haftanın son işlem gününü belirgin satışlarla tamamlarken BIST 100 endeksi günü %2,19 düşüşle 12.792 puan seviyesinde kapattı. Endekste yaşanan geri çekilmede özellikle bankacılık hisseleri belirleyici olurken bankacılık endeksinde sert değer kayıpları dikkat çekti. 

Teknik görünümde endeksin önemli destek seviyelerinin altına gerilediği görülüyor. 

12.800 seviyesi kısa vadede önemli bir eşik olarak izlenirken bu seviyenin altında kalıcılık sağlanması durumunda 12.700, 12.600 ve 12.500 seviyeleri destek olarak takip ediliyor. Yukarı yönlü hareketlerde ise 12.800 seviyesinin yeniden aşılması tepki alımlarının güç kazanması açısından kritik önemde bulunuyor. 

Mevcut tabloda jeopolitik gelişmeler nedeniyle endekste oynaklığın yüksek kalması bekleniyor.

Tahvil piyasasında ise küresel risk iştahındaki zayıflama ve enflasyon beklentilerindeki artış faizler üzerinde yukarı yönlü baskı yaratıyor. 

İki yıllık gösterge tahvil faizi %38,46 seviyesinde kapanırken 10 yıllık tahvil faizi %31,54 civarında bulunuyor. Merkez Bankası’nın haftalık repo ihalelerine ara vermesiyle birlikte ortalama fonlama maliyetinin %40 seviyesine yaklaşması da piyasada sıkı para politikası algısını güçlendirmiş durumda. Bu hafta gerçekleştirilecek Para Politikası Kurulu toplantısı bu nedenle piyasalar açısından daha da önemli hale gelmiş durumda.

Döviz piyasasında ise küresel dolar talebinin artması gelişmekte olan ülke para birimlerinde değer kaybına yol açarken dolar/TL kurunda kademeli yükseliş eğilimi sürüyor. Kurun 44 seviyesinin üzerine yöneldiği görülürken Merkez Bankası’nın döviz satım işlemleri yükseliş hızını sınırlayan bir unsur olarak öne çıkıyor. 

Petrol fiyatlarındaki sert yükselişin enerji maliyetleri üzerinden enflasyon görünümünü zorlaştırma ihtimali ise ekonomi politikaları açısından önemli bir risk unsuru olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle hem küresel jeopolitik gelişmeler hem de yaklaşan para politikası kararı iç piyasaların yönü üzerinde belirleyici olmaya devam edecek.

Dün SPK’dan gelen kararla açığa satış işlemleri yasağı 13 Mart’a kadar uzatıldı. Hem bölgeye uçuşların askıya alınması, hem de yükselen enerji maliyetleri nedeniyle havacılık hisselerinde baskı takip edilebilir. 

VİOP sabah seansı güne %2,38 düşüşle başladı.

Teknik Görünümü Güçlü Hisseler

Aşağıdaki listede, BIST 100 ve S&P 500 endeksinde bulunan, fiyatı 9, 21, 50 ve 200 günlük üssel hareketli ortalamasının üstünde olan, MACD’si 0’ın üstünde, RSI göstergesi 70’ın altında, Stokastik göstergesi 70’in altında ve Stokastik RSI göstergesi 80’in altında olan hisseler yer alıyor.

BIST 100

  • Batıçim Çimento (BTCIM)
  • Gübre Fabrikaları (GUBRF)

S&P 500 (Piyasa değerine göre büyükten küçüğe sıralı)

  • Exxon Mobil (XOM)
  • Costco (COST)
  • Pfizer (PFE)
  • Airbnb (ABNB)
  • Consolidated Edison (ED)

Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için: Midas Sorumluluk Beyanı