Küresel piyasalarda ana belirleyici olmaya devam eden unsur, ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı çevresinde yoğunlaşan jeopolitik gelişmeler oldu.
Tarafların karşılıklı hamleleri ve zaman zaman çelişen haber akışı, piyasalarda belirsizliği yüksek tutarken risk iştahında dalgalı bir görünüm yarattı. ABD’nin bölgedeki gemi geçişlerini güvence altına alma girişimleri ve İran’ın buna karşılık verebileceğine yönelik açıklamalar, tansiyonun kontrollü şekilde yükseldiği bir ortamı işaret ediyor. Ateşkesin resmen sona erdiğine dair net bir söylem olmaması ise piyasalardaki negatif fiyatlamayı sınırlayan bir unsur olarak öne çıkıyor.
Enerji tarafında Hürmüz kaynaklı arz riskleri fiyatlamalar üzerinde etkisini sürdürürken, petrol fiyatları yüksek seviyelerde kalmaya devam ediyor.
Bu durum enflasyon beklentilerini yukarı çekerken, özellikle ABD tahvil faizlerinde yükseliş eğilimini destekliyor. ABD 10 yıllık tahvil faizinin %4,40 seviyesine yaklaşması, finansal koşulların sıkılaşabileceğine işaret ederken hisse senedi piyasaları açısından da dikkatle izleniyor.
Buna rağmen güçlü bilanço sezonu ve artan kârlılık beklentileri, küresel hisse piyasalarında yukarı yönlü eğilimin tamamen bozulmasını engelliyor. S&P 500 ve benzeri ana endekslerde gözlenen toparlanma, piyasa katılımının genişlediğini ve yükselişin daha yaygın bir tabana yayıldığını gösteriyor.
Makro veri tarafında ABD’de açıklanan fabrika siparişlerinin beklentilerin üzerinde gelmesi ekonomik aktivitenin dirençli seyrini koruduğuna işaret ederken, önümüzdeki dönemde hizmet PMI ve istihdam verileri piyasaların odağında olacak.
Döviz piyasasında dolar endeksi 98-99 bandında dalgalı bir seyir izlerken, majör para birimleri karşısında belirgin bir yön oluşmuş değil. Euro/dolar paritesi kısa vadede 1,17 seviyesinin üzerine tutunmakta zorlanırken, 1,1650 bölgesi önemli destek olarak izleniyor.
Jeopolitik risklerin azalması durumunda paritede yukarı yönlü denemeler görülebilirken, doların güçlü kalmaya devam etmesi aşağı yönlü baskıyı artırabilir.
Değerli metaller tarafında ise klasik güvenli liman davranışının zayıfladığı bir dönem yaşanıyor. Altın fiyatı 4.500 dolar civarında tutunmaya çalışsa da yükselişlerde güç kaybı dikkat çekiyor. Yüksek petrol fiyatlarının enflasyon beklentilerini canlı tutması ve faiz görünümündeki belirsizlik, altının yukarı yönlü hareketini sınırlıyor. Gümüşte de benzer şekilde zayıf bir görünüm hakim.
Genel çerçevede, küresel piyasalarda jeopolitik gelişmelerin yön tayin edici olduğu, ancak güçlü şirket kârlılıklarının riskli varlıkları desteklemeye devam ettiği bir denge öne çıkıyor.
Yurtiçi piyasalar
Yurtiçinde Nisan ayı enflasyon verisi piyasaların ana gündem maddesi oldu. Aylık enflasyon %4,18 ile beklentilerin belirgin şekilde üzerinde gerçekleşirken, yıllık enflasyon %32,37 seviyesine yükseldi.
Enerji ve emtia fiyatlarındaki artışın maliyetler üzerinden fiyatlara yansıması, enflasyondaki yukarı yönlü sürprizin temel nedeni olarak öne çıktı. Gıda, ulaştırma ve konut kalemlerinde görülen güçlü artışlar, enflasyonun genele yayılan bir baskı altında olduğunu gösterdi.
Üretici fiyatlarında da benzer bir eğilim izlenirken, maliyet kaynaklı baskının önümüzdeki dönemde de devam edebileceğine işaret ediliyor. Bu gelişmeler doğrultusunda yıl sonu enflasyon beklentilerinde yukarı yönlü revizyonların gündeme gelmesi olası görünüyor.
BIST 100 endeksi, güçlü açılışın ardından gelen enflasyon verisiyle birlikte geri çekilerek 14.350 seviyesine doğru geriledi. Bu seviyenin üzerinde kalıcılık sağlanması kısa vadeli görünüm açısından önem taşırken, 14.530 direncinin aşılması durumunda yeniden zirve denemelerinin gündeme gelebileceği değerlendiriliyor.
Yukarı yönlü hareketlerde 14.620 ve 14.700 seviyeleri öne çıkan hedefler arasında yer alırken, 14.350’nin altına sarkmalarda 14.200 ana destek olarak takip ediliyor. Endeksin son dönemde 14.200-14.600 bandında sıkıştığı ve yön tayini için bu aralığın kırılmasının kritik olduğu görülüyor.
Tahvil piyasasında hem küresel faizlerdeki yükseliş hem de yurt içi enflasyon görünümü nedeniyle yukarı yönlü bir seyir hakim. Gösterge tahvil faizi %41 seviyelerinde bulunurken, uzun vadeli faizlerde de yükseliş dikkat çekiyor.
TCMB’nin likiditeyi sıkı tutmaya devam etmesi ve fonlama maliyetinin yüksek seyretmesi, faizlerde aşağı yönlü hareketi sınırlayan faktörler arasında yer alıyor. Türkiye’nin risk priminde de son dönemde yukarı yönlü bir eğilim gözleniyor.
Kur tarafında dolar/TL 45 seviyesinin üzerinde dengelenmiş durumda ve yukarı yönlü eğilim kontrollü şekilde devam ediyor. Dolar endeksinin görece güçlü kalması ve gelişmekte olan ülke para birimlerinin baskı altında olması, kurda yukarı yönlü hareketi destekliyor. 45 seviyesi önemli bir eşik haline gelirken, bunun üzerinde 45,30 ve 45,50 seviyeleri direnç olarak izleniyor. Aşağı yönlü hareketlerde ise 44,70 ve 44,50 seviyeleri destek konumunda.
Genel görünümde, yurtiçi piyasaların hem küresel jeopolitik gelişmelere hem de enflasyon dinamiklerine duyarlı bir yapı sergilediği görülüyor. Enerji fiyatlarının yüksek seyri ve maliyet baskılarının devam etmesi, hem para politikası beklentilerini hem de varlık fiyatlarını şekillendirmeye devam ediyor.
VİOP sabah seansı güne %0,15 düşüşle başladı.
Teknik Görünümü Güçlü Hisseler
Aşağıdaki listede, BIST 100 ve S&P 500 endeksinde bulunan, fiyatı 9, 21, 50 ve 200 günlük üssel hareketli ortalamasının üstünde olan, MACD’si 0’ın üstünde, RSI göstergesi 70’ın altında, Stokastik göstergesi 80’in altında ve Stokastik RSI göstergesi 80’in altında olan hisseler piyasa değeri büyükten küçüğe sıralı olacak şekilde yer alıyor.
BIST 100
- Tüpraş (TUPRS)
- Coca Cola (CCOLA)
- Enerjisa (ENJSA)
- Türkiye Sigorta (TURSG)
- Migros (MGROS)
S&P 500
- Tesla (TSLA)
- Lam Research (LRCX)
- Nextera Energy (NEE)
- Blackrock (BLK)
- Coherent (COHR)
Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için: Midas Sorumluluk Beyanı